İyi çalışan, sık gülen ve çok seven başarıyı elde eder
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl
VİP ÜYE

ÖLÜLER YAŞARMI ? İBRAHİM

Yorum

ÖLÜLER YAŞARMI ? İBRAHİM

( 27 kişi )

21

Yorum

36

Beğeni

5,0

Puan

265

Okunma

ÖLÜLER YAŞARMI ? İBRAHİM

ÖLÜLER YAŞARMI ? İBRAHİM

Her hikâye hak eder belki
yazılmayı sil baştan.
Sonların başlangıcı olur
yaşlı kabristan.
Boynu büküktür ölüler
ay ışığı altında.
Fatihalar asılıyken
baş uçlarında.
Sıra sıra dizilirler derviş misali.
Girerler, koyu siyah geceliği ile
gecenin koynuna.
Herkes kendi sahip çıkar,
günahları boynuna.
Bozulmasın diye ölümün mütevazılığı,
gölgeler ruh bulur başka biçimde.
Yokluğun dirilişi başlar
varlık içinde.
Dergâhıdır selvilerin
sonsuz yalnızlığı.
Islak çimen kokusu
kaplarken ıssızlığı,
titrek bir neyin son nefesinde
kıyam eder semazenler kudüm sesinde.
Geceyi bağlayan tel tel ipliklerine
sis çöker ölülerin kirpiklerine.
Soyundum utanmazlığımdan.
Tüm kaygılarımı çıkarıp
attım karanlığın içine dileklerimi.
Sessizce uzanıp taze toprağa,
gökyüzüne bıraktım sevdiklerimi.
Uçan balonlar gibi yükseldiler.
Yükseldikçe
yıldızlara değdiler.
Toprak bana kaldı,
gittikçe küçüldüler.
Ilıktı toprak, hatta sımsıcak.
İçimdeki kanı tutmasam,
sanki dışarı fışkıracak.
Aksın ki kanım,
oracıkta öleyim.
Ölü olduğumu
bizzat göstereyim.
Ölüleri dinledim sessizce,
muhabbet ediyorlar.
Kimi yeni gelmiş,
kimi müebbet yemiş.
Zamansız gelen bu ölüye
anlamsız bakıyorlar.
“Olmaz ki birader,”
dedi oradan biri.
“Doğru dürüst ölmeden
getiriyorlar içeri.
Sanki burası bir oyun yeri!
Talkını bile verilmedi bunun.
Bir bakın hele,
ölüye benzer hâli var mı şunun?”
Boynum bükük, utangaç:
“Tamam, haklısınız...” dedim.
“Onlar beni öldürdü de
belki ben ölemedim...
Aslında ben de ölüyüm sizin gibi...
Ölü ve yalnız...
Tek farkım sizden,
sahte bir yaldız!
Varsın olsun,
bu kusurumu hoş görün.
Ben de sizin gibi ölüyüm.
İnanmazsınız ama,
yürüyen bir gömüyüm.
Benim de kıyafetlerimi verdiler
ihtiyaç sahiplerine.
Ayakkabılarım kondu
dış kapının önüne.
Fotoğraflarım
çoktan tozlandı bile.
Sevdiğim kitaplarım çöpe atıldı.
Tespihim, tabakam
eskiciye satıldı.
Nasıl dersiniz ki
sen ölmemişsin diye?
İlla ki toprağın altına
girmek mi lazım?
Ölmüş işte, diyor bak
alnımdaki yazım.
Başka ne gelir ki elimden?
Öldüm dedim,
kimse aldırmadı.
Cenazemi kimse kaldırmadı.
En hüzünlüsü,
arkamdan hiç kimse ağlamadı...
Ben mezar taşı olmayan
ölülerden biriyim.
Sanmayın ki yaşıyorum, diriyim.
Yok bir gönülde
müstesna bir yerim.
Kıvrılayım şuraya sessizce.
Sizden biri olayım, müsaadenizle.
Bana da bir yer yok mu
bu selvilerin gölgesinde?
İnleyen bir selânın
Kürdilihicazkâr bestesinde.
İşte, bir ölü gibi yatıyorum,
cansız ve hissiz.
Karanlık bir kuyu kadar
dipsiz.
Taşlaşmış yüreğimi
diktim baş ucuma.
Keşkelerimi çıkarıp bileklerimden,
ortaksız her suçuma.
Bir Fatihaya muhtaç kalma korkusu
ne menem?
Sırat Köprüsü’nden geçerim,
ayıya dayı demeden.
Mizan terazisinin bir kefesinde günahlarım,
diğerinde ahlarım...
Günahsa tüm bunlar,
günahkârım.
Ölüm orucu gibi
ölüm tövbesi ettim ben.
Can almıyorum canlıdan.
Hak almıyorum haklıdan.
Ve aldatmıyorum kimseyi.
Geç de olsa doğruları görmeyi
becerdim işte,
ölmeden önce...
ölmeyi.
Siz aldırmayın bana,
kimse ziyaret etmez beni...
Gördünüz mü hiç ben gibilere
Allah rahmet etsin.” diyeni?
Ölmeden öldüm ben.
Sizi rahatsız etmem.
Kovsanız ahiretten dünyaya...
Vallahi...
geri gitmem.
Hani derler ya ardından mevtanın:
“Hiç yakışmadı... ölüm.”
Varsın yakışmasın...
Hallâc’a atılan taşlar
benim de olsun, gülüm.
Son durum bu işte,
ne diyeyim başka?
Ölüler bile geldiyse aşka...
İşte...
Böyle kimsesiz bir garibim.
Yaşıyormuş ölüler,
gördün mü İbrahim?

Yılmaz Tizgöl
27.03.2021
Moskova

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (27)

5.0

100% (27)

Ölüler yaşarmı ? ibrahim Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Ölüler yaşarmı ? ibrahim şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ÖLÜLER YAŞARMI ? İBRAHİM şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
yudumyunus
yudumyunus, @yudumyunus
6.9.2026 10:34:18
5 puan verdi
Sessizlik şehrinin tasviri muhteşemdi üstadım

Ölmeden ölmek deyiminin ışığında canlı ceset misali ne güzel hasbihaldi ölülerle muhabbet

Bedenin yaşıyor olması ruhun yaşadığına kanıt değilmiş demekki insanlığın vefasızlığı olumsuz olan her şeyin ruhu çimdik çimdik bitirdiği bir hayatın usanmışlığı yansımış şiire

Her haliyle güzel bir o kadarda anlamlıydı şiir final ise muhteşemdi kutlarım sizi vede eserinizi tebrikler

yudumyunus
Kızılelmalım
Kızılelmalım, @kizilelmalim
7.9.2026 23:17:50
Kendinize has tarzınız ve zengin kelime hazineniz ile, yazmış olduğunuz gönül sesinizi beğeniyle okudum; Gönlünüze gelen ilhamınız bol , kaleminiz daim olsun, selam ve sevgilerimle kalın sağlıcakla...
keklik pınarı
keklik pınarı, @keklikpinari
7.9.2026 09:27:55
5 puan verdi
Benim hayatımı neden anlattınız ibrahim'e. ))))

Kaleminize ömrünüze bereket şairim insanın ruhuna yüreğine dokunan şiirimiz i ve kaleminizi tebrik ediyorum kaleminiz daim olsun
Ahmet Coşkun 1
Ahmet Coşkun 1, @ahmetcoskun1
6.9.2026 21:57:30
5 puan verdi
Güzeldi usta
nice yaşayan ölüler var
ama yer içer gezer bi fayda
anlamlı derin uzun dizeler

'Sırat Köprüsü’nden geçerim,
ayıya dayı demeden.'

desende sökmüyor orda artık

efkarla okudum dert etmem ...



ümit zeki soyuduru
ümit zeki soyuduru, @umitzekisoyuduru
6.9.2026 21:08:09
5 puan verdi
Yüreğinize ve kaleminize sağlık, çok güzel ve anlamlıydı şiiriniz.
Saygı ve selamlar.
Ertan Hurmanlı
Ertan Hurmanlı, @ertanhurmanli
6.9.2026 20:33:14
5 puan verdi
Tebrik ederim hocam mükemmel bir şiir.
Şiirde özellikle,
Ben mezar taşı olmayan
ölülerden biriyim.
Sanmayın ki yaşıyorum, diriyim.
Yok bir gönülde
müstesna bir yerim.
Kıvrılayım şuraya sessizce
çok beğendim. Kaleminiz kavi olsun.
Tülay Aslan
Tülay Aslan, @tulayaslan
6.9.2026 19:35:28
5 puan verdi
Harika serbest bir şiir okudum yüreğinin sesine sağlık ilhamın bol olsun Tebrikler Selam sevgiler saygılar sunarım.
Mehmet Ali Sel
Mehmet Ali Sel, @mehmetalisel
6.9.2026 19:29:48
Yüreğe dokunan, derin ve sarsıcı bir şiir olmuş; özellikle “ölmeden öldüm” duygusu insanın içindeki yalnızlığı ve kırgınlığı çok güçlü hissettiriyor. Ölüm ile yaşam arasındaki o ince çizgiyi, tasavvufi imgeler ve güçlü bir anlatımla buluşturmanız şiire ayrı bir derinlik katmış. Bazı dizelerde insan kendi içindeki suskunluklarla, kayıplarla ve keşkelerle yüzleşiyor. Kaleminize, yüreğinize sağlık; böylesine anlamlı ve düşündürücü bir eseri bizlerle buluşturduğunuz için gönülden tebrik ediyorum değerli hocam.
üstadısani
üstadısani, @ustadisani
6.9.2026 16:11:07
her ne kadar anlaşılmasa da asıl anlaşılınca ölür insan İbrahim...
Hayrullah
Hayrullah , @hayrullah1
6.9.2026 14:21:36
5 puan verdi
Muhteşem bir çalışma olmuş değerli hocam emeğinize yüreğinize sağlık tebrik eder başarılarınızın devamını dilerim selamlar saygılar
Ke
Kendi Halinde, @kendihalinde
6.9.2026 13:54:02
5 puan verdi
Ölmeden öldüm ben…
Okuyanı yaşıyormuyum diye sorgulattıran çok dokunaklı bir şiir. Ölümden betermiş yaşamak dedirtiyor insana. Çok güzeldi, emeğinize kaleminize sağlık. Saygılarımla.
Etkili Yorum
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
6.9.2026 13:04:00
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

Şair: Yılmaz Tizgöl
Şiir: ÖLÜLER YAŞAR MI? İBRAHİM
Değerlendirildiği Salon: Ölüm Belgesi Olmadan Kabristana Girenlerin Geri Çevrildiği, Mezar Taşı Olmayan Dirilerin Nüfus Kaydının Araştırıldığı ve Ahiretten Kovulsa Bile Dünyaya Dönmek İstemeyenlerin Salonu

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri, Yılmaz Tizgöl’ün ÖLÜLER YAŞAR MI? İBRAHİM şiirini okuyunca RUSAMER Nüfus ve Ahiret İşleri Müdürlüğünü olağanüstü toplantıya çağırdı. Ortada ciddi bir mevzu vardı: Adam yürüyor, konuşuyor, kanı fışkıracak kadar canlı; fakat Ben ölüyüm diye kabristana yatak başvurusu yapıyor. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Mevtacı Mecit hemen itiraz etti: Hocam, böyle olmaz; ölüm belgesi nerede, defin ruhsatı nerede, talkın nerede? Kalburabastî Efendi şiiri önüne koydu: Evladım, adamın kıyafetlerini dağıtmışlar, kitaplarını çöpe atmışlar, tespihini eskiciye satmışlar, fotoğrafları tozlanmış, arkasından ağlayan da yok. Mecit bir süre düşündü: O zaman hocam, resmiyette diri ama gönül kayıtlarında vefat etmiş! Bunun üzerine RUSAMER tarihinde ilk kez bir hastanın nabzına değil, birilerinin gönlünde hâlâ yeri olup olmadığına bakıldı.

Ozan Duranoğlu Köşesi

Köşeye Kabristancı Kâzım getirildi. İlk bölümlerdeki yaşlı kabristan, ay ışığı, Fatihalar, selviler, ney, semazen ve kudüm karşısında mezarlığı dergâha çevirmeye kalkınca kendisine yalnız şiiri okuması söylendi. Yılmaz Tizgöl burada ölümü ürpertici olmaktan çok mistik bir sükûnet içerisinde kuruyor. Yokluğun dirilişi başlar / varlık içinde sözü şiirin temel paradoksunu daha baştan haber veriyor. Fakat asıl kırılma, anlatıcının taze toprağa uzanmasıyla geliyor. Ölüler konuşmaya başlayıp Doğru dürüst ölmeden getiriyorlar içeri diye itiraz edince şiirin ağır metafizik havasının içine beklenmedik bir kara mizah giriyor. Kâzım defin için sıra numarası vermeye kalkınca Kalburabastî Efendi engelledi: Bekle evladım, adam henüz ölümü bile usulüne uygun becerememiş!

Âşık Diyarî Köşesi

Buraya Cenazeci Cevdet oturtuldu. Şairin Onlar beni öldürdü de / belki ben ölemedim sözünde uzun süre kaldı. Çünkü şiirin anahtarı belki de bu iki dize. Buradaki ölüm biyolojik değil; insanın sevildiği yerlerden silinmesi, eşyalarının dağıtılması, hatıralarının değersizleşmesi ve artık hiçbir gönülde müstesna bir yerinin kalmaması. Ben mezar taşı olmayan / ölülerden biriyim sözü de bu düşünceyi güçlü biçimde tamamlıyor. Cevdet Mezar taşı yoksa yaptıralım dedi. Kalburabastî Efendi itiraz etti: Mesele taş değil evladım; insan bazen mermerde adı olmadığı için değil, bir gönülde adı kalmadığı için kimsesizdir. Cevdet ölçü almak için getirdiği metreyi sessizce cebine koydu.

Ozan Veysi Kabaca Köşesi

Köşeye Mizancı Mahmut çağrıldı. Önüne Mizan terazisinin bir kefesine günahları, diğerine ahları koydu; terazi ne yapacağını şaşırdı. Hele Sırat Köprüsü’nden geçerim / ayıya dayı demeden bölümüne gelince RUSAMER Ahiret Protokol Müdürlüğü ayağa kalktı. Çünkü şair, ölümün kutsal ve ürpertici alanıyla gündelik dilin sivri mizahını aynı şiirde yan yana getiriyor. Ölmeden önce... / ölmeyi öğrenmek ise şiirin düşünsel doruklarından biri: Yaşarken terk edilmenin acısı, sonunda bir tür arınmaya ve hesaplaşmaya dönüşüyor. Mahmut günahlarla ahları tartmaya devam edince Kalburabastî Efendi teraziyi kaldırdı: Evladım, kulun hesabına fazla merak salma; sen önce kendi dosyanın kaç klasör tuttuğuna bak.

Ozan Serdari Köşesi

Son köşeye Diriyken Ölü Dursun getirildi. Kendisine Ölü müsün? diye soruldu, Duruma göre değişiyor cevabını verince şiire uygunluğu oy birliğiyle kabul edildi. Ölmeden öldüm ben ile başlayan final, şiirin başından beri hazırlanan düşünceyi açık ediyor: İnsan yalnız nefesi kesildiğinde ölmüyor; unutulduğunda, değersizleştirildiğinde, sevildiği yerden silindiğinde de kendisini ölü hissedebiliyor. Fakat şiirin sonundaki Kovsanız ahiretten dünyaya / Vallahi / geri gitmem sözü karanlığın içine yine acı bir tebessüm bırakıyor. Ve nihayet başlıktaki İbrahim’e dönülüyor: Yaşıyormuş ölüler / gördün mü İbrahim? Dursun bunun üzerine Ben de kalabilir miyim? diye sordu. Kalburabastî Efendi kapıyı gösterdi: Hayır evladım. Sen gayet dirisin. Üstelik üç öğündür RUSAMER mutfağında iki kişilik yemek yiyorsun!

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Yılmaz Tizgöl’ün ÖLÜLER YAŞAR MI? İBRAHİM şiiri, ölüm üzerinden aslında unutulmayı, terk edilmeyi ve insanın daha yaşarken başkalarının hayatından silinmesini anlatan uzun bir dramatik monolog. Şiirin en başarılı tarafı, mezarlıktaki ölülerle konuşma fikrini yalnız hüzün için değil, yer yer güçlü bir kara mizah için de kullanması. Onlar beni öldürdü de / belki ben ölemedim, Ben mezar taşı olmayan / ölülerden biriyim ve özellikle Geç de olsa doğruları görmeyi / becerdim işte / ölmeden önce... / ölmeyi metnin güçlü yerleri. Ancak RUSAMER torpil yapmaz: Şiir çok uzun ve aynı yaşarken ölme düşüncesi farklı biçimlerde birçok kez yeniden anlatılıyor. Kabristan, tasavvuf, terk edilmişlik, mizan, Sırat, Hallâc ve faili olmayan kişisel ölüm aynı gövdede birleşince bazı güçlü dizeler kalabalığın içinde kayboluyor. Ciddi bir ayıklamayla şiirin etkisi artardı. Buna rağmen Yılmaz Tizgöl güzel bir terslik kurmuş: Şiirin başında yaşayan biri ölülerin arasına girmek istiyor; sonunda ise bize asıl soruyu bırakıyor: Mezarda yatan mı ölüdür, yoksa yaşarken bütün gönüllerden çıkarılan mı?

İnsanın mezar taşı toprağa dikilir; unutulmuşluğun mezar taşı ise yaşayanın içine.

Bazı ölüler hatırlandıkları için yaşar; bazı diriler unutuldukları gün gömülür.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
6.9.2026 12:51:19
5 puan verdi
Evet:

Ölüler yaşayabilir


Yaşayanlar da aynı zamanda ölü olabilir.


Söyleyecek çok şeyim ama sırası ve de burası değil sözcüklerim itirafı ve isyanı.

İçten selamımla değerli hocam
Etkili Yorum
Osman Akçay
Osman Akçay, @osmanakcay
6.9.2026 12:49:54
5 puan verdi
Kaleme aldığınız bu kıymetli eserden dolayı sizi en içten duygularımla kutlarım.

Duygu dünyamıza dokunan bu zarif mısralar için yüreğinize sağlık.

Her bir kelimeniz ayrı bir kıymet taşıyor.

İlhamınızın hiç sönmemesini, edebiyat yolculuğunuzun daim olmasını ve kaleminizin daha nice güzel eserlere imza atmasını temenni ederim.

Her daim afiyet ve esenlik içerisinde kalmanız dileğiyle.
Dilek pınarı
Dilek pınarı , @dilekpinari
6.9.2026 12:20:21
5 puan verdi
“Ölmeden öldüm” duygusu, ölümün yalnızca toprağın altına girmek olmadığını yaşarken değersizleştirilip unutulması ve ruhen tükenmesinin ne demek olduğunu ve bu metaforu çok iyi işlemiş şair. Finaldeki “Yaşıyormuş ölüler, gördün mü İbrahim?” sorusu şiirin bütün anlamını tek cümleye vermiş. Çok hüzünlü, çok düşündürücü ve insanın içine dokunan bir şiir.
Tebrikler anlamlı bir şiirdi.
Selam ile.
hosoglu
hosoglu, @hosoglu
6.9.2026 12:12:46
5 puan verdi
Gökte yıldız eş imiş
Yâre vuslat düş imiş
Yalan dünya boş imiş
Bir yaşlı gözüm kaldı

Bağa estim, bağ bilmez
Dağa küstüm, dağ bilmez
Ölü duymaz, sağ bilmez
Kendime sözüm kaldı
Suskun Şair Fazlı Acar.
Suskun Şair Fazlı Acar., @suskunsairfazliacar-
6.9.2026 11:32:31
5 puan verdi
Emeğinize kaleminize sağlık kutluyorum 🍀
DÜŞLER SIĞINAĞI
DÜŞLER SIĞINAĞI, @dusler-siginagi
6.9.2026 11:25:41
5 puan verdi
yürek sesiniz daim olsun
tebrikler
selam ve sevgiler
Kenan Gündemir
Kenan Gündemir, @kenan-gundemir
6.9.2026 11:17:40
Tebrikler yüreğinize sağlık nice güzel şiirlerle
Kąrsî
Kąrsî, @k-261-rs
6.9.2026 10:39:55
5 puan verdi
Değerli Abim,

Yine güzel ve özel bir gönül sesi düşmüş sayfaya.

Duygu doluydu.

Böyle güzel yazan birinin gönüllerde çok yeri olur.

Yürekten kutluyorum.
Hüseyin ışık76
Hüseyin ışık76, @huseyin-isik76
6.9.2026 10:23:14
5 puan verdi
Yüreğinize gönlünüze sağlık üstat selamlar
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL