9
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1484
Okunma

-Bir zamanların cefası
Yavrucak ‘anne’ dedi ‘Anne baksana bana.!’
Annesi öfkelendi: ‘Sesleniver babana.!
İğne at yere düşmez şu kalabalığa bak
Kaç cins insan ararsın.. bey –beyefendi.. ahmak
Hepsi de er kişidir yetecek gücüm mü var
Bey, seslensen de bana birazcık yer açsalar’
Bu müthiş hengâmede kim duyar ki sesini
Kadın aradı beyi, çocuk da annesini..
Babası; ‘Çocuk.!’ Dedi.. ‘Çocuğun canı yandı.!’
Baba hamiyetiyle sağa sola çullandı
Önünde birkaç kişi ‘hoopp!’ dediler ‘yavaş ol!’
Hem şu çocuğu sustur.. yoksa yersin kafa-kol.!’
Adam; Lâ havle çekti, ‘bu millete ne oldu
Çocuk bizim, dert bizim hem şurada kayboldu.!’
Ne umursamaz millet diyeceği bir anda
Bir baktı ki çocuğu birinin kucağında
Çocuğu kucaklayan altmışlık bir ihtiyar
Çok hırslı.. ağlayacak şöyle bir dokunsalar
‘Tövbe Yarabbi.!’ dedi ‘bunlar mı senin kulun
Farkında değiller mi şurda ne olduğunun..
Ölsen gitsen yardıma koşanın olmayacak
Bayılıp ezildiğin yanına kâr kalacak.!’
Çocuğu kaptı yerden yukarıya kaldırdı
Can havliyle, öfkeyle sağa-sola saldırdı
Birkaç kişi üzüldü adamın çabasına
Birkaç kişi de güldü adamın çabasına..
Güneş İstasyonu’nda karıştı tren gene
İhtiyar ile çocuk veda etti trene
Palas pandıras birden dışarı itildiler
..Ve anne çığlık attı: ‘İhtiyar yavrumu ver..!’
Ama çok geçti artık banliyö yürümüştü
Anne heyecanından bayılıp yere düştü
Babanın etrafına dalgacılar üşüştü..
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.