0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
21
Okunma
Özgürlüğün Şarkısı
Bir sabah uyandım
toprağın kalbinde dövünen güneşin altında.
Ellerim hâlâ zincire dokunuyordu,
ama gözlerim ufka kilitlenmişti.
Rüzgâr fısıldadı kulağıma:
“Koş, insan…
koş kendi kanadını kanatla!”
Ve ben koştum…
şehirlerin gri duvarlarını ardımda bırakarak.
Adımlarım yankılandı sokaklarda,
bir isyan gibi,
bir şarkı gibi yayıldı.
Özgürlük bir ağaçtır—
toprağa kök salmış,
göğe uzanmış dallarında umut,
yapraklarında haykırış…
Her rüzgârda yeniden doğan bir direniş.
Sevda dolu bir nefes gibi çarpıyor kalbim.
Ellerim, dudaklarım,
tüm vücudum
tutuyor daha önce kimsenin dokunamadığı bir ışığı.
Biliyorum—
zincirleri kıran sadece biziz.
Haykırışımızın sıcaklığı,
gözlerimizin ateşi,
ellerimizin kararlılığı…
Özgürlük:
Bir çocuğun toprağa düşen ilk tohumu.
Bir şairin gecenin sessizliğinde attığı mısraları.
Bir işçinin, emekle kazdığı sabrı.
Ve aşıkların gökyüzünde birleşen elleri.
Koşalım o ışığa doğru…
sessizliği yırtarak…
dünyayı yeniden nefes aldıracak kadar yüksek bir sesle:
“Biz buradayız…
ve artık zincirlerimiz yok!”
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.