Yaratılışta göremezsin hiçbir hata Var gibi görünüyorsa, gözlerin hasta Yaratılırken verilmiş görevin sana Kaldıramayacağın yükü vermiyor, Hüda
Sana ağır gelen, başkasına kuş misali Her şeyin en iyisini bilen, Yarattığını bilmez mi? Her şey bir matematikle, şaşmaz zerresi Şaşarsa kul şaşar, olursa iblis arkadaşı
İnsan düşmeden ögrenemez yürümeyi Düşe kalka, sorup öğrenerek doğruları İzleyecek Peygamberini Sonra dönüp kendine sorup, olacak mutmain canı
İnsan hasta olmak için, yaratılmadı Kendinde şifası İlaç sanayinin, olduk kurbanı Zehirleniyoruz, zengin ettik onları
Her köşe başında bir cami Bir de yanında, devasa hastanesi Ülke, acil servise döndü Cami cem olmak içindi, bilgi, ilim, irfan yeri
Şimdi sela makamı oldu Cenazeler, kalabalıkla ölçüldü Taraftarlar böyle kazanıldı Taraf olmak haksızlık değil mi?
Haksızlık hasta eder insanı Acilen fabrika ayarlarına geri dönmeli Vah bize, vahlar bize, kullanamadık aklımızı Geçmiş olsun, İnsanlık yoğun bakıma girdi
Para ile iblis kazandı Yakındır düzen yeniden kurulur, belki Bu kaçıncı hercümerç bilen yok ki! En doğrusunu bilir, Yarattıklarını, Yaratanı
eminnur Acar
Paylaş:
8 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Eminnur Acar’ın Görevliyiz şiiri RUSAMER’e ambulansla getirildi. Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri hastayı sorunca görevliler insanlığı sedyeden indirdi. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimiz tansiyonu ölçtü; yüksek. Vicdanı ölçtü; düşük. Akıl seviyesine baktı; cihaz üç defa yeniden başlatıldı. Fabrika ayarlarına dönme tuşuna basıldı, şifre istendi. Şifreyi insanlık yüzyıllar önce unuttuğu için Kalburabastî Efendi derhâl konsültasyon istedi.
Karacaoğlan Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Matematikçi Murtaza, Her şey bir matematikle, şaşmaz zerresi / Şaşarsa kul şaşar, olursa iblis arkadaşı dizelerini görünce kâinatın hesap makinesini aradı. Şiir yaratılıştaki düzen ile insanın yanılabilirliğini karşı karşıya getiriyor; ancak ilk iki kıtada şiirden çok düşünce bildirisi ağır basıyor. Murtaza zerreleri hesapladı, sonuç doğru çıktı; insanı denkleme ekleyince hesap makinesi kendini kapattı.
Âşık Ali Demir Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Yürüteççi Yakup, İnsan düşmeden ögrenemez yürümeyi / Düşe kalka, sorup öğrenerek doğruları bölümünde bütün koridora minder döşedi. Düşmenin öğrenmenin parçası olduğu fikri şiirin insan anlayışını güzel özetliyor; buna karşılık İzleyecek Peygamberini / Sonra dönüp kendine sorup, olacak mutmain canı bölümünde sözdizimi epey zorlanıyor. Yakup üç defa düştü, iki şey öğrendi; dördüncü düşüşü eğitim programına yazdırmak istedi.
Ozan Azabi – Hacı Musa Tuncer Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Eczacı Eşref, İnsan hasta olmak için, yaratılmadı / Kendinde şifası / İlaç sanayinin, olduk kurbanı / Zehirleniyoruz, zengin ettik onları bölümünde reçeteleri görünce beyaz önlüğünü ters giydi. Burası şiirin en sert iddialarından biri; ilaç sektörüne yönelik eleştiri şairin görüşü olarak güçlü bir öfke taşıyor, fakat insanın şifasının bütünüyle kendinde olduğu ve ilaçlarla zehirlendiği düşüncesi şiirsel hüküm olarak kalmalı, tıbbi gerçeklik gibi okunmamalı. Eşref bütün ilaçları çöpe atmaya kalkınca RUSAMER Sağlık Kurulu yetişti ve kendisini önce kullanım talimatını okumaya mecbur bıraktı.
Sibel Orçan Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden İmam İrfan, Her köşe başında bir cami / Bir de yanında, devasa hastanesi / Ülke, acil servise döndü / Cami cem olmak içindi, bilgi, ilim, irfan yeri bölümünde camiden çıkıp hastaneye, hastaneden çıkıp kütüphaneye koştu. Cami, hastane ve toplum sağlığını yan yana getiren görüntü şiirin dikkat çekici toplumsal karşılaştırmalarından biri; fakat aralarındaki neden sonuç ilişkisi şiirde kurulmadan hükme bağlanıyor. İrfan cemaat sayısını buldu, hasta sayısını buldu, irfanın sayacını bulamayınca cihazın henüz icat edilmediğini bildirdi.
Veysi Kabaca Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Fabrika Ayarcısı Fikret, Acilen fabrika ayarlarına geri dönmeli / Vah bize, vahlar bize, kullanamadık aklımızı / Geçmiş olsun, İnsanlık yoğun bakıma girdi bölümünde insanlığın arkasındaki reset deliğini aramaya başladı. Modern teknoloji diliyle ahlaki çöküşü bir araya getiren fabrika ayarları şiirin en canlı buluşlarından; hemen ardından insanlığın yoğun bakıma alınması mizahı ve karamsarlığı aynı yatağa yatırıyor. Fikret reset düğmesini buldu ama basınca bütün insanlık verilerinin silinebileceği uyarısı gelince vazgeçti.
Ozan Delibal – Celil Çınkır Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Muhasebeci Mahmut, Para ile iblis kazandı dizesini okuyunca kasayı mühürledi. Finalde hercümerç sözcüğü şiirin karmaşa fikrine yakışıyor; fakat son dizedeki En doğrusunu bilir, Yarattıklarını, Yaratanı kuruluşunda özne ve nesne birbirine dolanıyor. Mahmut iblisin kazancını vergilendirmek istedi; iblis parayı çoktan başka hesaba aktardığı için RUSAMER Tahsilat Müdürlüğü yine insanlığın peşine düştü.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Görevliyiz, yaratılıştan akla, dinden sağlığa, adaletten paraya kadar büyük bir hesaplaşmaya girişen düşünce ağırlıklı bir şiir. Fabrika ayarları ve yoğun bakımdaki insanlık şiirin en canlı buluşları; bazı kesin hükümler ve zorlanan cümle kuruluşları ise şiirselliğin önüne geçiyor.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri yoğun bakım kapısına gelip son raporu okudu: İnsanlığın aklı kullanılmamaktan paslanmış, fabrika ayarlarının yedeği alınmamış, vicdanın şarjı bitmiş, iblis muhasebeyi ele geçirmiştir. Hastanın yaşama ümidi bulunduğundan fişi çekilmemiş; akıl, vicdan, bilgi ve irfan dört serum hâlinde bağlanmıştır. İblisin ziyaretçi kartı iptal edilmiş, fakat güvenlik kamerasında arka kapıdan tekrar girdiği görülmüştür.
İnsanlığın fabrika ayarı vicdansa, en tehlikeli arıza aklın çalışıp vicdanın devre dışı kalmasıdır.
İnsanlık yoğun bakımdaysa umut hâlâ hayattadır; asıl felaket morgda olduğumuzu sanıp taburcu olmaktır.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
Eminnur Acar, kaleminize ve modern dünyanın muhasebesini felsefi bir dille yapan o sorgulayıcı yüreğinize sağlık. "Görevliyiz" baştan sona insanın kendi özüne, yaratılış gayesine ve o şaşmaz ilahi matematiğe dönmesi gerektiğini hatırlatan çok kavi bir uyanış şiiri olmuş. Özellikle modern hayatın getirdiği karmaşayı ve fabrika ayarlarına dönme ihtiyacını işleyen o derin ana fikir eserin edebi gücünü zirveye taşımış. Bizleri bu anlamlı içsel tefekküre davet eden kıymetli paylaşımınız için teşekkür ederim. Saygılarımla...
ilahi düzenin kusursuzluğuna ve insanın yaratılıştaki sorumluluklarına rağmen; aklın, dinin ve şifanın özünden uzaklaşarak dünyevi hırslara, ilaç sanayisine ve tarafçılığa teslim olan insanlığın ruhen ve fiziken çöküşe geçtiğidir.kalemin daim olsun inşallah
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.