3
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1560
Okunma
Gerçeğe doğru…
Yine yorgunluğun pençesinde bedenim
Gözlerim dalıp dalıp gidiyor çok uzak yerlere
Ellerim, sıcak bir alevin içinde durmakta
Sen yoksun, sensizlik en acı haliyle gülümsemekte
Yalnız şehirlerin, soğuk kaldırımlarında,
İnsanların koşuşturması başımı döndürüyor.
Nereye gidiyorsun ey beşer?
Bu yolculuğun adı nedir?
Nedir bu amansız savaşın, vuruşun, vuruluşun
Nedir ?...nedendir ?...
Hayat, anlamlı bir yolculuk aslında,
Hiçbir şey tesadüf değilken asılda
Var olmak boş bir olgu olamaz kitaplarda
Alemler, bir imza değil mi sayfalarda ?
Sen bir gerçekliğin adı değil misin batılda ?
Neden bu duyarsızlığın cehaleti ?
Var olmak sadece varı bilmek değildir
Varlığa giden yolda mum gibi erimektir.
Her şey olabilmek hiç olmakla mümkün
Yokluğun varlığında var olabilmektir,
Benliğini bentlerle çevreleyip,
Ruhunu gerçeğe teslim etmektir varlık…
Aşk ne denli güçlüyse yüreğinde,
Gerçekte o denli yakın olurmuş insana.
Hoşlanmak, sevmek, aşk güzelde,
Özlemim bunlarında ötesinde olana
Varlığa giden yolda düşmeden, bitmeden,
Yokluğa yitmeden ulaşabilmek için
Hak olana hayranlık gerekmekte…
Gerçeğe hayran olabilmekte…
Bu asıl olmayanların gerçekteki batıllığı
Siyahın, beyaz. beyazın ise siyah sayıldığı
Aşkın, hayranlığın bilerek yalanlandığı alemde
Gerçekliğe doğru göçü başlatmak ve
Var olanı dilemektir tek çare…
Var olanı dilemektir…
Hatip ÇİÇEK
5.0
100% (2)