Ayın karanlık yüzünde bekleyen yalnızlık Tırmanıyor yakamoz boylamlarına sırnaşça
Yürek ebemkuşağına dönük Her daim suskun nöbetteyken düşler Bir manolya çiçeğinde hayalin tâbı ve İmkansıza perde açmalarda senfoniler
Nasıl ki;
Bir yağmur baharında rintler Dökülür mey/ hane çıkışlarına
Aşk düşünser!
Sanki geceye dönüktü şehvet Sanki sabah avunumlarını duymada çise...
Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
sizi inanın şiirlere yaptığınız yorumlarınızdan buldum... çok hoşuma gidiyor böyle tatlı atışmanız buralarda çok güzel açıklamalar var defalarca okuyorumm ...kıyaslıyorum...şiirlerin ilk halini ve sizin parmak bastığınız yerleri.. ve dersten çıkmış gibi oluyorum..yorgun ama bir şeyler kapmış olarak...
efendim şiir adına paylaşımlarınız için çok teşekkürler saygılarımla sevgiler
o değilde benim için aslolan şudur şiir sözcüklerle yazılır okuyucuda alabileceğini alır benden önce çok kişi gelmiş ama bu şiir bence bu kadar irdelenmeyi haketmiyor yani üzerınde düşünmek bile zaman kaybı bence uyarayım dedim bu şiirden hiç bir şey olmaz
Sizi şahsen incitmek istemedim bundan emin olmalısınız. Yavaş yavaş birbirimizi tanıyoruz ve tanımaya devam edeceğiz. Benim demek istediğimi ve fakat belki de diyemediğimi siz biraz önceki cevabınızın son bölümünde dile getirmişsiniz. Onu alıntılayarak konu hakkındaki düşüncemin son noktasını koymak istiyorum.
"Öğretmenlik damarım var ya:)
Arada şiir sitelerinde de tutuyor efendim. Derslerde de bazen hatalar yaparak dikkat çekmek istiyorum ama bu dikkat bana değil konuya ait oluyor efendim:) "
İşte bu cümle Bahtınur Hanım ( Size neden inatla bey diyorlar onu da anlayamıyorum ayrıca)
Öğretmenliğinizden kaynaklanan geniş bilgi ve birikiminizin farkında olduğum için sizi net anlıyorum ve yararlanıyorum da. Sınıfta çok güzel bir taktik ama böyle binlerce üyesi olan bir şiir sitesinde öğretmenlik damarınız tutunca burada şiirlerini paylaşmak isteyen şairler ve şair adayları savunma pskilojisi içine giriyorlar. ( ben de dahil) Çünkü herkesin kendine göre bir bilgi birikimi var, fazlasının zarardan ziyade yarar getireceğini ise kavramış olmakla mutlu hissediyorum kendimi. Aslında tesadüfen Serkan Canbolat'ın yorumunu da okudum. Çok farklı bir şey söylemek istemiyorum, düşüncelerim hemen hemen aynı. Şiirler okunsun, yorumlansın, hatta sayfalarda uzun ve seviyesi yüksek tartışmalar olsun şiir adına ki herkes kendi adına yararlanabilsin ve yolunda ilerleyebilsin. Hemfikirim...
Saygım çok ve bu saygıyı korumak adına ( amacınız şiir için dahi olsa) bile bile hata yapmak ukalaca bir davranış olarak algılanabilir endişesindeyim... dile getirmek istediğim yalnızca buydu... Maksadını aşmış bir şekle bürünmüşse cümlelerim, benim yeteneksizliğimdir... Affedin.
Öncelikle çok teşekkür ediyorum efendim. İlk yorumunuza ve vakit ayırıp yukarıya aksettirdiklerinize...
Yorum yapmak ve bir şeyi eleştirmek konusunda düşüncelerimi aktarmak istiyorum.
Ben hiç bir yorumumda yazanı aşağılayıcı bir tabir ya da simge kullanmam, en azıdan buna azami dikkat ederim. Bahsettiğiniz " :) " işareti alaycı bir ifade olarak değil mizahi yönünü katmak için kullanırım.
Burada şiir yayınlayan herkesin emeğine saygım sonsuz.
Elimden geldiği kadar da tüm şiirleri okumaya çalışıyor ve olabildiğince de yorum yazmaya gayret ediyorum.
Sevgili Kyrie'ye verdiğim cevapta belirttiğim bazı konuları burada tekrarlamanın gereği yok. Okuyucularımız da gereksiz yere yormayayım.
Kısaca izah etmem gerekirse;
Tek amacım burada olanlara elimden geldiğince yardımcı olmak, birikimimi paylaşmak ve hep beraber şiir adına bir şeyler yapabilmektir.
Unabellehistoire olarak bunun dışında hiç bir amacımın olmadığını herkesin bilmesini istiyorum efendim.
İstemeden de olsa yorumlarım nedeniyle kırdığım arkadaşlar varsa hepsinden özür dilerim.
Aldığım prensip kararı nedeniyle günün şiiri seçilen esere daha önce yorum yazmadıysam seçimden sonra da yorum yazmıyorum.
"sen, ben veya bir başkalarının yani adamakıllı okuyanların bir eksiği, hatayı gördüğü anda dile getirenlerin sayısı arttıkça onların sayısı azalacak, azalmasa dahi bilinçli okuyanlara karşı oranı azalacaktır diye ümit ediyorum..."
Benim arzumu siz yazınızın başında belirtmişsiniz zaten, bunun içinde ayrıca teşekkür ederim.
Lafı çok uzatmadan bir konuya açıklık getirmek istiyorum.
Bülent beyin yazdığı yoruma istinaden "bu şiiri 10 dakikada yazıp siteye attım" dedim.
Bülent beyin yorumu şöyleydi;
"Bence bütünü çok sağlam ancak kurgusu biraz zayıf kalmış yine de şiirdeki duyguyu aktarmakta başarılı. Bazı şiirler vardır öyle heyecanla gelir ki yazarız ve bu coşkuyla da biraz dinlendirmeden paylaşmak isteriz hemen. Biraz bundan böyle oldu gibi kurgudaki aksaklık.
Tebrik ederim. Saygılarımla, "
Ve benim ona cevabım da şöyle oldu;
"Sevgili Bülent Öztürtk'ün dediğine aynen katılıyorum. Bu şiir dün gece 10 dakika içinde yazıldı ve hemen siteye atıldı.
Genel olarak şiirlerimi yazar bir kenara koyarım. Günlerce bekler, arada bir çıkarıp özlem gideririz:)
Bir şiir yazıldığı gibi sabit kalacaktır diye bir düşüncem yok. Zaman içerisinde değişimlere uğrayabilir. Ben kitap halinde yayınlanıncaya kadar şiirlerimi kalıba sokmam:)..."
Bu;
"Ben 10 dakikada bile böyle şiir yazarım" demek değildir efendim. Aman yanlış anlamasınlar beni... Arkadaşımızın yorumunda belirttiği gibi aceleyle yazıp atıldığından kurgusu konusundaki eksik görülen kısma sığınma dürtüsüydü:)
":) "
İşte şimdi bu da benim kendime takılmam içindi efendim...
Çok mutluyum çünkü Sevgili Kyrie'nin yazdıklarına verdiğim cevapta belirttiğim gibi amacım doğrultusundaki gayretlerim destek görüyor.
Hepinize bir kez daha teşekkür ediyor ve sevgilerimi sunuyorum efendim...
"Albümü yeni çıkmış bir pop şarkıcısının bir polemik yaratarak dikkatleri yeni çıkardığı albümüne çekme arzusuna benzettim. Üzüldüm çünkü ihtiyacınız olduğunu sanmıyorum böyle bilerek hata yapmak gibi bir davranışa..."
Bu kısmı hiç okumamış kabul ediyorum Sevgili Kyrie...
Dikkat çekmek istediğim konu sadece buydu. Benim şiirimde bulduklarınızı diğer şiirlerde de bulun mesajıydı...
Ve kaldı ki bunu yazmayacktım şiir altına ama açıklamalarım birazcık gerekli kıldı:)
Amaç şiire (benim şiirime değil efendim) dikkat çekmek.
Rica ise ; Ne olur okuyun arkadaşlar...
Ben size ;
"bi zahmet..." için bir zahmet mesaj attım:)
Çünkü siz iyi şiir yazanlardan birisisiniz.
"hatrına..." için de yazmıştım sizin hatırınıza efendim.
Çok sayıda şiir okuyorum ve tabii ki bir sürü yazım hataları var ama ben çoğuna bunu yazmıyorum. Çok barizleri var ise özelinden yazarak hatasını belirtiyorum.
Bu sitede çok sayıda amatör şair ya da şiir heveslisi var. Bu da son derece doğal.
İşte benim amacım onlara katkıda bulunmak.
Bu katkıyı sağlamanın çeşitli yolları vardır ben de onları deniyorum :)
Bakınız Sevgili Neslihan Yazıcılar'ın şiirine yorum yazdım. Neslihan hanımda iyi yazarlardan biri. Onun şiir altında her şeyi yazabilmeliyim ben:).
Öğretmenlik damarım var ya:)
Arada şiir sitelerinde de tutuyor efendim. Derslerde de bazen hatalar yaparak dikkat çekmek istiyorum ama bu dikkat bana değil konuya ait oluyor efendim:)
Diyorum ki;
İyi ki varsınız da laf lafı açıyor ve bir şeyler sunabiliyoruz.
Sitede okunmadan yorum bırakanların varlığı konusunda haklısın Sevgili unabellehistoire. Ancak sen, ben veya bir başkalarının yani adamakıllı okuyanların bir eksiği, hatayı gördüğü anda dile getirenlerin sayısı arttıkça onların sayısı azalacak, azalmasa dahi bilinçli okuyanlara karşı oranı azalacaktır diye ümit ediyorum. Ümit etmek… Arkasına sığındığımız ve ümit edilen uğruna savaştığımız bir noktadayız bence.
Edebiyat; roman, hikâye, deneme ya da şiir… Bizim ilgi alanımız şiir. Ve bunu layıkıyla yapma konusunda öncelikle kendimize çuvaldızı batırmalıyız diye düşünüyorum. Sonrasında karşımızdakine ister iğne ister çuvaldız… - Lakin burada yanlış anlaşılmak istemem; size kendinizi eleştirmiyorsunuz demedim, genellemelerle konuya giriş yapma taraftarıyım ben. Sonra gerekirse bireylere de değinilir. Öncelikle durumu belirtmek istedim. Maalesef günümüzde herkes yazıyor, herkes çiziyor; diyeceğim söz yok ancak herkes kendini geliştirmek, herkes kendini daha ileriye götürmek adına - en azından benim gördüğüm kadarı ile - pek bir çaba sarf etmiyor. Ve bu noktada yorum yapanlar, yorum yapmaktan öte yerinde eleştiri yapanlar devreye giriyor. Sizin yorumlarınızı uzun zamandır takip ediyorum. En azından elimden geldiğince. Yerinde noktalara değindiniz ve gördüğüm kadarı ile değineceksiniz ki ne mutlu size, değinin… Ancak bunun üslubu ile ilgili ben birkaç söz etmek isterim. Bazen görüyorum ki yorum yapıyorsunuz, eleştiride bulunuyorsunuz ki bu gayet normal keşke eleştirilmek zorunda kalmayacak kadar herkes mükemmel olsun. Sizin eleştirilerinizde benim dikkatimi çeken şu: yorum ve eleştirilerinize eklemiş olduğunuz ‘: )’ simgesi – ben kendi adıma konuşayım; bence pek bir mahsuru yok – ancak bunu herkes öyle düşünmüyor ve ukalaca bir tavır olarak nitelendiriyor. Sanıyorum sizin bu kadar popüler olma nedeniniz de bundan kaynaklı. – Bu kesinlikle yanlış anlaşılmasın; bireyler kendilerinden sorumludur. Arkasından farklı anlamlar çıkarılmasını istemeyeceğim bir durum tespiti idi bunlar. Ve eleştiri yapılırken belli bir kalıba sokmama düşüncesinde olmama karşın yanlış anlaşılmaları önlemek amacı ile belli bir üslubu belirlemek bence uygun bir davranış olacaktır. Bu düşüncemi kâğıda dökerken inanın çok düşündüm; acaba yanlış anlaşılır mıyım diye. Ama yeri gelmişken dile getirmek konusunda tereddüt etsem de nihayetinde oldu. Bunu belirtmek istememdeki amaç; insanlar karşılarındaki insanlar tarafından eleştiri aldığı zaman öncelikle onun üslubuna bakar ve ona göre tavır takınır. İlk başlarda sorun yokmuş gibi görünse de belli bir süre sonrasında kişiye yani eleştirmene verilen ciddiyet kalmaz. Güler geçilir. Ama iğneleyici laflarla değil de karşıdaki insanın eleştirmeni dikkate almasını gerektirecek ciddiyette, direk, dolaysız ve yerinde tespitlerle eleştirmek bence karşıda bulunan insanı – sanatçıyı – daha ilerilere götürecek düzeyde olur kanaatindeyim. Siz ayrı düşünürsünüz, saygı duyarım.
Sonrasında benim ‘duymakda’ kelimesinin yanlış kullanımı dile getirirken sizin şiirinize müdahale etmek gibi bir düşüncem olmadığı için dizenin içeriğini – bildiğimce – bozmayacak şeklini dile getirdim ki farklı anlamlara bürünüp şiirin anlam ritmini bozmasın… Ancak ben bu noktada Sevgili koza’ya katılmıyorum. Ve aynı zamanda size de katılmadığım anlamına gelir ki siz Sevgili koza’ya katıldınız… Bu kelimenin böyle bir kullanımda bulunması yanlış olurdu. Çünkü Türkçe’de bulunan eklerin belli başlı kullanımları vardır. Ha bunların dışında kullanımı söz konusu olamaz mı; elbette mümkün. Ancak bence ‘-de, -da’ ekinin sizin oradaki kullanımı mümkün olanlar dâhilinde değildi. O sebeple dile getirdim.
Ayrıca sizin yeni kelime kullanımlarını denemenizi destekliyorum. Dikkat ettiyseniz onların varlığını gördüm ve mümkün olabilir düşüncesinde olduğumdan belirtmedim. TDK’da olmayıp günlük yaşantımızda kullandığımız sayısız kelime var, olmalı da zaten bence. Yeniliklere açık olmak gelişmenin ön koşullarından birisidir diye düşünüyorum. Elbette bilinçlisine…
Ve sizin şiirinizi 10 dakikada yazıp ve bu arada bilerek iki kelime hatası yapmanız – bunca yorum ve eleştiriden sonra didik didik edileceğini bilmeniz – ve bunu bizlerle paylaşarak bir tartışma ortamı yaratmak istemenizi ben pek etik bulmadım şahsen. Şunu da belirtmek isterim ki sizi tanıdığım kadarı ile böylesi bir kelime hatasını yapmayacağınızı bir arkadaşıma söylememe karşın – ya değilse düşüncesine sığınarak ‘şiirinde var olan ufak birkaç eksik - hata demek istemiyorum -’ ibaresini koydum.
Her ne kadar söylemek istediklerimin neredeyse çok azını söylesem de bu güzel edebiyat ve şiir tartışmasına imkân tanıdığınız için teşekkürler Sevgili unabellehistoire…
Şiiri, dilimizi, dildeki zenginliğimizi çok sevdiğinizin de...
Bunlar sizinle buluştuğum asgari müşterekler.
Farkınızla ilgimi çektiğinizi söyleyebilirim ve son derece nötr, son derece saygıyla her yazdığınızı okuyor, takip ediyorum.
Buraya kadar her şey mükemmel ve fakat;
"Bu şiirde bilerek 2 yazım hatası yaptım. Biliyorum ki bunca yorumdan sonra şiir didik didik edilecekti:)"
Şu cümlenizi okuyunca şaşırdım ve gizleyemek istemiyorum bu şaşkınlığımı.
Bu cümleye sebep davranışınızı affınıza sığınarak;
Albümü yeni çıkmış bir pop şarkıcısının bir polemik yaratarak dikkatleri yeni çıkardığı albümüne çekme arzusuna benzettim. Üzüldüm çünkü ihtiyacınız olduğunu sanmıyorum böyle bilerek hata yapmak gibi bir davranışa.
Ki siz,
"Klavye hatasıydı" gibi bir özüre bile itirazsız kalmayan prensip sahibi bir şairsiniz.
Sevgilerimle...
kyrie tarafından 6/1/2007 4:01:50 PM zamanında düzenlenmiştir.
Şiir altında tebrikleri sıralamak değil şiiri tartışmalı, edebi tartışmalar yapmalıyız.
Özellikle vurguladığım bir şey var sitede:)
Şiirler okunmuyor ve okunmadan yorumlar yazılıyor.
Ben yorumlarımda şiiri belki yazanından daha çok okuyorum:)
Bahsettiğiniz en ince ayrıntılara kadar da (Şaire bağlı olarak) giriyorum.
Dikkat ederseniz de son şiirden bugüne biraz ara verdim!
Bu arada da yorum yazma rekorlarını kırdım sanırım:)
Bu şiirde bilerek 2 yazım hatası yaptım. Biliyorum ki bunca yorumdan sonra şiir didik didik edilecekti:) Birini İlyas bey yazdı diğerini de Serkan bey belirtti.
Teşekkür ettim ve düzelttim. Bunlardan Serkan beyinkiyle aynı düşüncede değilim -ki Koza arkadaşımız beni yorumuyla uyardı sağolsun:)
O konu çok tartışılabilirdi ben de yazılımını değiştirip son noktayı koydum... (Tühh baksanıza üç nokta koymuşum)
Gelelim Sayın Atilla bey tarafından belirtilen iki kelimeye:)
Bu ve benzeri kelimeleri yazıma estetik katma ve dil zenginliği açısından denemeye devam edeceğim:)
O kelimeler bulundukları yer itibarıyle anlamlarını zaten aktarmaktadırlar.
Bu yazdıklarınızı özelime yazsaydınız inan ki üzülürdüm. Bunları paylaşamazsak, konuşamazsak nasıl Şair olabilme yolunda ilerleyebileceğiz!
Sizden ve tüm şiir yazan arkadaşlardan rica ediyorum. Buyrun gelin, okuyun, yorumlayın ve içinizden ne geliyorsa buraya yazın efendim.
Kişiliğe hakaretin dışında her şeyiyle baş tacım olursunuz:)
Bunları yazmama vesile olduğunuz için teşekkürler sevgili Kyrie...
unabellehistoire tarafından 6/1/2007 2:20:12 PM zamanında düzenlenmiştir.
Öncelikle dimağda ve kulakta lezzetli bir tat bırakan, ayağı sağlam basan şiirinizi tebrik ediyorum.
Ve sonra bir minicik ricam olacak... Zira;
"Ben kelimelerin zenginleştirilmesinden yanayım. Diyeceksiniz ki siz kimsiniz de kelime üretiyorsunuz? Söylerseniz de haklı olabilirsiniz ama bir gün bu kelimelerin de TDK'da yer almayacağını kim söyleyebilir:)
Dil zenginliğinin sonu yok diyorum ve anlatım güzelliği kadar estetiğinde şiire yakıştığına inanıyorum."
Yorumlara cevaplarınızın birinde bu cümlelerinizi görünce ben bir ikileme düştüm; sizin şair yönünüzle ve kelimeler üzerindeki hassasiyetinizle ilgili olarak...
Her zaman Türkçeye ve kurallarına sadık kalınmasını salık verirsiniz ki sonuna kadar doğrudur. Ama bezen ki net hatırlıyorum bir şiirimde bir mısranın sonuna neden üç nokta koyduğumu sormuştunuz ve ben de şiirin yazanı olarak vermek istediğim duygunun üç noktaya tam da o mısra sonunda ihtiyacı olduğunu söylemiştim. Estetik olarak ve sırf benim kanımca orada durduğunda anlam kazanıyordu... Yukarıdaki açıklamanıza yer yer katılmakla beraber, üç noktalar... ünlemler ve şairin kendi seçtiği sesleniş özgürlüğü açısından buna benzer "ileride TDK da yer alması muhtemel" kelimeleri geniş bir ileri görüşlülükle şimdiden kullanabilme özgürlüğü tanıyorken şahsınıza; birkaç noktayı, samimi olsun diye en azından:
"bir zahmet" yerine mesela,
"bi zahmet" şeklindeki bir kullanımı da ne olur bizlere çok görmeyin:)))
Özelinize mi yoksa bu sayfaya mı yazarsam sizi incitmiş olmam diye bir süre düşündükten sonra ricamın içeriğinin sizi rahatsız edecek öğeler taşımadığınıa ( en azından niyetimin) karar verip buraya yazmayı uygun gördüm.
Anlayışınız için şimdiden teşekkür ederim ve eklemeden geçemeyeceğim... Şair biraz memurdan farklı bir iş yapar, yaratıcıdır ve bazı özgürlükleri olmalıdır seslenişlerinde; ciddi ihlaller yapmadıkça, toza dumana bulamadıkça dili...
Bu konuda hemfikir olduğumuza "şiir" adına çok sevindim.
duymakda diye yazmıştım, duymakta olmalı diye görüş geldi:) Bana "t" uygun gelmese de vurgulama olarak düşünüldüğünde haklı olunabilir diye bir düşünceye kapıldım:)
Sizin söylediğiniz tabii ki doğru.
Ben de işi kökten çözüp;
"..... duymada çise" diyerek defteri kapattım:)
Ne mutlu bana ki şiir altları tam istediğim gibi gelişiyor:) Şairler şiir altlarında da şiir yazabiliyorlar:)
sevgili bahtinur hanım burada kullanılan ta takısı bitişik halde da olur siz haklıydınız düzeltmenize üzüldüm tdk öle der çünki:) şiire gelince oldukça başarılı imgelerle süslenmiş kendine has bir tarz kutluyorum efendim
Günümüz Türkçesinde kullanılan ve dünden kalan bazı kelimeleri de bulamazsınız.
Türkçe dil olarak mevcut dillerin en zenginidir. En güzel tarafı da gelişmeye de en müsait dildir.
Bu şiirde kullandığım -belirttiğiniz- kelimelerin şiir içindeki anlamını ve neyi ifade ettiğini siz de algılamışsınızdır.
Ben kelimelerin zenginleştirilmesinden yanayım. Diyeceksiniz ki siz kimsiniz de kelime üretiyorsunuz? Söylerseniz de haklı olabilirsiniz ama bir gün bu kelimelerin de TDK'da yer almayacağını kim söyleyebilir:)
Dil zenginliğinin sonu yok diyorum ve anlatım güzelliği kadar estetiğinde şiire yakıştığına inanıyorum.
Güzel yorumunuz için teşekkür ederim...
unabellehistoire tarafından 6/1/2007 12:17:20 PM zamanında düzenlenmiştir.
Öncelikle okuyup yorumlarını bırakan herkese teşekkür ederim. Sevgili İlyas ve Serkan Canpolat'ın iki uyarısı haklıdır:) Gereği yapılmıştır...
Sevgili Bülent Öztürtk'ün dediğine aynen katılıyorum. Bu şiir dün gece 10 dakika içinde yazıldı ve hemen siteye atıldı.
Genel olarak şiirlerimi yazar bir kenara koyarım. Günlerce bekler, arada bir çıkarıp özlem gideririz:)
Bir şiir yazıldığı gibi sabit kalacaktır diye bir düşüncem yok. Zaman içerisinde değişimlere uğrayabilir. Ben kitap halinde yayınlanıncaya kadar şiirlerimi kalıba sokmam:)
Son sözüm Sayın Aynur Soysal Kumcu!ya!
Şiirin cinsiyeti yoktur ama şairin vardır efendim:)
Bence bütünü çok sağlam ancak kurgusu biraz zayıf kalmış yine de şiirdeki duyguyu aktarmakta başarılı. Bazı şiirler vardır öyle heyecanla gelir ki yazarız ve bu coşkuyla da biraz dinlendirmeden paylaşmak isteriz hemen. Biraz bundan böyle oldu gibi kurgudaki aksaklık.
Sevgili unabellehistoire, şiirinde var olan ufak birkaç eksik - hata demek istemiyorum - sebebiyle hafif bir aksama meydana gelmekte... Bunlar tamamiyle yazımsal eksiklikler...
sala: (isim, din b.(salâ Arapça): "Müslümanları bayram veya cuma namazına çağırmak, bazı yerlerde cenaze için kılınacak namazı haber vermek amacıyla minarelerde okunan dua."
Ayrıca
"Sanki sabah avunumlarını duymakda çise..."
dizesindeki 'duymakda' kelimesinin kullanımı 'duymakta' olması gerekiyor diye düşünüyorum...
Bu ufak eksiklikler haricinde şiirin arka fonundan da anlaşılacağı üzere kırmızı! son bir değişiklik ile kara bir aşkı dillendirmek istemekte... Elinden geldiğince de başarıyor... Ancak şunu belirtmek isterim ki şiirin bütününde akıcılığı maalesef yakalayamadım... Ama bütünün yanında dizelere indirgediğimiz zaman şiir güçlü bir anlatıma sahip gözüküyor... Ancak bu güçlü anlatımı bütüne yayabilme noktasında bence biraz eksik
Güçlü anlatıma sahip şiirin için tebrikler Sevgili unabellehistoire…
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.