1
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
50
Okunma

Zaman götürüyor alıp ömrümü,
Elinden bir tek gün alamıyorum.
Yiyip bitiriyor çalıp ömrümü,
Heyhat ki yerimde kalamıyorum.
Eskiyor ruhumda yeni ne varsa,
Oturup ağlarım bir rüzgâr vursa.
Rüyalar önüme bir sofra kursa,
Gözümü kapatıp dalamıyorum.
Ömür duvarımdan taş düşer her gün,
Göz pınarlarımdan yaş düşer her gün.
Gönül otağında dert pişer her gün,
İçimden gelerek gülemiyorum.
Dümenim kırıldı, gemim yan yattı,
Zaman girdabında battıkça battı.
Gülün toprağında diken boy attı,
Kökü benden diye yolamıyorum.
Kırık pencereme bir kuş konmuyor,
Karanlık çökünce ışık yanmıyor.
Sabahtan çıkanlar akşam dönmüyor,
Yazıp da bir mektup salamıyorum.
Medet desem dostun eli nazlanır,
Muhabbet etmeye dili nazlanır.
Gönül sazım kırık, teli nazlanır,
Vefalı bir yaren bulamıyorum.
Hazan mevsiminde ağarır saçlar,
Hayat üçgeninde birleşmez uçlar.
Kervan yola çıkar, boştur avuçlar,
Âkıbet ne taraf bilemiyorum.
Her canlı nefsini düşünür beyler,
Hayat benim der de kaşınır beyler
Taş bile zamanla aşınır beyler
Nûrfânî’m huzurla ölemiyorum...
Nuriye Akyol
26/08/2026
Görsel alıntıdır
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.