2
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
61
Okunma

sana büyük şehirlerden
ve sabah trenlerinden söz etmeliyim
vaktinde yetişmek isterken
kaybetti
insan
kendini
bak
bu beton bloklar
bu her sabah üstümüze kapanan
demir kapılar
hepsi benim o çok güvendiğim
uykusuz gecelerde verdiğim kararların eseri
kimse söylemedi
bu koşturmanın sonunun
dört tuğla duvara çıkacağını
tuğla dediysem lafın gelişi
bildiğin kireç
bildiğin çimento
ve asbest kokusu
bir adam her gün aynı caddeden geçip
nasıl yabancılaşır bastığı kaldırıma
"biliyorum" diyordum
oysa sadece saatlerin kaçı gösterdiğini
sayıyormuşum
içimde bir memur huzursuzluğu
cebimde buruşuk makbuzlar
ve eksik üstleri
doğru bir yön arıyorum
tabelalar hep aynı meydanı
aynı kalabalığı gösteriyor
hangimiz daha çok sıkıştı
bu asansör boşluklarına
hangimiz daha yorgun
- batı dedikleri
akşamüstleri binaların camlarına vuran
o kirli sarı ışık
bir aldanışve her istasyon
biraz daha gecikmiş bir pişmanlığın
başlangıcı artık
bir kutlu iz falan kalmadı
bu egzoz dumanlarının
bu asfaltın üzerinde
herkes bir yerlere yetişiyor
herkes kendi gövdesini
bir yük gibi
taşıyor pazar yerlerinde
gel
oturalım seninle
şu kentin en gürültülü yerine
insanın kendi içine saklanması
en çok bu meydanlarda imkânsızlaşıyor
-çoktan tescil edilmiş birer nüfus kaydıyız
ve bu çıkışsız sokaklarda
hiç bitmeyen mesai saatlerinin
tam ortasında
bir göğe bakacak yerimiz kalmadıysa
suç ortağıyız
demektir
bu koca şehirle...
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.