Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar çirkindir. eflatun
Nurgül KAYNAR YÜCE
Nurgül KAYNAR YÜCE

BU DEVRAN

Yorum

BU DEVRAN

( 5 kişi )

5

Yorum

10

Beğeni

5,0

Puan

104

Okunma

BU DEVRAN

BU DEVRAN

BU DEVRAN

Ben bu devre uyamadım
Uyanların olsun devran
Geçmişime doyamadım
Doyanların olsun devran

El kadarcık sabilere
Suçsuz, masum babalara
Vicdansızca bebelere
Kıyanların olsun devran

Özünden uzak köylerin
Örf adet bilmez toyların
Estetik olan bayların,
Bayanların olsun devran

Âlimi gömüp derine
Cahiller bilge görüne
Merkebi adam yerine
Koyanların olsun devran

Terlemeden hiç alını
Gezer salını salını
Eşkere devlet malını
Soyanların olsun devran

El sırtından satıp caka
Kara der tertemiz aka
Diplomasız beyaz yaka
Giyenlerin olsun devran

Çalışmaya yeltenmeden
Maaş alır atanmadan
Kul hakkını utanmadan
Yiyenlerin olsun devran

Nurgül şaşar iş bu hâle
Kayıp giden istikbâle
Koyu karanlığı hâle
Sayanların olsun devran.

Nurgül KAYNAR YÜCE/ K. MARAŞ
31 Ağustos 2026

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Bu devran Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Bu devran şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BU DEVRAN şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Mehmet  Küçükosmanoğlu
Mehmet Küçükosmanoğlu, @mehmetkucukosmanoglu
31.8.2026 23:11:29
5 puan verdi
Çok manalı bir şiir kaleminiz daim olsun gönlünüze yüreğinize sağlık hocam
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
31.8.2026 22:47:41
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

Şair: Nurgül Kaynar Yüce
Şiir: BU DEVRAN
Değerlendirildiği Salon: Devrana Uyamayıp Arızanın Kendisinde mi Yoksa Devranda mı Olduğunu Anlamaya Çalışanların Toplu Ayar Kontrolü Salonu

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri bu defa salona elinde eski model kocaman bir ayar düğmesiyle girdi. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden biri düğmeyi görünce sevindi: Efendim, sonunda sizi de bu devre uyarlayacağız galiba! Kalburabastî Nurgül Kaynar Yüce’nin BU DEVRAN şiirini masaya bıraktı: Önce devranı cihaza bağlayacağız evladım. Sakin şaşırdı: Niye? Efendi ilk dizeyi gösterdi: Nurgül Hanım Ben bu devre uyamadım diyor. İnsan bir devre uyamıyorsa iki ihtimal vardır: Ya insanda arıza vardır ya devirde. Şiiri okuyunca servis raporu çıktı. Sakin heyecanlandı: Sonuç ne efendim? Kalburabastî düğmeyi cebine koydu: İnsanı kurcalamayın. Devrın ayarı kaçmış!

Ozan Serdari Köşesi

Âlimi gömüp derine, Cahiller bilge görüne, Merkebi adam yerine, Koyanların olsun devran dizeleri okununca RUSAMER Liyakat Komisyonu olağanüstü toplandı. Görevli listeyi getirdi: Efendim, âlim aşağıda, cahil yukarıda; merkebin de makam odası hazır. Kalburabastî sordu: Bu sıralamayı kim yaptı? Kafası patlak, fikri şaplak sakinimiz cevap verdi: Liyakat esasına göre efendim! Kalburabastî irkildi: Hangi liyakat? Sakin açıkladı: Kimin kimi tanıdığına göre! Efendi dosyayı kapattı: Tamam evladım, şiirin dördüncü kıtasını canlı olarak izledik. Nurgül Kaynar Yüce’nin hicvinin en keskinleştiği yerlerden biri burası. Bilginin değersizleşip cehaletin itibar kazanması, merkep benzetmesiyle sert ve doğrudan eleştiriliyor.

Ozan Çiçeklioğlu Köşesi

Terlemeden hiç alını, Gezer salını salını, Eşkere devlet malını, Soyanların olsun devran kıtasında RUSAMER Ter Ölçme Cihazı getirildi. Cihaz sakinimizin alnına tutuldu; sonuç sıfır çıktı. Kalburabastî kuşkuyla baktı: Hiç mi terlemedin evladım? Sakin gururla cevap verdi: Devlet işinde yorulmak yakışık almaz efendim! Efendi cihazı masaya bıraktı: Sen şiirin içine nereden girdin? Buradaki eleştiri, emeksiz kazanç ile kamu malına el uzatmayı aynı ahlaki bozulmanın parçaları olarak görüyor. Eşkere sözcüğü de önemli; şair kötülüğün artık gizlenmeye bile ihtiyaç duymadığı bir toplumsal rahatlıktan yakınıyor.

Ozan Delibal Köşesi

Çalışmaya yeltenmeden, Maaş alır atanmadan, Kul hakkını utanmadan, Yiyenlerin olsun devran dizeleri okununca RUSAMER Personel Müdürlüğü maaş bordrosuyla geldi. Kalburabastî listeye baktı: Bu adam burada çalışmıyor. Görevli cevap verdi: Evet efendim. Ataması da yok. Evet efendim. Peki niye maaş alıyor? Görevli omuz silkti: Sistem öyle uygun görmüş. Kafası patlak, fikri şaplak sakinimiz hemen yaklaştı: Efendim, boş kadro varsa ben de hiçbir şey yapmadan çalışabilirim! Kalburabastî gözlüğünü çıkardı: Hiçbir şey yapmadan çalışmak nasıl oluyor? Sakin cevap verdi: Bilmiyorum ama bazıları başarmış! Efendi şiiri gösterdi: Şairin itirazı zaten maaştan önce adalet duygusuna. Çünkü emeksiz alınan her ayrıcalığın görünmeyen tarafında hakkı yenmiş başka biri vardır.

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Nurgül Kaynar Yüce’nin BU DEVRAN şiiri, geleneksel halk şiirinin hiciv damarını güncel toplumsal meselelerle buluşturan sert bir taşlama. Her kıtanın sonunda tekrarlanan olanların olsun devran yapısı şiire hem güçlü bir nakarat hem de ironik bir vazgeçiş duygusu kazandırıyor. Şair aslında devranı başkalarına bırakmak istemekten çok, Böyle bir devrana ben ait değilim diyerek ahlaki mesafesini ilan ediyor.

Şiirin eleştiri alanı oldukça geniş: masumlara kıyılması, gelenekten uzaklaşma, görünüş tutkusu, cehaletin yüceltilmesi, liyakatsizlik, kamu malının kötüye kullanılması, sahte statü ve kul hakkı... Bu genişlik şiire güçlü bir toplumsal panorama kazandırırken bazı kıtalarda eleştirilerin birbirinden farklı alanlara hızla geçmesine de yol açıyor. Buna rağmen Âlimi gömüp derine / Cahiller bilge görüne / Merkebi adam yerine / Koyanların olsun devran kıtası, hem söyleyiş hem hiciv bakımından şiirin en güçlü bölümlerinden biri olarak öne çıkıyor. Son kıtadaki mahlas kullanımı ise halk şiiri geleneğiyle bağı kuvvetlendiriyor.

Kalburabastî Efendi devranın ayar düğmesini yeniden çıkardı.

Sakinimiz umutlandı:

Efendim, düzeltebildiniz mi?

Efendi düğmeyi sağa çevirdi.

Olmadı.

Sola çevirdi.

Yine olmadı.

Sakin sordu:

Makine mi bozuk?

Kalburabastî başını salladı:

Makine sağlam evladım. Vicdan bağlantısı kesilmiş.

Nasıl tamir edeceğiz?

Efendi şiiri önüne koydu:

Âlimi yerine koyacaksın, emeğin hakkını vereceksin, kul hakkından korkacaksın, akı kara diye satmayacaksın.

Sakin ürktü:

Efendim, bunun daha kolay bir tamiri yok mu?

Kalburabastî mührü bastı:

O kolay yolu araya araya zaten bu devrana geldik evladım!

Sonra dosyanın altına iki cümle yazdı:

Bozuk bir devrana uyum sağlayamamak bazen kusur değil, insanın vicdanının hâlâ çalıştığının işaretidir.

Devir değişir, devran döner; fakat kul hakkının terazisinde makamın da paranın da torpili yoktur.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
31.8.2026 21:08:32
5 puan verdi
Merhaba değerli kalem
Eser, gayet güzeldi
Biz de okuduk, kutladık ve alkışladık yazdıran yüreği, yazan kalemi ve şiiri
Nice güzel şiirlerde buluşmak dileklerimle
Şiirle kal, sevgiyle kal, sağlıkla kal ve de hoşça kal
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
31.8.2026 14:45:21
5 puan verdi
toplumsal ve ahlaki değerlerin yozlaşmasına, haksızlığa, liyakatsizliğe ve cehaletin el üstünde tutulmasına karşı duyulan derin sitem ile bu bozulan dünya düzenini reddediştir.
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
31.8.2026 13:18:51
Çağın değer kaybına, adaletsizliğine ve emeğin yerine çıkarın geçmesine duyduğu tepkiyi cesurca dile getirmiş Nurgül hanımefendi. “Âlimi gömüp derine, cahiller bilge görüne” dizeleri, bilginin değersizleştirilip cehaletin yüceltildiği düzeni çarpıcı biçimde eleştiriyor. Devlet malını soyanlardan çalışmadan kazanç sağlayanlara uzanan örnekler, şiirin toplumsal vicdanını ve adalet arayışını güçlendirmiş. Her bölümde yinelenen “Onların olsun devran” sözü ise bu bozuk düzene uymayı reddeden kararlı bir duruşun sesi olmuş.

Kutluyorum hanımefendi, kalbi selamlarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL