(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Hayalleryumağı, edebiyat panosunun o hayalperest laf kalabalıklarını bir kenara bırakıp, hayatın en çıplak ve en harbi gerçeğini mısra mısra önümüze koyan muazzam bir serbest şiir okudum sayfanızda. "BİLMEZDİM" başlığı altında, emeklilik sonrası hayatın o uykusuz gecelerini ve geçim derdini, "Şu anda Anayasa Mahkemesinde olan memur emeklisini ilgilendiren seyyanen zamdan haber ver" diyerek o semsert, o ödünsüz dille haykırmanız kaleminize tam bir usta vakarı katmış. Toplumsal sızıyı sıradan süslü cümlelerin arkasına saklamadan, sokağın hakiki sesiyle mühürleyen bu şanlı ve harbi kaleminizi canıgönülden tebrik ederim. Kaleminiz daim, o dik duruşunuz her daim hak olsun. KASTAMONU - TAŞKÖPRÜ'den en asil selam ve şairane saygımla...
Duygu resitalini hayatın acı gerçeği ve hak arayışıyla öylesine mertçe harmanlamışsınız ki... Lirik sitemi ve gündemin sesini mısralara taşıyan bu cesur kaleminize sağlık. Selam ve saygılarımla,
Duygusallıktan gerçeğe dönen ve bir emeklinin yaşadığı çıkmazı haksızlığı anlatan ve beni anlayın diyerek sitem eden güzel bir şiirdi yüreğinize sağlık .
“Haykırsam / Duyar mısınız sesimi?” Burada güçlü bir duyulma ve anlaşılma ihtiyacı var. Sadece sesin duyulması değil, “duygu resitali”nin yürekle hissedilmesi isteniyor. şair bilgi vermekten çok, karşısındakinin kendi yaşadığı sıkıntıyı empatiyle kavramasını bekliyor. “Bilmezdim / Gecelerin bu kadar uykusuz / Gündüzlerin bu kadar uyuz geçeceğini” Burada emeklilik öncesindeki beklentiyle emeklilik sonrasındaki gerçeklik arasında sert bir kırılma var. “Emeklilik” muhtemelen huzurlu, rahat bir dönem olarak düşünülmüş; fakat gerçekleşen şey uykusuz geceler ve huzursuz günler olmuş. “Uyuz” kelimesi de şiirsel bir incelikten ziyade gündelik, hafif alaycı ve öfkeli bir söyleyiş katmış.
“Bana ne boş boğazdan / Bardan sazdan bana ne” Bu bölümde sabır tükenmiş artık şair, kendisine sunulan gündelik oyalanmaları veya boş sohbetleri reddediyor. “Benim derdim başka” diyor adeta. Asıl meselenin geçim, hak ve ekonomik güvence olduğunu vurguluyor. “Şu anda Anayasa Mahkemesinde olan / Memur emeklisini ilgilendiren / Seyyanen zamdan haber ver” şiirin en somut ve politik/ekonomik damarı burada ortaya çıkıyor. Önceki dizelerdeki soyut acı, burada belirli bir hak talebine dönüşüyor. “Beni teselli etme benim hakkımı ilgilendiren gelişmeyi söyle” tavrı var. Bu nedenle şiirin öfkesi yalnızca kişisel değil, maddi ve toplumsal bir adalet arayışına da bağlanıyor.
“Ağlasam / Ağlar mısınız benimle birlikte?” Burada haykırıştan ağlamaya geçiliyor. “Ne işin vardı bu samanlıkta bu çöplükte” ifadesi ise çok ilginç hem kendine yöneltilmiş bir sitem, hem de içinde bulunulan koşullara karşı bir isyan gibi . “Beni ihya eder misiniz?” sorusu da maddi anlamdan daha geniş “Beni yeniden yaşama döndürebilir, yeniden değerli ve umutlu hissettirebilir misiniz?” hissi verdi
şiirde yalnızca yakınma yok. şair bir yandan “Beni duyun, beni anlayın, benimle hissedin.” derken, diğer yandan “Bana laf değil, hakkımla ilgili gerçek bir cevap verin.” diyor.
Şiir, bilinmezlik ve sürprizlerle örülü bir duygusal yolculuğu dile getiriyor. “Bilmezdim gözlerin bu kadar derin” dizesi, aşkın beklenmedik yoğunluğunu ve kalpte açtığı yeni ufukları güçlü bir metaforla yansıtıyor. Şair, her bir “bilmezdim” tekrarında şaşkınlığı ve hayranlığı pekiştirerek şiire ritmik bir yapı kazandırıyor. İmgeler, hem içsel bir keşfi hem de sevgilinin varlığında açılan yeni anlamları ortaya koyuyor. Bu tekrarlar, okuyucuda hem merak hem de duygusal bir yakınlık uyandırıyor. Sonuçta eser, aşkın bilinmeyen yönlerini zarif bir lirizmle keşfe çıkarıyor.
Tebrikler Hayalleryumağı! Kaleminiz, şaşkınlığı ve hayranlığı aynı potada eriterek unutulmaz bir şiir ortaya koymuş.
Beklenti ve Bitiş Kontrastı: Şiir, ilk kıtada sanatsal ve duygusal bir dille ("Duygu resitalime yüreğinizle...") romantik bir şiir havasında başlar. Ancak ikinci ve üçüncü kıtalarda bu romantizm tamamen yıkılarak hayatın katı ve somut gerçekliğine sert bir geçiş yapılır. Şiirin vuruculuğu da tam olarak bu tezatlıktan doğmaktadır.
Emeklilik ve Boşluk Hissi: İkinci kıtada şair, emeklilikle birlikte gelen rutin değişimini, uykusuz geceleri ve "uyuz" geçen gündüzleri açık bir dille ifade eder. Çalışma hayatından sonra düşülen boşluk hissi son derece yalın bir dille özetlenmiştir.
Güzel ve duygu yüklü bir şiir olmuş hocam. Okurken mısraların içindeki samimiyeti ve emeği hissettim. Yüreğinize, kaleminize sağlık. Selam ve saygılarımla.
Şair, emeklilikten sonra gecelerin uykusuz, gündüzlerin bunaltıcı geçmesi içime dokundu. “Bardan sazdan bana ne” sözü, başka şeylerle oyalanmak istemeyen birinin sabırsızlığını açıkça duyuruyor. Sonunda seyyanen zamdan haber istemen, baştaki “Duyar mısınız sesimi” sorusunu daha da yerli yerine oturtuyor. Şairi kutluyorum, kalbi selamlarımla.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.