1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
39
Okunma
Kuşlar kadar özgür doğmuşken
zincirler takmaya başladılar
her bir köşeme.
Kendimi ifade ettiğimde
“ayıp olmasın” diye
duvarlar döşediler yollarıma.
Derin derin öfkeler belirdi içimde,
tomurcuk tomurcuk...
Kabullenilmedim
olduğum gibi
hiçbir zaman.
Her yüze bakıp
istediğini vermek üzere
geliştirilmiş
elli ayaklı bir köleydim.
Vermediğimde
yargılama cümleleriyle
hapsettiler beni.
Karanlık bir ruh kaldı geriye.
Uzun süre çıkmadım
sözlerden ördükleri
karanlık köşkten.
Bir süre hapis kaldım.
Sırçaydı elbette...
İçinde mahzun bir kuş.
Hırçın doğan,
ürkekleşen...
Prangalarımı kırdı
en sevdiklerim.
Belki de
özgürlüğe kanat çırpmamı istediler.
Şimdi
uçamayacak kadar yorgun
kanatlarım.
Demirler söküldü.
Ve gerçek,
ayan beyan göründü.
Güçten,
dermandan
eser kalmadı.
Kuş
özgürlüğüne ulaştı.
Telaşı
anlamsız kaldı.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.