2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
128
Okunma

Topaç döner toprakta, neşemiz taşardı,
Çelik çomak oynarken, yüzler gülerdi,
Körebe koşardık biz, dar sokak içinde,
Saklambaç kurardık, akşam serinliğinde.
Sabah ezanıyla, başlardı şen oyun,
Gün akşama varınca, dinmezdi coşkumuz,
Bir misket uğruna da, yarışırdık hep biz,
Annem seslenince de, eve dönerdik hemen.
Dut ağacı altında, düşler kurardık hep,
Bir tas su serinletir, susayan gönüller,
Bir parça ekmek ile, doyardı yürekler,
Küçücük ev içinde, büyürdü sevinçler.
Ne para bilirdik biz, ne dünya hırsını,
Oyuncak istemezdik, dükkân vitrininden,
Elimizde az olan, paylaşılırdı hemen,
Dostluk filizlenirdi, her küçük yürekte.
Akşam yıldızlarıyla, gökleri seyrederdik,
Yorgun düşsek de yine, kahkaha atardık,
Annemizin sesiyle, geceler canlanırdı.
Haydi oğlum, gel! derdi, kapıya koşardık.
Şimdi eski sokaklar, sessizliğe büründü,
Çocukların sesleri, uzaklarda kayboldu,
Mazinin her anısı, gönlümde ışık oldu,
Eski güzel günlere, özlem içim doldurur.
Yıllar su gibi aktı, baharımız savruldu,
Nice güzel yüzlerin, izi kaldı gönülde,
Çocukluk günlerinin, kokusu tükenmedi,
Hatıralar gönlümde, bir yıldız gibi kaldı.
Hudayî der, çocukluk, cennet imiş meğer,
Topaç, çelik çomakla, şenlenirmiş sokak,
Bir dostun güzel gülüşü, dünyalara bedeldi,
Ne güzel günlerdi ah, dönmez artık o çağlar.
02.09.2026//KIRIKKALE
HİDAYET DOĞAN OSMANOĞLU
TC.KÜL.VE TURİZM BAK.HALK ŞAİRİ
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.