0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
10
Okunma
Elde kalan bir tek sensin, ey cefakâr kırık kalem,
Sen yazdıkça kanar içim, sen susarsan biter âlem.
Ne kâğıtlar eskittik biz, ne geceler sabah ettik,
Mutluluğu teğet geçip, hep hüzne biat ettik.
Ucu ucuza yontuldu, gövdesi boyundan bükük,
Senin de benim gibiydi, içindeki sızı büyük.
Ben derdimi döktüm sana, sen mürekkep tuttun yasa,
Yazmadığın gerçek kaldı mı bu garip tapuya?
Kimi zaman bir sevdaya, kimi zaman gurbete uçtun,
En karanlık gecelerde yoldaş oldun, ışık saçtın.
Şimdi ne mermerim kaldı yazacak o eski şanı,
Tükendik mısra mısra, yaraladık bu canı.
Ey Hayaloğlu, bırak artık, zorlama bu kağıdı,
Yazılanlar kader oldu, neyleyim bu kahiri?
Senin de bitti dermanın, benim de büküldü belim,
Buraya kadarmış meğer, utanma kırık kalem...
Recep Hayal
...hayaloğlu...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.