0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
55
Okunma
SENİ TANIMAK 2
Seni ararken ey cân, seni aşan sır gördüm,
Kendi gönlümde nice mestûr kapılar gördüm.
Sandım evvel seni bir beşerî hüsnün eseri,
Sonra bir hüsn-i ilâhîden gelen iz gördüm.
Bir bakışın nûr idi, bir nefesin Hû idi,
Bir dokunuş vuslatın kalpte kalan rûhu idi.
Bir kokun yâd idi, bir gülüşün şükr-ü niyâz,
Her duyudan öte geçen aşkın bir yolu idi.
Sen gönül mülküme girdin, açtın bâb-ı nihân,
Bir muhabbet eyledin, sînem oldu gülistân.
Ben seni bildim sanırken kendimi bilmez imişim,
Seni tanımak meğer Hakk’a götüren bir imişân.
Göz gördü, gönül zikreyledi, dil oldu duâ,
Kulak duydu, ruh sakladı o nağmeyi tâ ebedâ.
El neye değse emânet bildi aşkın sırrını,
Koku geçti, tat kaldı; hepsi döndü mânâya.
Ey gönül, aşkı beşer sandığın yerde dur biraz,
Her tecellîde ara sırr-ı Hudâ’dan bir niyâz.
Görünen sûret imiş, mânâ ise bahr-i azîm,
Bir yüzün ardında nice âlem açarmış niyâz.
Seni tanımak demek rûyunu bilmek değil,
Bir güzel sûrete gönlünü esir etmek değil.
Beş havâssın kapısından geçip öz cevhere varmak,
Kendi “ben”inden geçip “Hû”ya erişmekmiş asıl.
Şimdi seni andığım her seher vakti gönülde,
Bir kandil titrer yine eski aşkınla dilde.
Ney susar, fakat sükûtunda binlerce ses olur,
Bir “Hû” yükselir içimde, arş ile yer arasında.
Seni tanımak…
Bir tesâdüf değildi, ey gönül, anladım artık;
Yıllardır susmuş duâmın sesini sende duyduk.
Ben seni arar iken bir kapı açıldı bana,
Kapının ardında kendimden geçip Hakk’a vardım.
Seni tanımak idi gönlüme düşen o nûr,
Seni sevmek idi hicrân ile yoğrulan huzûr.
Seni aramak imiş kendi özümde Hû’yu bulmak,
Seni tanımak imiş aşk ile yok olmak,
Aşk ile var olmak,
Aşk ile Hakk’a doğru yol almak…
Seni tanımak…
Bir duânın kabulü,
Bir kandilin ziyâsı,
Bir neyin son nefesi,
Bir katrenin ummânı,
Bir kulun Rabb’ine dönen
sessizce açılmış
gönül kapısıydı.
Hüseyin Barlas_25
06.09.2026 00:20
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.