(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
İnsanın kendine, zamana ve dünyaya yabancılaşmasını halk şiirinin güçlü diliyle anlatmış Celil kardeşim. “Bir saate asır sığar / Ay yükünü güne yığar” dizeleri zamanın ruh üzerindeki ağırlığını çok güzel taşıyor. “Ömrüm hüzün değirmeni” sözü de şiirin bütün havasını tek dizede topluyor. Kutluyorum kardeşim, kalbi selamlarımla.
“Garip” şiirinizde insanın kendine, zamana ve hayata yabancılaşmasını öyle ince bir dille işlemişsiniz ki; her “garip” deyişinizde başka bir kapı açılıyor, başka bir hâle dokunuyor.
Dilin garip, yolun garip, hâlin garip derken mesele giderek gönle, akla, varlığa ve zamana uzanıyor. “Hem gamlıyım, hem neşeli” diyerek hayatın o tuhaf çelişkisini bir tek dizeye sığdırmanız ise ayrıca etkileyici.
Şiirin sonunda “Delibal”ın ölümüyle birlikte salın ve sinin bile garipleşmesi, baştan beri ördüğünüz yabancılık duygusunu tamamlıyor.
Sanki şiir boyunca kendini arayan insan, son durakta yine kendine ait ama bir o kadar da yabancı bir hâlle karşılaşıyor.
Kısacası bu şiirde “garip” olan yalnızca hâl değil; insanın kendisi, zamanı, aşkı, aklı ve hatta varoluşun ta kendisi…
Kaleminiz daim, gönlünüz her dem şiirden yana olsun ...🌿
Rabbim gönlünüze ferahlık, bedeninize sağlık versin. 🙏🏻🌿
Kaleminiz kelâmınız hiç susmasın; “garip” dediğiniz o hâller, nice güzel mısralara dönüşsün…
Şiirin garipliklerini tek tek sayınca doğrusu ben de şüpheye düştüm: Bu kadar garip aynı şiirde tesadüfen toplanmış olamaz.
Çok güzel yakalamışsınız. Garip burada yalnız aşkın düşürdüğü bir hâl değil; insanın zaman zaman kendisine, zamana, dünyaya ve hatta kendi aklına yabancılaşmasının da sözü. Bu nedenle gariplik dilden başlayıp yola, gönle, akla, zamana ve nihayet insanın son durağına kadar ilerliyor.
Hele Hem gamlıyım, hem neşeli dizesine dikkatiniz beni memnun etti. İnsan denilen varlığın en garip taraflarından biri belki de budur: Gülerken içinde bir sızı taşıyabilir, en hüzünlü zamanında küçücük bir şeyle tebessüm edebilir. Ruh hâli cetvelle ölçülmüyor.
Şiirin sonundaki sal ve sin meselesini de gözden kaçırmamışsınız. Delibal dünyada kendisini garip hissetmiş; belli ki tedbiri elden bırakmayıp ahirete giderken garipliğini de yanına almaya karar vermiş.
Güzel duanıza ayrıca gönülden âmin diyorum. Rabbim sizlere de sağlık, huzur ve gönül ferahlığı versin.
Kalem susmasın demişsiniz ya...
İnşallah susmaz. Çünkü anlaşılan Delibal'ın garipliği tedavi edilirse edebiyat zarar görecek. O yüzden şimdilik hastalığı kendi hâline bırakalım.
Şiirin içine böylesine dikkatle giren, sözcüklerin ardındaki anlamları gözeten güzel değerlendirmeniz ve içten dualarınız için çok teşekkür ediyorum Pakize Hanım.
Şiirin garipliklerini tek tek sayınca doğrusu ben de şüpheye düştüm: Bu kadar garip aynı şiirde tesadüfen toplanmış olamaz.
Çok güzel yakalamışsınız. Garip burada yalnız aşkın düşürdüğü bir hâl değil; insanın zaman zaman kendisine, zamana, dünyaya ve hatta kendi aklına yabancılaşmasının da sözü. Bu nedenle gariplik dilden başlayıp yola, gönle, akla, zamana ve nihayet insanın son durağına kadar ilerliyor.
Hele Hem gamlıyım, hem neşeli dizesine dikkatiniz beni memnun etti. İnsan denilen varlığın en garip taraflarından biri belki de budur: Gülerken içinde bir sızı taşıyabilir, en hüzünlü zamanında küçücük bir şeyle tebessüm edebilir. Ruh hâli cetvelle ölçülmüyor.
Şiirin sonundaki sal ve sin meselesini de gözden kaçırmamışsınız. Delibal dünyada kendisini garip hissetmiş; belli ki tedbiri elden bırakmayıp ahirete giderken garipliğini de yanına almaya karar vermiş.
Güzel duanıza ayrıca gönülden âmin diyorum. Rabbim sizlere de sağlık, huzur ve gönül ferahlığı versin.
Kalem susmasın demişsiniz ya...
İnşallah susmaz. Çünkü anlaşılan Delibal'ın garipliği tedavi edilirse edebiyat zarar görecek. O yüzden şimdilik hastalığı kendi hâline bırakalım.
Şiirin içine böylesine dikkatle giren, sözcüklerin ardındaki anlamları gözeten güzel değerlendirmeniz ve içten dualarınız için çok teşekkür ediyorum Pakize Hanım.
Bir saate asır sığar Ay yükünü, güne yığar Güneş bence boşa doğar Yılım garip, günüm garip
İilk iki dörtlüğe bakılınca garipliğin sebebi anlaşılıyor usta aşk insanı bozan garip bir hastalıktır başka sebep aramayın boşuna hastalığı bilelim ki ona göre tedavi edilsin değil mi teşhisim yanlış ise affola Ama bu harika şiirden anladığım bu benim ha bir dost tavsiyesi isterseniz bu gariplik güzeldir korkmayın daha da garip olacaksınız :) tebrikler selam ve saygılar. Geçmiş olmasın :)
Benim şiirlerime bir hekim gibi teşhis koyup hatta ilacını da yazan ustanın bir şiirini ben de onun gibi yorumlayayım dedim ama biraz da çekinerek haa..Gördüm ki çıraklığim beğenilmiş usta tarafından işte buna çok sevindim ustam teşekkürler saygılar .
Teşhisiniz yanlış değil; hatta hastayı muayene etmeden dosyayı kapatacak kadar isabetli.
Aşkın insanı garipleştirdiğine itirazım yok. Zaten insan sevince biraz kendinden çıkıyor; gölgesi başka tarafa, aklı başka tarafa, gönlü hepten başka tarafa gidiyor. Sonra zavallı şair ortada kalıp:
Hâlim garip, anım garip diye tutanak tutuyor.
Ama benim lügatimde garip, yalnız ne işini bulamayan değil; bazen ne kendine sığabilen ne de kendinden çıkabilen insandır. Bir saate asır sığdırması da bundandır. Saat aynı saattir ama bekleyenin zamanı başka türlü işler. Seven insanın takviminde bazen bir gün yıl olur, bazen yıllar bir bakışa sığar.
Hele Gönlüm sevgi fukarası dizesinden sonra sizin hastalığı bilelim ki ona göre tedavi edilsin teklifiniz biraz tehlikeli. Çünkü hastalık aşk ise hastanın tedavi olmaya niyeti bulunmayabilir.
Dost tavsiyeniz olan daha da garip olacaksınız hükmünü de kabul ediyorum. Fakat son dileğiniz daha kıymetli:
Geçmiş olmasın!
Amin diyelim. Çünkü bazı gariplikler geçerse insan iyileşmez; şiiri biter.
Güzel okumanız, nükteli teşhisiniz ve dostça yaklaşımınız için gönülden teşekkür ediyorum.
Benim şiirlerime bir hekim gibi teşhis koyup hatta ilacını da yazan ustanın bir şiirini ben de onun gibi yorumlayayım dedim ama biraz da çekinerek haa..Gördüm ki çıraklığim beğenilmiş usta tarafından işte buna çok sevindim ustam teşekkürler saygılar .
Teşhisiniz yanlış değil; hatta hastayı muayene etmeden dosyayı kapatacak kadar isabetli.
Aşkın insanı garipleştirdiğine itirazım yok. Zaten insan sevince biraz kendinden çıkıyor; gölgesi başka tarafa, aklı başka tarafa, gönlü hepten başka tarafa gidiyor. Sonra zavallı şair ortada kalıp:
Hâlim garip, anım garip diye tutanak tutuyor.
Ama benim lügatimde garip, yalnız ne işini bulamayan değil; bazen ne kendine sığabilen ne de kendinden çıkabilen insandır. Bir saate asır sığdırması da bundandır. Saat aynı saattir ama bekleyenin zamanı başka türlü işler. Seven insanın takviminde bazen bir gün yıl olur, bazen yıllar bir bakışa sığar.
Hele Gönlüm sevgi fukarası dizesinden sonra sizin hastalığı bilelim ki ona göre tedavi edilsin teklifiniz biraz tehlikeli. Çünkü hastalık aşk ise hastanın tedavi olmaya niyeti bulunmayabilir.
Dost tavsiyeniz olan daha da garip olacaksınız hükmünü de kabul ediyorum. Fakat son dileğiniz daha kıymetli:
Geçmiş olmasın!
Amin diyelim. Çünkü bazı gariplikler geçerse insan iyileşmez; şiiri biter.
Güzel okumanız, nükteli teşhisiniz ve dostça yaklaşımınız için gönülden teşekkür ediyorum.
Hayatın ve insanların anlamsızlığına güçlü bir sitem şiiriydi. Usta kaleme selamlar saygılar dilerken, Allah hayırlı-huzurlu ömürler versin üstadım. Hayırlı geceler dileğimle
Güzel değerlendirmeniz ve daha da önemlisi içten duanız için gönülden teşekkür ediyorum.
Şiirdeki sitem biraz hayata, biraz insana, biraz zamana; en fazla da insanın bütün bunların arasında kendi kendisine bile garip düşmesine aslında.
Dilim garip, yolum garip, hâlim garip derken baktık ki iş büyümüş; yıl da gün de garipleşmiş. Bu saatten sonra Delibal’ı düzeltmeye kalkmak yerine garipliği nüfusa tescil ettirmek daha kolay görünüyor.
Allah güzel duanızı kabul etsin; sizlere de sağlıkla, huzurla ve sevdiklerinizle nice güzel ömürler nasip etsin.
Gönlünüze, kaleminize ve dostluğunuza teşekkür ediyorum Halit Hocam.
Güzel değerlendirmeniz ve daha da önemlisi içten duanız için gönülden teşekkür ediyorum.
Şiirdeki sitem biraz hayata, biraz insana, biraz zamana; en fazla da insanın bütün bunların arasında kendi kendisine bile garip düşmesine aslında.
Dilim garip, yolum garip, hâlim garip derken baktık ki iş büyümüş; yıl da gün de garipleşmiş. Bu saatten sonra Delibal’ı düzeltmeye kalkmak yerine garipliği nüfusa tescil ettirmek daha kolay görünüyor.
Allah güzel duanızı kabul etsin; sizlere de sağlıkla, huzurla ve sevdiklerinizle nice güzel ömürler nasip etsin.
Gönlünüze, kaleminize ve dostluğunuza teşekkür ediyorum Halit Hocam.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.