2
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2755
Okunma

bir intiharın anatomisi bu satırlar
kalbi çoktan ölmüş
varolmanın verdiği yalnızlık içinde yaşamış bir ömre
son vermenin eşiği bu satırlar
yazılan ve yazılabilecek olan gerçekleri gösterebilmek
unutmaya programlı unutulamayan gözlerde
hayat denilen azgın nehrinden kenarından bir yudum su alamayan
boş bir ömrün saçmaladığı satırlar bu karaktersiz gecelerde
hoyrat yüreğin konabildiği ve konarken kalbinin acıdığı anlamlı yerlerin
anlamsız tanımları bu ömürde
perişan gençliğim üzügün bakıyor bu aleme ve alem içinde
yüzün güldüğü sanılıyor akan sellerse
peyderpey gözlerden damlıyor
gençliğin kahrettiği acıyan bir bulut misali yağıyor kanlarım
yeryüzüne ve ben her damlada huzuru hissediyorum
kırmızılıkların içinde
kokusunu duyuyorum ve son bitiren sonu olamayan
son olma amacı güden bu cümlelerde çıkış arıyorum
hediye ediyorum varlığımı aşkın uğruna ve üşüyorum akan kanları gördükçe
ellerim tutmuyor ve ben hissiz bir şekilde ceset olacak bu canlı cenazeme
bakıyorum gözlerim aydınlatmıyor ömrün yokuşlarını ve kafam geriye doğru kayıyor
sonsuzluun kaderinde sona yaklaşıyor
damarlarımın aktığını hissediyorum ve ben yavaş yavaş ölüyorum
anlamını bilemediğim bu dünyadan
diğerlerinden çok daha kısa olan mevsimsel acılarıda götürüyorum
maddiyatım kalmıyor ve maneviyatıma uzuyorum sorgusuz ualsiz
hayat vuslat olmuyor çıngırakları başucumda kalmıyor ve yüreğim atmıyor
biliyorum
hayatımı alan ufak parçalara bakıyorum ve ağlıyorum
üşüyorum ve sessizce içimdeki hüznün katili oluyorum
penceremin dibinde dışarı bakmaya çalışıyorum ama bakamıyorum
korkuyorum ne olacağını bilemediğim kapı aralığından
ve karanlık çöküyor gözlerime kapanıyor
ama pişman oluyorum
ve aynı şekilde
son pişmanlık fayda etmiyor......
Bir Garip MeHMeT
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.