2
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
74
Okunma
SİYAH PERDE
Bir siyah perde indi gecenin yüzüne,
ay sustu, yıldızlar çekildi göğsünden.
Duvarlarda eski bir yalnızlık büyüdü,
ben kendi sesimi aradım içimden.
Meğer karanlık dediğim o uzun gece,
yıllardır sakladığım bir yaraymış benden.
Bir perdeydi hayat, ağır ağır kapanan;
ardında çocukluğum, yarım düşlerim kaldı.
Bir evin sessizliğine sığdırıldı yıllarım,
kimse bilmedi içimde neyin dağıldığını.
Ben sustukça geceler çoğaldı içimde,
her sabah biraz daha eksildi aynalardaki yüzüm.
Siyah perde, sen çok şey sakladın;
kaç gözyaşı düştü gölgenin altına?
Kaç düş yarım kaldı bir kapının eşiğinde,
kaç söz gömüldü söylenemeyen zamana?
Ama hiçbir karanlık sonsuza dek sürmez;
en derin gece bile bir sabaha yenilir.
Ben o perdenin ardında büyüdüm,
yaralarımı kendi ellerimle sardım.
Her düşüşte toprağın sesini dinledim,
her vedada kendime biraz daha vardım.
Bana susmayı kader diye öğrettiler;
ben sessizliğin içinden kendi dilimi çıkardım.
Yıllar sonra uzandım perdeye,
parmaklarımda gecenin soğukluğu.
Çektim ağır ağır, korkmadan,
içeri doldu sabahın solgun aydınlığı.
O an anladım;
bazı kapılar dışarıya değil, insanın içine açılır.
Perde düştü.
Ardında kalan yıllara baktım uzun uzun.
Ne inkâr ettim acımı ne de unuttum,
çünkü bazı yaralar kapanmaz;
insana kendi yüzünü öğretir.
Ben geçmişimi sırtımda taşımadım artık,
onu ardımda bıraktığım bir gölgeye çevirdim.
Bana susmayı öğrettiler,
ben içimde şiir biriktirdim.
Bana eğilmeyi öğrettiler,
ben rüzgârın yönünü değiştirdim.
Karanlığı önüme koydular,
ben gözlerimi kapatıp içimde bir ışık buldum.
Şimdi perde yok penceremde.
Gece gelirse gelsin,
artık karanlıktan korkmuyorum.
Çünkü öğrendim;
insanın en uzun gecesi bile
bir yerinden sabaha açılır.
Ve ben—
o sabahın eşiğinde,
yıllarca susturduğum bütün kelimelerle
yeniden kendime dönüyorum.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.