Okuduğunuz
şiir
13.9.2026 tarihinde günün şiiri olarak seçilmiştir.
Hayat Bize Sorar
Canım yandı ama elbet geçecek Sevgin hep son karar bunu bilmiştik Baharda umutlar çiçek açacak Düşten dünya kurar nerde kalmıştık . Kimsenin ardından tutmadım yası Silerim yakında gönülden pası Bulunmaz değilmiş sevdanın hası Seni aşkla sarar nerde kalmıştık . Açtım kapıları sonuna kadar Böyle yazmış demek yazımı kader Güneş doğuncaya bendeki keder Gönül seni arar nerde kalmıştık . Bizi rotamızdan ayırdı sansın Yolumuz hep yokuş bayırdı sansın Bahçesini çimen çayırdı sansın Hasret bizi yorar nerde kalmıştık . Gün geceye gece günlere gebe Hepimiz sonunda oluruz söbe Gülşen hiç eder mi sevmeye tövbe Hayat bir gün sorar, nerde kalmıştık
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Canım yandı ama elbet geçecek Sevgin hep son karar bunu bilmiştik Baharda umutlar çiçek açacak Düşten dünya kurar nerde kalmıştık
GÜLŞEN ÖZTÜRK Hayat Bize Sorar
Yapayalnız bir ağaçtım kurak bozkırlarda Baharda sevgin ile çiçek açar Düşten dünya kurardım yanıbaşımda sen Nerde kaldın gidişinle ben yalnız kaldım
. Kimsenin ardından tutmadım yası Silerim yakında gönülden pası Bulunmaz değilmiş sevdanın hası Seni aşkla sarar nerde kalmıştık
GÜLŞEN ÖZTÜRK Hayat Bize Sorar
Sürekli unutmamız gerekenleri içimizde biriktiriyoruz buda içimizde yasa sebep oluyor yaşadıkça içimiz paslanıyor
. Açtım kapıları sonuna kadar Böyle yazmış demek yazımı kader Güneş doğuncaya bendeki keder Gönül seni arar nerde kalmıştık
GÜLŞEN ÖZTÜRK Hayat Bize Sorar
Sabırla beklersen açarsın kapıları Acılar biter vardır her şeyin sınavı Böyle yazmış demek mevlam yazımı Acı biter Sevgi çiçek açar bekle zamanını
. Bizi rotamızdan ayırdı sansın Yolumuz hep yokuş bayırdı sansın Bahçesini çimen çayırdı sansın Hasret bizi yorar nerde kalmıştık
GÜLŞEN ÖZTÜRK Hayat Bize Sorar
Nerede kalmıştık ey yolu yokuş sananlar Her yerde bir anı saklar bu sokaklar Rotasından kopanı attığı adım yorar Yolu yürüdükçe güzelleşsin bu sokaklar
. Gün geceye gece günlere gebe Hepimiz sonunda oluruz söbe Gülşen hiç eder mi sevmeye tövbe Hayat bir gün sorar, nerde kalmıştık
Gülşen Öztürk
Hüzünlü bir günde sevinç bulan insan şükür görevinide yerine getirmiş olur gün neler getirir yeni gün neye gebedir kimse bilmez ama sen sevmeyi bilip şükrettikçe hayatı sana veren hüznünü azaltacaktır
Yaşam yolunun çiçekleri bir açsa bir solda da döngünün umudu hep canlanmaya yenilenmeye açık olacaktır. Çok güzel ifade etmişsiniz. Kutlarım. Sevgi ve saygılarımla.
Kaleminiz daim olsun Gülşen hanım çok güzeldi şiiriniz beğeniyle gıptayla okudum güne de çok yakışmış yüreğinize sağlık nicelerine diyerek kutlarım eserinizi selam ve sevgilerimle
Harika bir şiir okudum. Yürekten kutluyorum sizi güzel insan. Başarılarınız daim ilhamınız ölümsüz olsun. İki katlı şehrimden selamlar gönderiyorum çokça. Kıymetli zamanınızdan bir kaç dakika ayırıp sayfama siz de misafir olursanız çok mutlu olurum. Mutluluk paylaşıldıkça çoğalır...
Bu şiir bende, yaşanan kırgınlıklara rağmen yeniden sevmeye ve hayata kaldığı yerden devam etmeye hazır bir gönlün umudunu bıraktı. “Silerim yakında gönülden pası” dizesi, acının ardından insanın içini temizleyip yeniden ayağa kalkmasını güzel anlatıyor. Gülşen Hanım, tekrarlanan “nerde kalmıştık” sözüyle ayrılığı bir son değil, sevdaya verilen kısa bir ara gibi hissettirmişsiniz. Kutluyorum, kalbi selamlarımla.
Hayatın en derin sorularını bir çırpıda ortaya seren bu dizeler ruhun en gizli köşelerine dokunuyor çünkü acının geçici olduğunu fısıldarken sevginin kaçınılmaz son karar olduğunu haykırıyor baharın umutlarıyla düşlerden dünya kuran o satırlar insanın içindeki hasreti bir anda alevlendiriyor.
kimsenin ardından yas tutmayan o gönül pası silerken sevdanın hasını bulmanın mümkün olduğunu kanıtlıyor kapıları sonuna kadar açan kaderin yazdığı o güneş doğana dek süren keder gönlün seni arayışını bir ayna gibi tutuyor rotadan sapan yolların yokuş bayır bahçe çimen hasretin yoran ağırlığını her dizede yeniden yaşatıyor günün geceye gecenin günlere gebe oluşu hepimizin söbe dönüşeceği gerçeğini gülşenin sevmeye tövbe etmeyeceğini haykırırken hayatın bir gün nerde kalmıştık diye soracağı o anı şimdiden hissettiriyor.
Bu şiir sadece kelimelerden ibaret değil ruhun ta kendisi olmuş okuyanı dilsiz bırakacak kadar çıplak ve yürek burkan bir itiraf gibi akıyor.
Ağır olan yükü tek başına taşımak zordur İnsan ancak sağlam bir dayanak ile Tek başına kuvvet bulur ayakta durur Kalem doğruyu yazarsa mana ulaşır kalbe
Değerli dosttan harika, hoş bir eser gelmiş sayfaya Bizde okuduk ve kutladık yürekten, yalansız ve riyasız Gönlün abat olsun, huzurla dolsun, tüm şiirlerin hep güzel olsun Allah'a emanet olasın, sağlıcakla kalasın
Şair: Gülşen Öztürk Şiir: HAYAT BİZE SORAR Değerlendirildiği Salon: Kaderin Yazıyı Yazıp Gönlün Kapıları Sonuna Kadar Açtığı, Hayatın Elinde Yoklama Defteriyle Nerde Kalmıştık Diye Dolaştığı Salon
Gülşen Öztürk’ün Hayat Bize Sorar şiiri RUSAMER’e girer girmez Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri kaldığı yeri bulmak için sayfaların arasına baktı. Nafile! Çünkü kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Yoklamacı Yakup, her kıtanın sonunda aynı soruyu soruyordu: Nerde kalmıştık? Meğer unutulan bir yer yokmuş; hayat insanı incitse de sevdanın, umudun ve yeniden başlamanın bıraktığı yerden devam edebilme kudreti sorgulanıyormuş. Şiirin güzel tarafı da burada: Nerde kalmıştık geçmişe dönmekten çok yeniden ayağa kalkmanın sözü hâline geliyor.
Karacaoğlan Köşesi
İlk kıta Karacaoğlan Köşesine vardığında Yaracı Yahya, Canım yandı ama elbet geçecek dizesine iyileşme tarihi yazmaya kalktı. Oysa şair acıyı inkâr etmiyor; geçeceğine inanıyor. Baharda umutlar çiçek açacak tanıdık bir imge olmakla birlikte şiirin iyimser yönünü kuruyor. Düşten dünya kurar nerde kalmıştık dizesinde ise özne belirsizleşiyor. Kim düşten dünya kurar? Gönül mü, insan mı, sevgi mi? Nakarata bağlanma arzusu cümlenin açıklığını biraz zorluyor.
Vahit Kahveci Köşesi
İkinci kıtada Pasçı Pala, gönüldeki pası silmek üzere görevlendirildi. Kimsenin ardından tutmadım yası / Silerim yakında gönülden pası kararlı bir ses taşıyor. Fakat ardından gelen Bulunmaz değilmiş sevdanın hası şiirin düşüncesinde güzel bir dönüş: yaşanan hayal kırıklığı sevginin kendisini hükümsüz kılmamış. Yani şair kişiden vazgeçebilmiş ama sevgiden vazgeçmemiş. Seni aşkla sarar nerde kalmıştık dizesinde yine özne problemi var. Seni aşkla sararım denmek isteniyorsa çekim açıkça bunu göstermeli.
Ümmü Soğancı Köşesi
Üçüncü kıta Ümmü Soğancı Köşesine geldiğinde Kapıcı Kemal, Açtım kapıları sonuna kadar dizesini görünce RUSAMER’in bütün kapılarını açtı; dışarı çıkan üç sakin geri dönmeyince şiir değerlendirmelerinde mecazların kurum içinde uygulanmamasına karar verildi. Bu kıtada Böyle yazmış demek yazımı kader halk şiiri söyleyişine yakın ve doğal. Güneş doğuncaya bendeki keder ise gramatik olarak tamamlanmayı bekliyor. Güneş doğuncaya kadar denmek istenmiş görünüyor; fakat ölçü veya kafiye kaygısıyla kadar düşürülmüşse anlam zarar görmüş.
Ozan Delibal – Celil Çınkır Köşesi
Dördüncü kıtaya gelindiğinde Rotacı Recep, yol haritasını açtı; karşısına yokuş, bayır, bahçe, çimen ve çayır çıktı. İlk iki dizedeki Bizi rotamızdan ayırdı sansın / Yolumuz hep yokuş bayırdı sansın meydan okuyan bir tavır taşıyor. Ancak üçüncü kez sansın kullanılması söyleyişi mekanikleştiriyor. Üstelik Bahçesini çimen çayırdı sansın anlam bakımından şiirin en zayıf dizelerinden. Kimin bahçesi, neden çimen-çayır sanılıyor ve bunun önceki yol metaforuyla ilişkisi ne? Burada kafiye düşünceyi yönetmeye başlamış görünüyor. Şiirde kafiye arabayı sürebilir ama direksiyonu tamamen ele geçirirse şair arka koltukta kalır.
Âşık Ali Demir Köşesi
Son kıta Âşık Ali Demir Köşesine ulaşınca Takvimci Tahir, Gün geceye gece günlere gebe dizesinin hesabını çıkarmaya girişti. Dize, zamanın birbirini doğuran döngüsünü güzel yakalıyor. Ardından gelen Hepimiz sonunda oluruz söbe ise dikkat çekici ama problemli. Söbe yöresel veya özel bir anlamla bilinçli kullanılmışsa şiirin bağlamında okuyucuya açılmaya ihtiyaç duyuyor; yalnız kafiye amacıyla seçilmişse anlamı zayıflatıyor. Gülşen hiç eder mi sevmeye tövbe şairin kendisini şiirin içine soktuğu güzel bir mahlas dizesi gibi çalışıyor. Finalde ise başlıkla nakarat birleşiyor: Hayat bir gün sorar, nerde kalmıştık. Şiirin en iyi kapanışı burada.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Gülşen Öztürk’ün Hayat Bize Sorar şiirinin asıl meselesi ayrılık değil, yeniden başlayabilme iradesi. Can yanmış, keder gelmiş, rota bozulmuş; fakat şiirin kişisi sevgiden vazgeçmiyor. Bu bakımdan sürekli tekrarlanan nerde kalmıştık sıradan bir soru olmaktan çıkıp düşenin kalktıktan sonra söylediği cümleye dönüşüyor.
Şiirin en başarılı yapısal tercihi de bu nakarat. İlk dört kıtada henüz hayatın sorusu olduğunu bilmediğimiz nerde kalmıştık, son dizedeki Hayat bir gün sorar, nerde kalmıştık ile anlamını tamamlıyor. Başlığın şiirin sonunda açıklanması güzel düşünülmüş.
Fakat torpil yok: şiirin bazı dizelerinde kafiye anlamın önüne geçmiş. Özellikle Düşten dünya kurar, Seni aşkla sarar, Güneş doğuncaya bendeki keder, Bahçesini çimen çayırdı sansın yeniden işlenmeli. Şairin kafiye örgüsü kuvvetli; fakat güzel kafiye, ancak cümle de doğal yürüyorsa şiiri taşır.
Bir başka güzel nokta Gülşen hiç eder mi sevmeye tövbe dizesi. Şair burada adını yalnız imza olarak aşağıya koymuyor; şiirin içine girerek kendisine hüküm veriyor. Yaşanan ne olursa olsun sevme yeteneğinden vazgeçmeyeceğini söylüyor. Böylece şiir, kaybedilmiş bir ilişkinin ardından yakılan ağıt olmaktan çıkıp hayata yeniden dönme şiirine dönüşüyor.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri değerlendirmeyi tamamlayınca Yoklamacı Yakup yine ortaya çıkıp nerde kalmıştık diye sordu. Dosyaya bakıldı: Can yanmıştı, gönül paslanmıştı, rota şaşmıştı, yol yokuştu. Fakat insan hâlâ seviyordu. Kalburabastî Efendi de yoklama cetveline son kaydı düştü: Tam orada kalmıştık; devam edin.
Hayatın büyüklüğü hiç düşmemekte değil, düştüğün yerden nerde kalmıştık diyerek yeniden başlayabilmektedir.
Gönül bir kere incindi diye sevgi ölmez; bazen kırılan yer, insanın hayata yeniden açılan kapısı olur.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.