0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
11
Okunma
Altay Dağları’nın dumanlı başı,
Rüzgârı fırtına, çakıldır taşı.
Gözünden düşerken vatan gözyaşı,
Yüreği yangınlı bir Osman Batur.
Tiyanşan üstünde ay doğmaz oldu,
Doğu Türkistan’ın bülbülü soldu.
Bozkurdun bağrına kederler doldu,
Suskun gecelere haykıran Batur.
Zalimler çökünce öz memlekete,
Milleti mahkûm etti felakete.
Göğsünü gererek her türlü dertte,
Tek başına dağda duran Batur.
Analar ağlar da evlatlar yasta,
Umutlar tükendi, gönüller hasta.
Ateşten gömleği giydi bir kasta,
Milletin acısını sarandır Batur.
Kürşad’ın ruhuyla kalktı ayağa,
Kanını akıttı yeşil yaprağa.
Canını adadı kutsal toprağa,
Özgürlük yolunda yanandır Batur.
Atının yelesi rüzgârla yarışır,
Ağlayan bebekler onunla barışır.
Gece karanlığı tanla karışır,
Karanlığı yarıp gelendir Batur.
Kefen saydı vatanın toprağını,
Bükmedi hiç kimse o bileğini.
Milletin en masum yüce dileğini,
Dualar içinde taşıyan Batur.
Darağacı kuruldu al meydanda,
Bir sızı duyuldu can ile canda.
Son nefes verilirken o an son andadır,
Yine de başını eğmeyen Batur.
Toprağa düşse de bir kez bedeni,
Unutmaz bu halk uğruna öleni.
Gözü yaşlı koyup gitti seveni,
Yüreğe kor gibi düşendir Batur.
Altaylar unutmaz evladını hiç,
Türklük davasıdır bu kutsal sevinç.
Yıllar geçse bile tükenmez bu güç,
Gönülde sönmeyen ateştir Batur.
Recep Hayal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.