10
Yorum
31
Beğeni
0,0
Puan
224
Okunma

Sen susuyorsun,
Saçlarında kırık can parçaları...
Anahtarlarını masaya bırakmıştın,
dün gibi aklımda,
Oysa masanın ayakları yoktu,
bunu herkes unuttu.
Bir gölün ortasında duran
o yalnız telgraf direği,
İçinden geçen kuşları
birer birer harfe çeviriyor.
Biz hangi caddeden geçsek
Arkamızda bir deniz tortusu...
Gökyüzü,
Terzilerin yanlış kestiği
bir lacivert kumaş,
Anlamı sökülmüş yelekler dikiyoruz
şimdi zamana.
Bir adam durmadan kalbini sayıyor...
Evlerin içindeki in in bitmeyen merdiven boşluğu,
Bizi birbirimize bağlayan tek sağlam halat artık:
Susmak...
Konuşursak,
kuşlar göç etmeyi büsbütün unutacak.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.