80
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
3205
Okunma


bir sinek kaysa başında
kaşında alırdı soluğu
kusursuz bir milletvekiliydi kafası
damdazlak akkıldan münezzehti ama
istasyon şefi olmuştu sonunda
bir türlü elde edemediği Binnaz’ın
bir de kaderin tatlı cilvesi
sabah tren öğle tren akşam tren
demir oksit raylara bezdiğinden
solucan pas ve toprak kokulu
korkulardı direncini yitiren
dar ince uzun dehlizlerde rutubet kokardı yaşamı
nefret ederdi kendi çaldığı düdükten
Allah’ın her sabahı
ve her akşamı
romatizmadan yaşayamazdı örümcekler bile
hayat mı bu derdi bazen kendi kendine
tüneller tüneller tüneller
bir gece paslı demirlerin üzerinde köylüler
ıslak bir ceset gördüler
rüzgarla gelen düdük sesi
korkutmuştu herkesi
kıraç ve çıplak tepelerde
bir hortlak söylencesi
ne frensiz bir yaşam vardı zaman tünelinde
ne trensiz bir aşk
masum bir çocuk gibi ölmüştü istasyon şefi
mistik bir keder okunuyordu tebessümünde
C.Çalık
5.0
100% (35)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.