43
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
3042
Okunma

Yusuf’ un gömleği arkadan yırtıldığı gün
çatlamıştı duvarları Tac Mahal’ in!
kalanını ben tekmelemiştim ustasına lânet ederek;
terk edip devlet-i sevdayı
kırdım aşk mürekkebiyle dolu kalemimi
sonunu bilmediğim yollara vurdum yangına küskün bedenimi
Züleyha’ ya inat!
Heyhat!
Kurtlara kurulmuş bir sofrada çakallar servis yapıyorsa;
baykuşlar orkestrasının damgasını vurduğu geceye
sırtlan naralarının gölgesi düşer
Rast makamında!
- Huşû mu kaldı?
Nâs sûresini okuyorum!
Hannas şekillenmiş
vesvese, dâvudî bir sesle yankılanıyor
delikanlı kayalar üzerinden.
Gerçi, teneke kupada sunulmazdı zehir
gösterişli olmalı, acıtmamalı
bal tadında olmalıydı!
- Lût kavmini helâk edenden daha mı az
Meydan / ban / da / kiler ?
Hem
henüz yarısı bile yarı yoldayken!
Sana bozdum tövbemi son kez!
- Ben;
tövbemi sana bozdum
son kez sana bozdum yâr! ;
Ne yeni bir yıkıma katlanır bu yürek
ne yeni bir tövbeye daha kalır an.
İsrafil sûr’ a
güneş doğudan batmaya hazır
bitmekte artık zaman;
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.