1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
830
Okunma
karanlığın içindeki silüetler gibiydik
zaman geçtikçe parçası olan
sanki yalanmışız gbi...
tuşları basmayan bir klavyeden edilen aşk yeminlerindendi bizimkisi
hep bazı harfleri eksik
bazen düzeltmek için üzerinden geçilen
ama hiçbirzaman
ilkindeki gibi güzel kalamayan...
damarlarımda dolaşan senin hayallerin !
sensiz bir cümleyi bitiremeyen edebiyat öğrencisinin
tez hazırlaması gibi
tez konusu kendi hayatı...
ne öznesindeydi bu hikayenin
nede yüklemden sonra konulacak bir noktası vardı
aralara serpiştirilmiş edatlar kadar hakimdi konuya
ve aslında kendisini çıkarınca konudan
anlamı değişmiyordu anlattıklarının...
eski numaralar satan bir gsm operatöründen alınan bir numara gibiydim
eski sahibinin sonundan habersiz
ve bir sonun,
ne çok insanın hayatında açtığı parantezlerden uzak...
gecenin bir yarısı atılan mesajın büyüsüne kapılıp
cevap vermek !
cevaplayan kadının gözyasları içinde konuşma çabası
ne cennetten arıyordum ben
nede cennete konu edilmiş br kahramandım..
satın aldığım numaranın
eski sahibinin anılarına dahil edilmiştim sadece
ölen bir sevgilinin sevgisine
sevgilisine bağımlı bir kadının çağrısına...
eski numaraları satıyordu gsm operatörleri artık
eski numaraların kime ait olduğuna bakmadan
sanki bir aşkın unutulma tarihini biliyorlaşmış gibi...
bir sevdanın
yıllar sonra aşkına mesaj atacağını hesaba katmadan...
bütün bunlar bir kurgumuydu?
yoksa yaşarken mi kuruyorduk olanları
tanrının ne kadar parmağı vardı bu işte?
yoksa elinin değmediği yer olmadığı içinmi
şimdi bu kadar isyankardı insan
kime karsı savaşıyorduk
zafer varsa eğer
kime ait olacaktı?
ayak seslerini duyarken ölümün
hangi sesler gözardı edilebilrdi?
hangi mabedin duası daha cok kabul olurdu
ve tanrı tanrıysa eğer
neden kendini baska dinlere bölüştürürdü?
basit sonları yok artık sevda masallarının
ya teknoloji burnunu sokuyor
yada filozoflar
sınırında yaşananların
aklın basit
mantıgın düz olduğu çağların özlemi bu
seni seviyorumların ’’seni seviyorum’’ anlamına gelmesi...
basit sonları yok artık sevdaların
usta bir yönetmen kurgusu istiyoruz
yakışıklı yada guzel artistlerin başrolünde olduğu
ve hepte doğaya aykırı olayların yaşandığı
bir gün durup dururken sevglinin elini tutmak için
dogal afetler bekliyoruz
yada afetlerin en doğal olmayanını
canlı bombalar gibi...
sevgilinn elini tutmak için
hep bir işaret bekliyoruz
bir şarkı, bir film karesi, bir kartpostal
sanki o an içinden geldigi gibi tutsan ellerinden
tutan sen olmayacakmışsın gibi
seni izleyenler çılgınca ıslıklayıp, alkışlamalarını bekliyorsun
sanki birileri takdir edince
gerçek bir aşık olacakmışsın gibi...