7
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1676
Okunma

Beni âdem abdâlan şırıl-şırıl çağlayan.
Can-ı canan dolanan hoş görüyle dağlayan
Edep hayâ ar’layan sevgisiyle harlayan
Ocağıyla tavlaşan odlarıyla savaşan
Elvan-elvan çevrede çevrelerde dolaşan
Bağlardaki güllerde bülbüllerde ballaşan
Uslardaki düşlerde kaş gözlerde nurlaşan
Ocağındaki közde küllerinde barışan
Havalanma nazlanma hoşgörüyü kavurma
Ahmak mağrur kalemi kelamınla yağlama!
Dalından kök ucuna zehir zıkkım sulama
Ocağını kurutup külleriyle savurma
Rifat KAYA
CAN DOST MÜSADE HANIMIN ANLAM DERİNLİĞİNDE Kİ KELAMI BURADA İLAÇ GİBİ OLSUN. SAYGILARIMLA.
insanlar ikinci yüzünü terkettikleri anda huzura kavuşacaklardır
tek yüz olmalı, maskesiz yaşamalı
maskeler atılmalı, ufalanıp parçalanmalı
yoksa güvensizlik insanı diri diri mezara gömer
kime sorsanız aynı sözü duyarsıznız, yok be kardeşim kimseye güvenilmiyor, kimin ipiyle kuyuya inilir, Allah korusun seni bir yudum suda boğarlar
o zaman ben kötüyüm, sen kötüsün, o kötü, iyi olan kim peki
sorgulamalı, herkes kendini sorgulamalı
Bunun içinde her insanın hayatında ‘’önemli bir dönüm noktası’’ olmalı
Mesela başlattığı bir dostluk, kardeşlik, bir arkadaşlık, bir sevgi, bir uğraş gibi…
önemli bir dönüm noktası
DEĞİŞİM İÇİN ÖZEN VE EMEK GEREK
bu da düşünsel evrim çizgisi hakkında bilgilenmeyle gerçekleşir
Mesela:
Her hangi bir olumsuzlukta
Teknik açıdan kendini yenileyen uysal kişi, efendiliği göz önünde tutup, sesini alçaltarak o ortamdan uzaklaşır, tam aksine bunu fırsat bilen aksi kişi, kendi daracık dünyasının içinde, öldürücü gücün simgeliğini üstlenerek çıkardığı yüksek sesle alçak sesi bastırmaya çalışır
Benliğinin en şeytani duygularını geliştirerek ulaştığı en yoğun nefreti, aheste aheste sunmaya başlar. Bu arada da yeni taktikler uygulatarak, her türlü değeri hiçe sayar
Kendi toplumunda, homurtularıyla, krallığını uygulayanlar, yaratıcılığı engelleyip, doğallığı ve açık yürekliliği yok etmeye çalışanlar vardır. Bilmeli kişi, çağdaş insanların düşünceleriyle kendi düşünceleri arasındaki farklılığı bilmeli ve görmeli, nasıl bir uçurumun ucunda olduğunu. Çünkü uçuruma düşmenin derecesi yoktur
yok ediciliğin(üfürükçüler-karabilimciler-kandökücüler-bölücüler) temsilcisi kimliğini taşıyan fertlere, bu özellikleriyle, yaratıcılar arasına giremeyecekleri hissettirilmeli. İnsanlığın değerini belirleyen yankı, o dinmez çağıltı dinlettirilmeli,
belki o zaman kişi özünü oluşturacak çekirdeği keşfedebilir
dinliyle-dinsizin-mezhepliyle, mezhepsizin-zenginle- fakirin, bilgiliyle bilgisizin kaynaşma noktasında, kentlerin, ilçelerin, köylerin ortasında
buluşulan ortak noktada, insanın varlığı alaşağı edilmeden, olumsuzluklara çözüm önerilir ve çamurdan değil, aynı hamurdan oluştuğumuz akıllara yerleştirilir.
işte o zaman aynalar parçalanır, bıçak saplanır yok ediciliğin kimliğine ve zehir kokan imgesine
işte o zaman ılımlı insanların doğuşu başlar
en azından bizden sonra gelecek olan nesiller de korkusuz yaşar
saygıdeğer dost şiirin bana hissettirdikleri bunlardı, paylaşmak istedim
saygılar bırakıyorum sayfana
Müsade
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.