1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
69
Okunma

Kâğıdın suskunluğu sayende sona erdi
Karşımda sen olunca akıp gidiyor kalem.
Sevdan ki yüreğimin açlığını giderdi
Simanı gördüğümde mana kazandı âlem.
Saçlarının telini bezeyip itinayla
Özenerek resmetmiş Yaratan’ın fırçası.
Her nefes alışında yarışırsın doğayla
Alnında güneş doğar, yüzünde ay parçası.
Kirpiğimi kırpmadan uzun geceler boyu
Eski bir resim oldu gözlerimce izlenen.
Dudağının kıvrımı kıskandırır tabloyu
Nihayetsiz bir sevda gülüşünde gizlenen.
Ne kadar sevdiğimi hiç bilmedin elbette
Seni koca dünyada kimseye eş tutmadım.
Bedenim uyusa da akıl her dem nöbette
Asırlar sonra bile yüzünü unutmadım.
Soğuk kış günlerinde yüzünü çizmek için
Tuvaldi penceremin camındaki buğular.
Neden düşünüyorsun, anlamadın mı niçin
Boynuna imrenerek bakıp durur kuğular?
Yanmak nedir bilemez aşk şarabı içmeyen
Sarhoş olmak; katmaktır, nefese nefesini.
Hiç âşık sayılır mı canından vazgeçmeyen?
Yürek nasıl yanmasın duyduğunda sesini?
Mustafa Erkenekli
04.05.2018-Ankara
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.