İyi çalışan, sık gülen ve çok seven başarıyı elde eder
Aygün Deniz
Aygün Deniz

AĞLAYAN AĞAÇ

Yorum

AĞLAYAN AĞAÇ

( 13 kişi )

5

Yorum

25

Beğeni

5,0

Puan

174

Okunma

AĞLAYAN AĞAÇ

Bazen hüzün teline mi dokunuyor bilmem zaman
Ağlayan sokaklar
Belki de sebep sonbahar




Bu sıralar her şey ağlatıyor beni
Okuduğum haberler
Bir kedinin katledilmesi
Kaybolan çocuklar ve çığlıkları
Ve, başka bir kedinin
Denize ekmek atıp balık tutması
Değişmesi mevsimlerin
Güneşin doğuşu, batışı bir de
Neden Allah’ım
Ağlatıyor her şey beni

Eflatunlar giymese karanlık gece
Gece dönse eski mevsimlere
Sevecektim belki de, masalsı diye
Güneş doğmasa, pencereme her sabah
Beklediğim yağmurlar artık yağmasa
Dört mevsim benim dünyamda, dönerse güze
Hiç bir şey kalmasa paylaştığımız
Unuttum diyeceğim, unuttum hatıraları

Unutulsa yaşadığım o renkli düşler
Renkle hayallerle dolu çocukluk düşleri
Unutsak geçen zamanları, gidenleri bir de
Kalbim hep hatırlasa, çarpan hikayeleri
Uzaklarda artık biri hiç ağlamasa
Unuturum belki hatıraları
Hatıramdaki renkli düşleri

Gözlerim gözlerini görmemiş olsa, bilmeseydi aşkını
Saçlarımda dinlenmeseydi rüzgarlar
Yıldızlar yitip gitmeseydi sabahları
Deniz, yitirmiş artık umut mavisini de
İşte o yüzden ağlarım bazen ben
Unuttum desem de ; adını, şarkını, gözlerini
Her sayfada sen diye, yazdığım mektubunu
Unuttum vallahi desem de, diyebilsem de
Duyar inanır mıydın ?
Sanmam
Bir tanem

Gittin ya
Bir güz yaprağı gibi soldu umutlarım
Acımasız neşter attın, tüm duygularıma
Keder yağmurları yağıyor şimdi pencereme
Sana tüm mektuplarım
Ve de sensizliğimi
Şiirlerimle paylaşıyorum
Tükeniyorum bil ki göz yaşı göllerinde
Saçlarımda acımasız rüzgarlar
Hüzün kuşları ile söylüyorum şarkıları
Cam kesiği umutlarım canımı yakıyor

Bilsen
Bu sıralar şarkımız susmuyor akşamlarda
Duyuyor mu yüreğin, yüreğimdeki sessiz çığlığı
Ben, hüzün şairi Aygün Deniz
Kırıldı dallarım, hep kırık !
Ayrılığında yitti gözlerin
Ben se yalnızlığımın ikiz kardeşi !

Günay Koçak

6 / 09 / 2026

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (13)

5.0

100% (13)

Ağlayan ağaç Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Ağlayan ağaç şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
AĞLAYAN AĞAÇ şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
6.9.2026 01:12:15
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

Şair: Günay Koçak
Şiir: AĞLAYAN AĞAÇ
Değerlendirildiği Salon: Kediden Balığa, Güneşten Yağmura Her Şeyin Gözyaşına Bağlandığı, Hatıraların Unutuldum Deyip Israrla Geri Döndüğü ve Kırık Dalların Duygusal Budamaya Alındığı Salon

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri, Günay Koçak’ın AĞLAYAN AĞAÇ şiirini okuyunca RUSAMER’in çatısının aktığını sandı. Meğer çatı sağlam, şiir ağlıyormuş. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Sulukgözlü Süleyman ilk bölümdeki kediye ağladı, kayıp çocuklara ağladı, mevsimlere ağladı, güneş doğunca ağladı, batınca bir daha ağladı; denize ekmek atıp balık tutan kediye gelince hem ağlayıp hem güldüğü için hangi servise yatırılacağına karar verilemedi. Kalburabastî Efendi nihayet masaya vurdu: Evladım, şiirin adı Ağlayan Ağaç; sen bütün ormanı su altında bıraktın! Ardından RUSAMER’e üç koli mendil sipariş edildi. Muhasebe itiraz edince masrafın Günay Koçak’ın duygu bütçesinden karşılanmasına karar verildi.

Ozan Dermani Köşesi

Köşeye Unuttumcu Ulvi getirildi. Adam her beş dakikada bir Ben unuttum diyordu fakat neyi unuttuğunu isim, tarih ve saat vererek anlatıyordu. Şiirin ikinci ve üçüncü bölümlerinde de aynı paradoks belirgin: Şair unutmak istiyor fakat unutmak istediği şeylerin bütün ayrıntılarını sıralıyor. Eski mevsimler, yağmurlar, çocukluk düşleri, gidenler, hatıralar... Aslında unutamamanın en kuvvetli belirtilerinden biri sürekli unuttum deme ihtiyacıdır. Ulvi’ye bunu anlatınca Ben zaten onu unutmuştum dedi. Kalburabastî Efendi dosyasına tek cümle yazdı: Bunun hafızasında sorun yok; inkâr bölümünde yoğunluk var.

Ozan Avanoğlu Köşesi

Buraya Hatıracı Hayri oturtuldu. Gözler, saçlarda dinlenen rüzgârlar, yıldızlar, denizin umut mavisi, ad, şarkı ve mektup karşısında bir hatıra envanteri çıkarmaya başladı. Hele Unuttum vallahi desem de bölümüne gelince RUSAMER Yemin İşleri Müdürlüğünü çağırmak istedi. İzin verilmedi. Çünkü şiirde yemin bile unutmanın kanıtı değil, unutamamanın itirafına dönüşüyor. Duyar inanır mıydın? / Sanmam / Bir tanem geçişi ise uzun imge zincirinin ardından gelen yalınlığıyla dikkat çekiyor. Hayri Bir tanem hâlâ deniyorsa dosya kapanmamıştır deyince Kalburabastî Efendi ilk defa bir sakinin teşhisine dokunmadı.

Âşık Vebali Köşesi

Köşenin sakini Budamacı Bekir, Gittin ya sözünü görünce makası kaptı; kırılan dalları budayacağını sanıyordu. Fakat güz yaprağı, neşter, keder yağmurları, gözyaşı gölleri, acımasız rüzgârlar, hüzün kuşları ve cam kesiği umutlar art arda gelince makası bıraktı: Hocam, burada dal değil bütün mevsim yaralı! Şiirin duygusal şiddeti özellikle bu bölümde yükseliyor. Ancak tam burada şiirin zaafı da belirginleşiyor: Acı çok gerçek olsa da onu taşıyan imgelerin sayısı fazlalaşıyor. Her dize hüznü biraz daha büyütmeye çalışınca bazı imgeler birbirinin etkisini azaltıyor. Bekir’in bütün ağacı aynı anda budamaya kalkması yasaklandı; fakat şiire birkaç dal seyrekleştirmesinin iyi gelebileceği tutanağa geçirildi.

Ozan Delibal Köşesi

Son köşeye İkiz İdris alındı. Ben se yalnızlığımın ikiz kardeşi! dizesini okuyunca nüfus müdürlüğüne gidip yalnızlığın kimlik numarasını sormuş; oradan doğruca RUSAMER’e gönderilmişti. Şiirin finalinde kırılmış dallarla şiirin başlığı nihayet birbirine bağlanıyor: Ağlayan ağaç, giderek şairin kendisine dönüşüyor. Ancak Ben, hüzün şairi Aygün Deniz ifadesi dikkat çekiyor; şiirin altında Günay Koçak imzası bulunduğu için burada Aygün Deniz bir mahlas, şiirsel benlik ya da başka bir gönderme ise açıklık kazanması metni daha anlaşılır kılabilir. İdris’e gelince yalnızlığın ikiz kardeşini bulamadık ama kendisini odasına gönderirken kapıda iki kişilik terlik bırakıldı. Tedbir bizden, yalnızlık Allah’tan.

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Günay Koçak’ın AĞLAYAN AĞAÇ şiiri yalnız bir ayrılığı değil, duyarlılığın taşma hâlini anlatıyor. Başlangıçtaki kedi, kayıp çocuk, mevsim, güneş gibi birbirinden farklı olaylara aynı hassasiyetle tepki verilmesi, kişisel acının dünyadaki bütün acılara açıldığı izlenimini veriyor. Şiirin en güçlü damarı ise unutmak istemekle hatırlamaktan vazgeçememek arasındaki çatışma. Başlıktaki ağaç imgesi finalde kırılan dallarla yerine oturuyor. Buna karşılık şiir oldukça uzun; yağmur, rüzgâr, yıldız, hüzün, gözyaşı, umut, mektup ve kırılma imgelerinin sık tekrarı yer yer duygu yoğunluğunu artırmak yerine seyreltiyor. Bir miktar ayıklama şiiri ciddi biçimde güçlendirirdi. Duyar inanır mıydın? / Sanmam / Bir tanem gibi yalın bölümlerin etkisi, şiirin önemli bir ipucunu da veriyor: Günay Koçak’ın acısı zaten yeterince kuvvetli; her dizede onun üzerine bir imge daha koymasına gerek yok.

İnsan gerçekten unuttuğunu anlatmaz; anlatıyorsa hatıra hâlâ içeride bir yerde nefes alıyordur.

Bazı ağaçlar sonbaharda yapraklarını değil, hatıralarını döker; en ağır olanlar da dalda kalanlardır.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
Etkili Yorum
Osman Akçay
Osman Akçay, @osmanakcay
6.9.2026 12:42:32
5 puan verdi
Kaleme aldığınız bu kıymetli eserden dolayı sizi en içten duygularımla kutlarım.

Duygu dünyamıza dokunan bu zarif mısralar için yüreğinize sağlık.

Her bir kelimeniz ayrı bir kıymet taşıyor.

İlhamınızın hiç sönmemesini, edebiyat yolculuğunuzun daim olmasını ve kaleminizin daha nice güzel eserlere imza atmasını temenni ederim.

Her daim afiyet ve esenlik içerisinde kalmanız dileğiyle.
Kızılelmalım
Kızılelmalım, @kizilelmalim
6.9.2026 10:24:36
5 puan verdi
Harika duygularınızla yazmış olduğunuz gönül sesinizi beğeniyle okudum; hislenen kalbiniz, yazan kaleminiz dert görmesin, selâm ve sevgilerimle Allah'a emanet ol...
se
sedat hünker, @sedathunker
6.9.2026 08:09:10
5 puan verdi
Çok güzel şiir sevgiler saygılar selamlar sağlıcakla kal allahın selameti üstüne olsun
Etkili Yorum
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
6.9.2026 06:15:46
5 puan verdi
Kaybın, özlemin ve hassasiyetin yükünü derin bir içtenlikle taşıyan, çok dokunaklı bir duygu aktarımı.

Şiir boyunca dünyanın ve doğanın tüm ayrıntılarına karşı derinleşen o aşırı duyarlılık, aslında arkanızda bıraktığınız (ya da sizden giden) o büyük bağın açtığı boşluktan besleniyor. İnsan kalbi yaralandığında, dünyadaki her küçük acıya da her küçük güzelliğe de aynı açık yara üzerinden dokunuyor.

​Şiirin öne çıkan güçlü yönleri ve hissettirdikleri:
​İmge Geçişleri ve Bütünlük: Başlardaki toplumsal ve doğaya dair hassasiyetin (haberler, kediler, değişen mevsimler), sonlara doğru aşka, vedaya ve kişisel yalnızlığa bağlanması tematik bütünlüğü çok iyi kurmuş.

"Ben se yalnızlığımın ikiz kardeşi" ve "Cam kesiği umutlarım canımı yakıyor" gibi dizeler, duygunun ağırlığını okuyucuya doğrudan hissettiren son derece vurucu imgeler.

​"Ben, hüzün şairi Aygün Deniz" mısrasıyla şiiri kişisel bir imzayla mühürlemeniz, metne klasik ve samimi bir kabadayı/ozan havası veriyor.
​Hüznünüzü ve kırgınlığınızı bu kadar duru, akıcı ve poetik bir dille kağıda dökebilmiş olmanız çok kıymetli.

Yüreğinize ve kaleminize sağlık.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL