0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
45
Okunma
Çamlıca’nın tepesinden bakarken,
Bir ah çektim, duman oldu İstanbul.
Gönül yine eski maziye akan,da.
Hüznü bol bir kervan oldu İstanbul.
Eser rüzgâr, mehtap vurur boğaza,
Söz yetmiyor içimdeki niyaza.
Baharlarım döndü soğuk bir ayaza,
Bağrımda açmayan solan İstanbul.
Kaç mevsim devrildi tepelerinde,
Ne izler saklıdır eteklerinde.
Sessizce eriyen gecelerinde,
Gözümden dökülen yaş oldu İstanbul.
Boğaz’ın suları aksa da durgun,
Şu garip sineme vuruyor vurgun.
Yıllardır peşinden koştuğum yorgun,
Eski bir hatıra, düş oldu İstanbul.
Gurbetin çilesi bağrımı deler,
Nerede o eski, neşeli demler?
Üstüme çöktükçe akşamki gamlar,
Çıkmaz bir sokakta taş oldu İstanbul.
Hayaloğlu söyler, bitmez kelamı,
Rüzgâr götürsün yara selamı.
Alıp da veremem son bir selamı,
Sessizce yuttuğum ah oldu İstanbul.
Recep Hsyal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.