6
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1695
Okunma

örtülmüş divane sarhoşluğunda sabahın beyaza;
sen geldin aklıma...
tüketmişim geride kalan tüm soytarılıkları içimde;
gerisi mazi...
ağlayışlar yüklü sabahın ayazı gözyaşlarımda
sanki makber zaman...
külkedisi hayat allayıp pulluyor zamanın içinde beni;
her yanım yamalı bohça...
dağları kaplayan bulutlarda yüklü umutlarım;
caresi sen...
fırat da saklı tüm yükün sevdalarım;
aşığı mezopotamya...
parça pincik ruhum satılık tüm kaldırımlara
netice...yüksek topuklu aldatışlar....
şubat ayazı içimde yankılanan sessiz çığlık,
dövülüyor, günahkar ruhum divane ayinlerde,
yaftalanıyor alnım,dökülüyor saçlarım ,
bir veda sahnesi yüklüyor pişmanlık,
son selamın son duası yankılanır gecenin merdivemlerinde, huşuya,
yak kavur ateş, bırakma en küçük zerremi,
vuku bulmasın tüm yaşanan mazinin arnavut taşlı sokaklarında,
dökülsün faili meçhul cesetler tenimden,
ve perde kapansın...uyanışım yine sevgili olsun...
elçuk bozdağ/2010 gaziantep
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.