0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
40
Okunma
Cihânın velvelesi / boğar iken hilkati,
Kendi içime döndüm / terk eyledim gafleti.
Cümleler zehir gibi / dudağımı dağlarken,
Sükûtun dergâhında / buldum hâlis uzleti.
Vücûd, adem bir oldu / hak bâtıla karıştı,
Hasım dosta dönüştü / coşkun sular yatıştı.
Cümle âlem koşarken / bir vehmin peşisıra,
Bî-tâb kalan varlığım / inzivâya çekildi.
Dün ü günü sildim ben / vaktimi mühürledim,
Ateşten libasları / ben sırtıma mimledim.
Ardımda kalan mâzî / yorgun bir serâb imiş,
Nisyânın hırkasıyla / gölgelere gizlendim.
Aklımın mahşerinde / koptu kızıl kıyamet!
Sükûtun gölgesinde / münzevi bir sekinet!
Ne bir cennet hevesi / ne cehennem korkusu,
Beni benden geçiren / âsûde teslimiyet!
Kırdım bütün bendleri / aştım bütün dağları!
Geride bıraktım bak / o kanlı devirleri!
Gök kubbeden süzülen / hâlis bir sekînetle,
Bir lâl gibi mühürlü / dudağımın bağları!
Gündüzün ziyâsından / gözlerim bî-tâb iken,
Şebin siyah perdesi / tenimi sarar iken.
Hiçbir el uzanmasın / istemem teselliyi,
Rûhum huşû içinde / makamını ararken.
Ben bî-tâb bir yolcuyum / kelâmımı tükettim,
Derûnuma yönelip / uzletimi fethettim.
Kesretin pazarını / ardımda terk eyledim,
Bu münzevî rûhumla / sükûnete göç ettim.
Nefesim nesîm olur / karışır âfâklara,
Artık hacet kalmadı / riyakâr yeminlere.
Ben kendi ademimde / buldum ebediyeti,
Sükûtun saltanatı / derûnuma inerken.
Aklımın mahşerinde / koptu kızıl kıyamet!
Sükûtun gölgesinde / münzevi bir sekinet!
Ne bir cennet hevesi / ne cehennem korkusu,
Beni benden geçiren / âsûde teslimiyet!
Kırdım bütün bendleri / aştım bütün dağları!
Geride bıraktım bak / o kanlı devirleri!
Gök kubbeden süzülen / hâlis bir sekînetle,
Bir lâl gibi mühürlü / dudağımın bağları!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.