4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1158
Okunma
Kıvrım kıvrımdır yolları gibi coğrafyanın Gülfem
Yüzlerde kader ve kederler birbirini andırır
Kimi yalın ayak basar,yel yepelek aşar toprağı
Kimi çizgiler çehrelerde derin vadi karşılığı
Yüreğimde bükümlü sorular cevapsız Gülfem
Mesela gece vakti askıda yıldızlar Gülfem
Gözlerinden süzülen ferlerden daha sönük
Sığındığım bütün kuytularda aynı aydınlık
Diyorum ki yalnızlığım, derbederliğim,
İçimde kaynayan kazan aşk değil mi Gülfem
Mesela buğday tarlaları gibi upuzun saçların Gülfem
Her bağlanış çözülüşünde ferahladığım salıncak
Dağ doruklarından boşalan saf sular gibi
Bir çöl susuzluğu,bir deniz vurgunu diyorum
Bütün yollarımı bağlayan saçların aşk değil mi?
Mesela apansız ürkmesi tarlada kuşların Gülfem
Bir alışkanlıkla saklaması tehlikeden kendini
Kilitlerini kırıp sandıkların açmak hazineyi
Korkularını sebebim ,sevincini varlığım
Bir serçe narinliğinde benimsemek aşk değil mi?
Mesela diyar diyar dolaşıp uzaklarda Gülfem
Rüzgarla kokun gider,dağılır rengi diye resmin
Adını taşıyan nice güzel,onlarda dolu efsun
Unutmak diye büyük üstünlüğü insanın
Yine de yetmiyorsa aşk değil mi Gülfem?
Mesela bütün gerçekliğe rağmen Gülfem
Bütün nehirlerin kuruduğu,denizlerin çekildiği
Bir ekmek kırıntısına muhtaç yetim tasviri
Gidişinin hayali bile kavuruyorsa dudağı
Kakülün kirpiğime asılı ise aşk değil mi?
SİNAN YILMAZ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.