2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
972
Okunma
Yağmur damlaları yapraklarda
Pırıl pırıl parlıyor.
Acelesi var gibi akıyor peş peşe
Damlalar önce yaprağın ucuna,
Sonra toprağa…
Toprak kurumuş, hasret bir damlaya.
Yarıklardan giren her bir damla
Nasıl da hayattır, gübredir, tohumdur,
Yarınlara ışıktır, umuttur.
Nefesini duyuyorum toprağın,
Her damlada derin derin iç çekişini, mutluluğunu,
Yeniden doğurganlığını, anaçlığını
Veriyor damlalar bütün cömertliğiyle.
Beni de götürün damlalar,
Atın yarıklardan derinlere.
Birkaç yüzyıl sonrasına kadar
Dokunmayın sakın.
Ben, yaralarımı saracağım orada
Saçlarımdaki yıldızları,
Kirpiğimdeki akları yıkayıp
Bedenimi dirilteceğim.
Kendimi dinleyip,
Alacak vereceklerimi sıraya dizeceğim.
Ve bir daha hiçbir saniyesini kaçırmadan hayatın
Yaşamak için doyasıya
Damlalar arasından yeniden doğacağım.
Bak, “Benim, geldim işte.” Diyerek
Umuda koşacağım.