0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2200
Okunma
nefesimden buğulanan camlara karaladığımmısın sen?
hani farkında olmadan isminin harflerini çizip
sonra biri görmesin diye
kazağımın koluyla sildiğim
platonik bir sevdanın
bir türlü platonamayanı....
belki de bu yüzden
her şiirin ana fikrine meze
ama yazıldıkça baska iklimlere etki eden
küresel bir terör gibi
ruhumun istilasında en önde
zamansız bombalamalardan
uçak kaçırmalarından sıkılmış
suikaste uğrasamda ölsem dediğim
terör yaratan bir sevdamısın?
suyu çıkıyor artık yaşananların
üçüncü şahıslarla derdi olmayan
ama hep ikinci şahısın üzerindeki etkisini
üçüncülere yansıtan bir hayat bizimkisi
girdiği bunalımlardan yazarak yada konusarak
yada aldatarak çıkmaya çalışan
galata köprüsü üzerinde
bir kaç saat durup balık tutmaya çalışmayı erdem sayarak
oysaki en erdemlisi
o köprünün altındaki bir meyhanede
bir kaç şişe bira içmek olan
belki balık ekmek
belki kokoreç, belki midye tava
belki bir türkü barda nargile içmek
hani şu tophanede
zamanlı zamansız buluşmalarda üretilen bahaneler
bulusamıyoruz artık, görüşemiyoruz’lar...
elimizde ortak bir duygu yok
konuşamıyoruz’lar...
belki de bu yüzden bir araya geldikçe kavga edişlerimiz
kavga etmek icin
bir araya gelmeyi bile bekleyemeyişlerimiz
’özledim’ dediğimiz ne zamandır
imalı laflar duymayı beklediğmiz
şimdi aklına getiripte karşısında
uyumayı tercih ettiğin benim
benim ise düşünüp düşünüp içtiğim sen
aynı şarkıyı defalarca geri sarıp dinlediğim..