0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1423
Okunma

"Taa derinlere saplanan
bir hançerin hikâyesi..."
Ben çok farklıyım,
Hem de çok.
Aşk mültecisi, sevdiğimin yüreğinden
Sürgün...
Derinlerde enfeksiyon kapmış kalbim,
Sürgün hançerini yediği günden beri,
Beş yüz yetmiş beş gün oldu,
Senin yüreğinde bana yer yoktu...
Kendi yüreğim,
Uçsuz bucaksız bir nehir,
Sürgünde umutsuz ben,
bir defa dâhi
tereddüt etmedim senden, sevgimden...
Beş yüz yetmiş beş ay da geçse,
Sürgünlük ömrüm,
Ölüm haricî,
Unutamaz seni, sevgini...
Zamane fikirler değil,
gerçek sevda bizimki uğruna ölüm seçen,
Tek bir harf mektup ile,
heyecandan düşüp bayılan,
Ve asla vaz geçmeyi bilmeyen,
uçsuz bucaksız nehir gibi,
Taa derinlerden saplanmış hançeri...
İşte o benim, o benim yüreğim.
Sürgünde beş yüz yetmiş beş
hiç bitmeyecek de olsa,
Güzel gözlü yâre,
bir tanecik yüreğine,
iltica edeyim, çünkü ben
bu aşkın mültecisiyim...
Çok farklıyım ben kızıl gülüm,
Hasretin, saçlarındı yüreğimi okşayan,
Yüreğimi okşayan saçların,
hasretimdi,
Sürgünde bana seni hatırlatan...
Dileğim tektir,
asla unutma beni kızıl gülüm !
benim seni unutamadığım gibi...
Efe Ulaş
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.