0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
36
Okunma
BEN GELDİM ANNE
Ben geldim anne.
Aç kapıyı.
Yıllar var aramızda,
adını koyamadığım
uzun, sessiz yıllar.
Yürüdüm.
Bir ömür kadar yürüdüm.
Kimi zaman kendime,
kimi zaman kendimden uzağa.
Şimdi kapındayım.
Ben geldim anne.
Saçlarıma zaman yağdı.
Ellerim yaşadıklarımı
birer çizgi gibi saklıyor.
Elli yedi yıl…
Bir insanın
hem çocukluğunu unutmasına,
hem annesini özlemesine
yetecek kadar uzun.
Ama bak,
seni görünce
hangi yaşımda olduğumu
unutuyorum.
Güneşimdin sen anne.
Bunu söylemek
neden bu kadar uzun sürdü,
bilmiyorum.
Belki insan
ışığın kıymetini
karanlık çoğalınca anlıyor.
Ben çok gece gördüm anne.
Sabahı olmayan geceler.
Kendi içimde
bir kapıyı çalıp
cevap beklediğim zamanlar oldu.
Sonra anladım:
Bazı kapılar
dışarıdan açılmıyor.
İnsan,
ömrü boyunca
annesine açılan yolu
kendi içinde taşıyor.
Ben o yoldan geldim.
Sana kırgınlığımı getirmedim.
Kırgınlık da yaşlanıyor anne.
Bir gün geliyor,
konuşacak hâli kalmıyor.
Geçmişi de getirmedim.
O, olduğu yerde kalsın.
Ben yalnızca
kalan ömrümü getirdim.
Ne kadar kaldıysa.
Biraz yorgun,
biraz eksik,
ama hâlâ senin evladın.
Aç kapıyı anne.
Bana bir şey sorma.
Nerelerdeydin deme.
Neden bu kadar geç kaldın deme.
Çünkü bazı dönüşlerin
cevabı olmaz.
İnsan bazen
yalnızca yorulduğu için döner.
Ben de yoruldum anne.
Dünyanın gürültüsünden,
insanların eksilttiği yerlerden,
güçlü görünmekten…
Biraz
evladın olmak istiyorum.
Başımı dizlerine koyup
hiç konuşmadan durmak.
Dışarıda ne olursa olsun,
bir süre
dünyanın beni bulamayacağı
bir yerde kalmak.
Ben geldim anne.
Aç kapıyı.
Bu kez
bir gece kalıp
sabah gitmeyeceğim.
Sende kalmaya
Siir
Zeyno can
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.