İyi çalışan, sık gülen ve çok seven başarıyı elde eder
Gelendostlu Ozan
Gelendostlu Ozan

Şekillerin Ötesi

Yorum

Şekillerin Ötesi

( 2 kişi )

1

Yorum

3

Beğeni

5,0

Puan

46

Okunma

Şekillerin Ötesi



Her şey erir, ama acımasızca.
Güneş, akşamın külleri gibi sönüp toprağa çöker.
Dağ, rüzgârın dişleri arasında toz olup savrulur.
Deniz, dün sevdiği taşları bugün acımasızca iter.
Taş bile zamanın avucunda parmak izi bırakarak ezilir.

Madde bir kılıktan ötekine çırılçıplak soyunur.
Toplum da öyle:
dünkü yasak, bugünün boş inancına
çiğnenmiş bir ekmek gibi düşer.

Bıçak verilmez elden ele,
gece kesilmez tırnak...
Nedenini bilen kalmamış,
sadece kurumuş iskeleti kalmış
alışkanlığın.

Ama senin göğsünde bir çekirdek var.
Ne yağmur onu çürütür,
ne ateş yakar,
ne de zamanın tırnağı çizebilir yüzeyini.

Bütün anlamlar o sert, inatçı çekirdeğe sığınır:
ruh.

Ruh, boş odayı reddeder.
Duvarların yankısız kaldığı,
nefesin bile boğulduğu o kara boşlukta
azabı bile tercih eder.

Çünkü kendi sonsuzluğunu
kalp atışı gibi, kan gibi duyar.
Ve o sonsuzluk için
paslanmayan bir anahtar ister,
kırılmayan bir ip,
sönmeyen bir ateş.

Din işte orada yanar:
kalabalığın gürültüsünden uzakta,
şekillerin tozunun ulaşamadığı yerde.
Ruhun kendi karanlığında yaktığı
küçük, inatçı,
asla teslim olmayan bir lamba gibi.

Gerçek inanç sokakların yüzeyinde değil,
insanın en kuytu,
en savunmasız odasında yaşar.

Şekiller unutulur,
örfler çürür,
kalabalıklar dağılır.

Ruh kalır.
Ve sadece o kalır.

Özcan İşler
8 Eylül 2026 Ankara

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Şekillerin ötesi Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Şekillerin ötesi şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Şekillerin Ötesi şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
8.9.2026 23:02:46
5 puan verdi
Geleneksel batıl inançların ve şekilci alışkanlıkların zamanla nasıl birer "kurumuş iskelete" dönüştüğünü somut imgelerle (gece tırnak kesilmemesi, elden ele bıçak verilmemesi gibi) işlerken, insanın göğsündeki o inatçı "çekirdeğe" yani ruha vurgu yapması şiirin felsefi omurgasını çok güçlü kurmuş. Dinin şekillere ve kalabalıklara değil, insanın en kuytu, en savunmasız odasına ait bir hidayet ışığı olduğunu söyleyen final ise zihinlerde iz bırakacak nitelikte. Kalemine ve yüreğine sağlık.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL