(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Duygu derinliği çok yüksek, tam bir klasik Türk halk şiiri ve aşıklık geleneği havası taşıyan samimi bir şiir. Aşkı, sadakati ve özlemi "gül ve bülbül" metaforu üzerinden son derece duru bir dille anlatıyor.
Şiirin öne çıkan güçlü yönleri: İmge Uyumu: Gül, bülbül ve aşk şarabı gibi geleneksel unsurlar birbiriyle bütünlük içinde işlenmiş.
Hece ölçüsüne yakın, ritmik ve okunuşu son derece rahat bir akışa sahip. Söyleyiş pürüzsüz; duyguyu dolandırmadan, doğrudan yüreğe dokunan bir içtenlikle aktarıyor.
Şair: Gülşen Öztürk Şiir: GÜL BAHÇEM Değerlendirildiği Salon: Milyon Gülün Dikildiği, Bir Tek Gülün Seçildiği ve Bülbülün Bahçe Tapusunu Sevdiğinin Üzerine Yaptırdığı Salon
Gülşen Öztürk’ün Gül Bahçem şiiri RUSAMER’e gelince Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri bahçıvanları acilen göreve çağırdı. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimiz milyon gülün dikildiğini öğrenince sulama bütçesini hesaplamaya girişti; fakat şiir daha ilk kıtada bütün güllerin arasından yalnız birini seçip meseleyi çözdü. Gül, bülbül, bahçe, koku ve aşk şarabıyla geleneksel aşk şiirinin kapısından giren metin, sevilen kişiyi bütün güzelliklerin merkezi yapıyor.
Âşık Ata Canani Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Bahçıvan Basri, Sevda bahçemize milyon gül diktim / Güllerin içinden seçtiğim sendin dizelerinde eline küreği aldı. Milyon sözü bilinçli bir mübalağa ve sevgilinin kalabalık içindeki biricikliğini gösteriyor. Aşk şarabı diye içtiğim sendin ise klasik şiirin aşk ve şarap çağrışımını sürdürüyor. Basri milyonuncu fidanı dikmeden sevilen gül bulununca kalan siparişi iptal etti.
Ahmet Kahveci Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Kokucu Kadir, Gülün güzelliği senden gelirdi dizesinde gülü incelemeye aldı. Sevgilinin güzele benzetilmesinden bir adım ileri gidilip güzelliğin kaynağı hâline getirilmesi hoş bir düşünce. Buna karşılık Hasretliği gördü bu can delirdi söyleyişi hem dil hem şiir akışı bakımından kıtanın daha zayıf noktası; hasret sözcüğü burada daha doğal bir söyleyiş alanı açabilirdi. Kadir gülün kokusunu ölçemedi, güzelliğin kaynağı olarak sevgiliyi kayda geçirdi.
Hacı Ahmet Ağa Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Bülbülcü Bekir, üçüncü kıtaya gelince bahçedeki kuşların nüfus sayımını yaptı. Sen gönül bahçemin has çiçeğisin / Bu garip bülbülün tek gerçeğisin geleneksel gül ile bülbül mazmununu doğrudan sürdürüyor. Ancak hemen ardından gelen Bülbülün yaşamda tek çiçeğisin aynı düşünceyi yeniden söylediği için kıtanın üçüncü dizesi yeni bir anlam katmakta zorlanıyor. Bekir bülbüle ikinci çiçeği göstermeye kalktı, kuş sadakat gerekçesiyle reddetti.
Âşık Hüseyin Topal Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Dengeci Dursun, Sevenler dengini bulsun isterim dizesinde teraziyi kurdu. Son kıtada şiir yalnız ben ve sen ilişkisinden çıkıp bütün sevenlere iyi dilekte bulunuyor; bu genişleme şiire sıcaklık katıyor. Gönülden gönüle göçtüğüm sensin ise kıtanın en özgün ve güzel dizesi; sevdayı bir yer değiştirme, bir gönülden başka gönüle göçme olarak kuruyor. Dursun teraziyi kaldırdı, gönüllerin kilogramla tartılmadığını nihayet kabul etti.
Ozan Delibal – Celil Çınkır Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Mazmuncu Mahir, bahçeyi baştan sona dolaştı. Gül, bülbül, aşk şarabı, gönül bahçesi ve cihan gibi unsurlar Türk şiirinin çok eski ve çok işlenmiş aşk malzemeleri; bu nedenle şiirin temel güçlüğü duyguda değil, bu tanıdık malzemeden yeni söyleyiş çıkarabilmekte. Gönülden gönüle göçtüğüm sensin tam da bunu başaran dize olarak bahçenin içinde ayrı bir yerde duruyor. Mahir bütün gülleri sayamadı ama o dizeye özel parsel ayırdı.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Gül Bahçem, geleneksel gül ve bülbül dünyasında kurulmuş içten bir sevda şiiri. Tanıdık aşk imgelerinin tekrarı özgünlük alanını daraltıyor; buna karşılık Gönülden gönüle göçtüğüm sensin dizesi şiirin kendine ait en güzel sesini bulduğu yer.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri bahçe defterini kapattı: Milyon gül dikilmiş, bir tanesi seçilmiş, bülbül başka çiçeğe bakmamış, gönül de sonunda göç etmiş bulunmaktadır. RUSAMER Tapu Müdürlüğü gönülden gönüle yapılan göçlerde ikametgâh belgesi aranmayacağını ilan etmiştir.
Sevda bazen birini çiçeğe benzetmek değil, bütün bahçeyi onda görebilmektir.
Gönlün en uzun yolculuğu, bir başka gönülde kendine yer bulduğu göçtür.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
Merhaba değerli dost kalem Her zaman olduğu gibi, eserin güzeldi Biz de okuduk, kutladık ve alkışladık yürekten Sonsuzluğun sahibine emanet olasın, sağlıkla, sağlıcakla kalasın
Gülşen Öztürk, kaleminize ve o adeta bir türkü nağmesi gibi tıkır tıkır işleyen duru yüreğinize sağlık. "Gül Bahçem" baştan sona o geleneksel sevda iklimini, sadakati ve saf aşkı çok akıcı bir dille anlatan muazzam bir hece şiiri olmuş. Özellikle "Hasretliği gördü bu can delirdi, ben ki seni sevdim cihan bilirdi" dizelerindeki o vakur haykırış ve "Sevenler dengini bulsun isterim" temennisi mısraların samimiyetini zirveye taşımış. Kelimelerle böyle yaşayan, aydınlık ve ritmik sahneler kurmak büyük bir maharet. Bizleri bu anlamlı ve huzur dolu yolculuğa ortak eden kıymetli paylaşımınız için teşekkür ederim. Saygılarımla...
Sevilen kişiyi milyonlarca gül arasından seçilmiş tek çiçek sayan dizeler, gönle sıcak ve içten bir sevda duygusu bırakıyor Gülşen Hanım. “Aşk şarabı diye içtiğim sendin” sözü, sevgiliyi insanın ruhuna karışan sarhoş edici bir yakınlıkla anlatıyor. “Sevenler dengini bulsun isterim” dizesi ise kişisel mutluluk arzusunu bütün sevenlere uzanan temiz bir dileğe dönüştürerek şiirin gönül bahçesini genişletiyor. Kutluyorum, kalbi selamlarımla.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.