0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
24
Okunma
Duvarlara anlattım sustuğun o dilleri,
Küllerinden savurdum yaktığın hayalleri.
Bir müebbet yemişim, firarım yok gözünden,
Senin için ödedim, bilsen bu bedelleri.
Şimdi hangi harabeye sığar benim feryadım?
Kendi ellerimle ben, umudumu bağladım...
Vur sineme hançeri, yaram kabuk tutmasın!
Bu vefasız dünyada, kimse beni sormasın.
Gözyaşımdan demledim hasretin girdabını,
Bırak kopsun kıyamet, sabahım ışımasın!
Sokaklarda gölgemle dertleşip duruyorum,
Hangi meçhule sapsam, bir uçurum buluyorum.
Merhameti unutmuş, taş kesilmiş yürekler,
Yaşarken defnedilmiş bir meftun oluyorum.
Şimdi hangi harabeye sığar benim feryadım?
Kendi ellerimle ben, umudumu bağladım...
Vur sineme hançeri, yaram kabuk tutmasın!
Bu vefasız dünyada, kimse beni sormasın.
Gözyaşımdan demledim hasretin girdabını,
Bırak kopsun kıyamet, sabahım ışımasın!
Sürgün yemiş bir ömür, hangi dağa sığınsın?
Prangalar pas tuttu, kader benden utansın.
Gökyüzümden çaldığın o yıldızlar şahidim,
Bana reva gördüğün bu karanlık yansın!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.