Henüz kimse kırmadı onu, kimse öfkesini bırakmadı üzerine, kimse yarım kalmış bir sevdanın gölgesini düşürmedi.
Yarın, henüz tertemiz bir sayfa gibi bekliyor bizi.
Ama biliyorum; yarın da bir gün bugün olacak.
İşte bu yüzden yarını beklemiyorum.
Yarını yıkıyorum.
Bugünün kirlerini yarına taşımamak için…
Dünden kalan kırgınlıkları gönlümün cebinden çıkarıyorum. Bana söylenen ağır sözleri, söyleyip de pişman olduğum sözleri, affedemediğim insanları, kendime bile itiraf edemediğim küçük hesapları…
Ve belki de yarına verebileceğimiz en güzel hediye, kirletmediğimiz bir iyiliktir.
“Yarını seviyorum; çünkü yarın henüz kirlenmedi. Bugün mü? Bugün çamaşır günüm… Yarını yıkıyorum.” “Kalbinizin temizliği, bu dünyada rızkınızdır.” pkze–mavikatre 💧🖋️
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Gönül Çamaşırhanesi, Yarını Makineye Atanlar ve Kini Mandalla İpe Asanlar Salonu
Kalburabastî Efendi Hazretleri salona çizgili pijamasının üstüne çamaşırcı önlüğü geçirmiş; başında mandallardan yapılmış taç, omzunda çamaşır ipi, bir elinde leğen, ötekinde YARIN – 30 DERECEDE YIKANIR, KİNLE BİRLİKTE ATMAYINIZ yazılı deterjan kutusuyla girdi. Pakize Özbaş’ın Yarını Yıkıyorum şiirini okumaya başladı. Bugün çamaşır günüm dizesine varınca kolları sıvadı: Pakize Hanım, yarını daha gelmeden kirli sepetine atmışsınız! Garibim henüz bugün bile olmamış; ne ara kirlendi de ön yıkamaya aldınız?
Ozan Duranoğlu Köşesi’nde Çamaşırcı Mukadder, Gönlümün ipine geçmişten kalan ne varsa asıyorum bölümünde mandalları saydı: Pişmanlık, yanlış, kırgınlık, suskunluk... Hocam ip dayanır mı? Kalburabastî ipi yokladı: Mukadder, geçmiş ağır geliyor. İki direk daha dik! Pakize Hanım çocukluktan da bir şey çıkarırsa bütün mahalleye çamaşır ipi çekeceğiz!
Ozan Avanoğlu Köşesi’nde Lekeci Haydar, Bazı lekeler tamamen çıkmıyor sözünü duyunca deterjanı boca etmeye kalktı: Bir kapak daha atalım, çıkar belki! Kalburabastî kutuyu elinden aldı: Haydar, bu gönül; beyaz çarşaf değil! Fazla deterjanla vicdan köpürür. Hem şair açıkça söylemiş: İz başka, leke başka. Sen hatırayı da çıkarırsan kadın sabah kalkıp geçmişini tanıyamaz!
Ozan Dermani Köşesi’nde Kapıcı Feriha, Öfke girmek istediğinde Dur / Kin kapıyı çaldığında ona bir sandalye bile vermeyebilirim bölümünde kapının arkasına dikildi. Bir süre sonra seslendi: Hocam kırgınlık geldi, almıyorum. Öfkeyi çevirdim. Kin de dışarıda ayakta bekliyor! Kalburabastî kapıya baktı: Feriha, kini bekletme, tamamen gönder! Ayakta bekleyen kin birazdan komşuya Ben buraya misafir geldim diye yerleşir!
Ozan Çiçeklioğlu Köşesi’nde Makinacı Şaban, Her sabah geceden kalanları yıkıyorum / Yarını yıkıyorum dizelerinde çamaşır makinesinin kapağını açtı: Program hangisi efendim? Pamuklu mu, hassas mı? Kalburabastî etikete baktı: Gönül hassas, kırgınlık sentetik, kin inatçı leke, yarın ise daha kullanılmamış! Sen makineyi çalıştırma Şaban; bu yükle sıkmaya geçerse geçmiş 1200 devirde salona dağılır!
Kalburabastî Efendi Hazretleri finalde şiirin bütün malzemelerini önüne topladı: Dünün kırgınlıkları leğende, pişmanlıklar deterjanda, suskunluklar ipe asılmış, öfke kapıdan kovulmuş, kine sandalye verilmemiş, pencere açılmış, güneş içeri alınmış, yarın da daha dünyaya gelmeden yıkanıp ütülenmeyi bekliyor!
Başını sallayıp hükmü verdi:
Pakize Hanım, şiirin düşüncesi güzel: İnsan geçmişin kirini geleceğe taşımamalı; affetmeli, arınmalı ve yarına daha temiz bir gönülle yürümeli. Ama RUSAMER kayıtlarına göre siz işi biraz büyütmüşsünüz. Millet yarın için plan yapıyor, siz yarını çamaşır makinesine atmışsınız!
Üstelik şiirin başında Yarın henüz kirlenmedi diyorsunuz. Sonra yaklaşık yüz dize boyunca o tertemiz yarını yıkıyorsunuz! Yahu temiz şeyi niye yıkıyoruz? Su parası bedava mı Bursa’da?
Kalburabastî leğeni koltuğunun altına sıkıştırıp çıkarken geri döndü:
Bir dahaki şiirde Öbür günü ütülüyorum derseniz RUSAMER gelmez! Çünkü Mukadder hâlâ gönül ipindeki kırgınlıklara mandal yetiştiriyor, Haydar çıkmayan lekeyi ovuyor, Feriha kapıda kinle tartışıyor, Şaban da henüz gelmemiş yarını sıkma programına almış! Bu gidişle gelecek hafta tertemiz olur ama elektrik faturası geçmişten daha ağır gelir!
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri – Celil ÇINKIR / Delibal
Vallahi bu defa RUSAMER yorumundan çok, anne-kız arasında geçen konuşmaya güldüm.
Kızınız sizi telefonun başında kendi kendinize gülerken görünce hükmü hemen vermiş:
Anneee! Kendi kendine niye gülüyorsun? Kendi kendine gülene deli derler!
Sizin savunmanız ise daha da güzel:
Kızım, kendi kendime gülmüyorum; Celil Hocanın yazdıklarını okuyorum. Edebiyat dünyasında bir çamaşır makinesi patladı!
Şimdi kızınız açısından düşününce manzara gerçekten vahim: Annesi gecenin bir yarısı telefonun karşısında kahkaha atıyor; işin içinde RUSAMER var, Kalburabastî Efendi var, 1200 devirde sıkılan yarınlar var, Bursa'nın su faturası var, bir de patlayan çamaşır makinesi çıktı. Kızcağızın teşhis koymayıp da ne yapmasını bekliyoruz?
Kalburabastî Efendi Hazretleri hadiseyi öğrenince yalnızca şu notu düşmüş:
Kızına söyleyin, annesi kendi kendine gülmüyor. Biz güldürüyoruz. Ama bunu delilik olmadığına delil diye göstermesin; RUSAMER adı geçince savunma biraz zayıflıyor.
İçiniz acıyıncaya kadar gülmenize sevindim ama kaburgaları da kollayalım Pakize Hanım. Daha Kazdağları Senfonisi başlayacak; orkestra şefi ekibi bekliyor.
Sürçülisan da ne demek; böylesine güzel, doğal bir anne-kız hatırasını bizimle paylaşmanız ayrıca tebessüm ettirdi.
Kızınıza selamlarımı, size de selam, saygı ve muhabbetlerimi gönderiyorum.
Yorumu okurken sesle güldüm 🤣 Kızım diyor ki Anneee! Kendi kendine niye gülüyorsun..😀 Kendi kendine gülene deli derler ! İçim acıdı gülerken inanın.. Çünkü o artık normal gülme değil, RUSAMER kaynaklı kahkaha krizi!🤣
Hele gel bak Celil Hocamın yazdıklarına gülmemek ne mümkün . “Yahu temiz şeyi niye yıkıyoruz? Su parası bedava mı Bursa’da?” cümlesi var ya… İnsan onu sessiz okuyamaz ki! 🤣🤣🤣 Dedim ki “Kızım, kendi kendime gülmüyorum; edebiyat dünyasında bir çamaşır makinesi patladı, onun etkisi!” 😂
Ama şimdi ciddi tarafı: Gülmek güzel de kaburgalar RUSAMER’e kayıtlı değil! 😂☕
Savunmanız RUSAMER Çamaşır ve Gönül Temizleme Kurulu tarafından incelendi. Yarın henüz kirlenmedi itirazımıza karşı Ben yarını değil, dünden üzerine düşecek gölgeyi yıkadım savunmanız kabul edildi. Dosyaya da şerh düşüldü: Şair suçsuz, mazi lekeli.
Fakat öbür günü ütülemeyeceğim sözünüzü tutmanızı özellikle rica ediyoruz. Siz böyle devam ederseniz gelecek haftayı kolalayıp gelecek ayı kuru temizlemeye vereceksiniz; RUSAMER'in elektrik faturası buna dayanmaz.
Kırgınlık mandalda kurusun, kin zaten kapının dışında kalsın, öfke içeri alınmasın... Pişmanlığın lekesi çıkarsa ne âlâ. Ama gönlü fazla sıkmayalım; 1200 devir şiire de insana da fazla gelir.
Kalburabastî Efendi Hazretleri selamınızı aldı. Çamaşır ipini şöyle bir yokladı ve tek cümlelik talimat verdi: Pakize Hanım'a söyleyin, gönül ipine yalnız güzel hatıraları assın; gerisini makine zaten halleder.
Bu güzel karşılık ve gittikçe kendi başına bir edebî orta oyununa dönüşen muhabbetiniz için teşekkür ediyorum.
Celil Hocam, şiirime böyle bir yorum değil, adeta RUSAMER ruhsatlı bir çamaşırhane raporu yazmışsınız. 😂🌸
Şiirin her dizesini didik didik edip; kırgınlığı mandalla ipe asmış, kini kapının önüne koymuş, pişmanlığı deterjana katmış, öfkeyi kapıdan çevirmişsiniz. Yetmemiş, henüz doğmamış yarını da 1200 devirde sıkmaya kalkmışsınız! 😂
“Yarın henüz kirlenmedi” derken beni yakalamanız da cabası… Haklısınız hocam; ben yarını yıkarken siz de şiirin açığını yakalamışsınız. Fakat savunmam hazır: Ben yarını kirli olduğu için değil, dünden kalanların gölgesi bulaşmasın diye yıkadım. 😊
Bu kadar emek verilmiş, bu kadar ince göndermelerle süslenmiş, üstelik beş puanla taçlandırılmış bir yoruma insan ne desin?
Çamaşır ipim de gönlüm de size minnettar. 😂 Kalburabastî Efendi Hazretleri’ne ayrıca selam söyleyin; bir dahaki şiirde öbür günü ütülemeyeceğim, söz! 😄
Yüreğinize, kaleminize ve o güzel mizahınıza sağlık hocam. Muhabbetimiz daim, gönül ipimiz hep temiz kalsın. 🌸☕ Celil Hocam yorumunu okurken aşağı yukarı böyle kaldım. 🤣 “Yahu temiz şeyi niye yıkıyoruz? Su parası bedava mı Bursa’da?” kısmında artık koptum! 😂
Vallahi bu defa RUSAMER yorumundan çok, anne-kız arasında geçen konuşmaya güldüm.
Kızınız sizi telefonun başında kendi kendinize gülerken görünce hükmü hemen vermiş:
Anneee! Kendi kendine niye gülüyorsun? Kendi kendine gülene deli derler!
Sizin savunmanız ise daha da güzel:
Kızım, kendi kendime gülmüyorum; Celil Hocanın yazdıklarını okuyorum. Edebiyat dünyasında bir çamaşır makinesi patladı!
Şimdi kızınız açısından düşününce manzara gerçekten vahim: Annesi gecenin bir yarısı telefonun karşısında kahkaha atıyor; işin içinde RUSAMER var, Kalburabastî Efendi var, 1200 devirde sıkılan yarınlar var, Bursa'nın su faturası var, bir de patlayan çamaşır makinesi çıktı. Kızcağızın teşhis koymayıp da ne yapmasını bekliyoruz?
Kalburabastî Efendi Hazretleri hadiseyi öğrenince yalnızca şu notu düşmüş:
Kızına söyleyin, annesi kendi kendine gülmüyor. Biz güldürüyoruz. Ama bunu delilik olmadığına delil diye göstermesin; RUSAMER adı geçince savunma biraz zayıflıyor.
İçiniz acıyıncaya kadar gülmenize sevindim ama kaburgaları da kollayalım Pakize Hanım. Daha Kazdağları Senfonisi başlayacak; orkestra şefi ekibi bekliyor.
Sürçülisan da ne demek; böylesine güzel, doğal bir anne-kız hatırasını bizimle paylaşmanız ayrıca tebessüm ettirdi.
Kızınıza selamlarımı, size de selam, saygı ve muhabbetlerimi gönderiyorum.
Yorumu okurken sesle güldüm 🤣 Kızım diyor ki Anneee! Kendi kendine niye gülüyorsun..😀 Kendi kendine gülene deli derler ! İçim acıdı gülerken inanın.. Çünkü o artık normal gülme değil, RUSAMER kaynaklı kahkaha krizi!🤣
Hele gel bak Celil Hocamın yazdıklarına gülmemek ne mümkün . “Yahu temiz şeyi niye yıkıyoruz? Su parası bedava mı Bursa’da?” cümlesi var ya… İnsan onu sessiz okuyamaz ki! 🤣🤣🤣 Dedim ki “Kızım, kendi kendime gülmüyorum; edebiyat dünyasında bir çamaşır makinesi patladı, onun etkisi!” 😂
Ama şimdi ciddi tarafı: Gülmek güzel de kaburgalar RUSAMER’e kayıtlı değil! 😂☕
Savunmanız RUSAMER Çamaşır ve Gönül Temizleme Kurulu tarafından incelendi. Yarın henüz kirlenmedi itirazımıza karşı Ben yarını değil, dünden üzerine düşecek gölgeyi yıkadım savunmanız kabul edildi. Dosyaya da şerh düşüldü: Şair suçsuz, mazi lekeli.
Fakat öbür günü ütülemeyeceğim sözünüzü tutmanızı özellikle rica ediyoruz. Siz böyle devam ederseniz gelecek haftayı kolalayıp gelecek ayı kuru temizlemeye vereceksiniz; RUSAMER'in elektrik faturası buna dayanmaz.
Kırgınlık mandalda kurusun, kin zaten kapının dışında kalsın, öfke içeri alınmasın... Pişmanlığın lekesi çıkarsa ne âlâ. Ama gönlü fazla sıkmayalım; 1200 devir şiire de insana da fazla gelir.
Kalburabastî Efendi Hazretleri selamınızı aldı. Çamaşır ipini şöyle bir yokladı ve tek cümlelik talimat verdi: Pakize Hanım'a söyleyin, gönül ipine yalnız güzel hatıraları assın; gerisini makine zaten halleder.
Bu güzel karşılık ve gittikçe kendi başına bir edebî orta oyununa dönüşen muhabbetiniz için teşekkür ediyorum.
Celil Hocam, şiirime böyle bir yorum değil, adeta RUSAMER ruhsatlı bir çamaşırhane raporu yazmışsınız. 😂🌸
Şiirin her dizesini didik didik edip; kırgınlığı mandalla ipe asmış, kini kapının önüne koymuş, pişmanlığı deterjana katmış, öfkeyi kapıdan çevirmişsiniz. Yetmemiş, henüz doğmamış yarını da 1200 devirde sıkmaya kalkmışsınız! 😂
“Yarın henüz kirlenmedi” derken beni yakalamanız da cabası… Haklısınız hocam; ben yarını yıkarken siz de şiirin açığını yakalamışsınız. Fakat savunmam hazır: Ben yarını kirli olduğu için değil, dünden kalanların gölgesi bulaşmasın diye yıkadım. 😊
Bu kadar emek verilmiş, bu kadar ince göndermelerle süslenmiş, üstelik beş puanla taçlandırılmış bir yoruma insan ne desin?
Çamaşır ipim de gönlüm de size minnettar. 😂 Kalburabastî Efendi Hazretleri’ne ayrıca selam söyleyin; bir dahaki şiirde öbür günü ütülemeyeceğim, söz! 😄
Yüreğinize, kaleminize ve o güzel mizahınıza sağlık hocam. Muhabbetimiz daim, gönül ipimiz hep temiz kalsın. 🌸☕ Celil Hocam yorumunu okurken aşağı yukarı böyle kaldım. 🤣 “Yahu temiz şeyi niye yıkıyoruz? Su parası bedava mı Bursa’da?” kısmında artık koptum! 😂
Yarınımıza tertemiz uyanmanın elimizde olduğunu anlatan, öğreten bu şiirinizi yüreğinizi kutluyorum. Dün sadece aldığımız bir ders olarak yarına uyandırsın bizi ki yarınlarımızı daha mutlu daha umutlu kurabilelim. Gönlünüze kaleminize sağlık. Saygı ve sevgilerimle.
Sevgili Pakize Sultan’ın bu derin ve hisli şiiri, insanın kendi iç dünyasıyla yüzleşmesini, ruhunu geçmişin yüklerinden arındırma çabasını büyüleyici bir zarafetle anlatıyor.
Metaphorik olarak kullanılan "çamaşır günü" ve "yarını yıkamak" imgeleri; affetmenin, hafiflemenin ve içsel temizliğin ne kadar dönüştürücü bir güç olduğunu gözler önüne seriyor.
Şiirin öne çıkan temaları ve vurgulamak istediği temel mesajlar üzerine kısa bir değerlendirme:
"İz, yaşadığımızı hatırlatır; leke ise temizlenmemiş olanı." Şiirin en vurucu kısımlarından biri bu ayrımdır. Yaşanmışlıkların, acıların ve tecrübelerin bizde bıraktığı izleri kabul etmek olgunluğun bir göstergesi; ancak öfke, kin ve pişmanlık gibi kalbi çürüten "lekeleri" bünyede taşımamak ise bir seçimdir. "İçeriye öfke girmek istediğinde 'Dur.' diyebilirim." İnsanın dış dünyadaki her şeyi kontrol edemeyeceğini, ancak kendi iç dünyasındaki odayı havalandırmaktan ve kalbine giren duygulardan sorumlu olduğunu hatırlatıyor. İçsel sınırlarımızı korumanın özsaygı ve huzur için ne kadar hayati olduğu vurgulanıyor. ("Geçmiş ya da gelecek yoktur, sonsuz bir şimdi vardır"); yarın, bugün attığımız adımlarla şekillenir. Yarını kirlenmekten korumanın tek yolu, bugünden dünden kalan kırgınlıkları gönül ipine asıp kurutmaktır.
Kalpte biriktirilen ağır sözler ve pişmanlıklar, insanın taşıyabileceği en ağır yüktür. Affetmek başkalarını haklı çıkarmak değil; kendi geleceğine o kirli yükü taşımamaktır. Kalbinizin temizliği, bu dünyada rızkınızdır." Geleceğe bırakılabilecek en güzel miras, kırılmamış ve başkasını kırıp kirletmemiş saf bir kalptir.
Gerçekten ruhu dinlendiren, insanı durup düşünmeye ve kendi iç odalarını havalandırmaya teşvik eden muazzam bir eser.
Pakize Özbaş (pkze–mavikatre) imzası taşıyan bu eser, serbest veznin o duru, samimi ve insan ruhunu dinlendiren imkanlarını muazzam bir zerafetle kullanan; içsel bir arınmayı, bağışlamayı ve geleceğe temiz bir kalp bırakma gayretini anlatan harika bir ruhsal temizlik ve merhamet manifestosudur.
Böylesine dikkatle okunmuş ve böylesine güzel ifade edilmiş bir yorum, bir şair için şiirin kendisi kadar kıymetlidir. 🌸
“Ruhsal temizlik ve merhamet manifestosu” sözünüz beni özellikle düşündürdü. Çünkü insanın en büyük yolculuğu, dışarıya değil kendi içine yaptığı yolculuktur. Orada biriktirdiklerini fark etmek, affedebilmek, arınabilmek ve ardında temiz bir yürek bırakabilmek…
Şiirimin ruhunu böylesine derinden yakalamanız benim için büyük bir mutluluk. Güzel bakışınız, inceliğiniz ve kıymetli kaleminiz için gönülden teşekkür ederim. 💧
Yüreğiniz hep güzeli görsün, kaleminiz hep iyiliğe dokunsun.
Böylesine dikkatle okunmuş ve böylesine güzel ifade edilmiş bir yorum, bir şair için şiirin kendisi kadar kıymetlidir. 🌸
“Ruhsal temizlik ve merhamet manifestosu” sözünüz beni özellikle düşündürdü. Çünkü insanın en büyük yolculuğu, dışarıya değil kendi içine yaptığı yolculuktur. Orada biriktirdiklerini fark etmek, affedebilmek, arınabilmek ve ardında temiz bir yürek bırakabilmek…
Şiirimin ruhunu böylesine derinden yakalamanız benim için büyük bir mutluluk. Güzel bakışınız, inceliğiniz ve kıymetli kaleminiz için gönülden teşekkür ederim. 💧
Yüreğiniz hep güzeli görsün, kaleminiz hep iyiliğe dokunsun.
Yüreğe dokunan, insanın kendi içindeki kirleri temizlemesini anlatan çok anlamlı bir kalem… Kalbin temizliği gerçekten de en kıymetli miras. Yüreğinize ve kaleminize sağlık.
Güzel yüreğinizden süzülen bu anlamlı cümleler için çok teşekkür ederim. 🌸 İnsanın en zor temizliği, dışını değil kendi içini temizleyebilmesidir. Çünkü kalpte biriken her kırgınlık, her kibir ve her kötülük insanın kendisine taşıdığı görünmez bir yüktür.
Dilerim hepimiz, ardımızda bıraktığımız en değerli mirası maldan mülkten önce temiz bir yürek ve güzel bir iz olarak bırakabiliriz.
Güzel bakışınız ve kıymetli yorumunuz kalemime güç verdi. Yüreğinize sağlık. Selam ve saygılarımla
Güzel yüreğinizden süzülen bu anlamlı cümleler için çok teşekkür ederim. 🌸 İnsanın en zor temizliği, dışını değil kendi içini temizleyebilmesidir. Çünkü kalpte biriken her kırgınlık, her kibir ve her kötülük insanın kendisine taşıdığı görünmez bir yüktür.
Dilerim hepimiz, ardımızda bıraktığımız en değerli mirası maldan mülkten önce temiz bir yürek ve güzel bir iz olarak bırakabiliriz.
Güzel bakışınız ve kıymetli yorumunuz kalemime güç verdi. Yüreğinize sağlık. Selam ve saygılarımla
İyilik, yarına bırakılan en değerli mirastır. Bugün yaptığımız küçük bir iyilik, yarın bir insanın hayatında büyük bir umut olabilir. Hayaller ise iyilikle beslenir; çünkü güzel bir gelecek, sadece başarılarla değil, sevgi, paylaşma ve merhametle kurulur. Her iyi kalp, yarının dünyasına bir ışık bir miras Yarına dair hayaller, insanın içindeki umudu canlı tutan en güzel yolculuktur. Her yeni gün, yeni başlangıçlara, yeni fırsatlara ve güzel ihtimallere kapı açar. Kimi zaman küçük bir mutluluk, kimi zaman büyük bir hedef olur hayallerimiz. Önemli olan, onları sevgiyle büyütmek ve gerçekleşmeleri için sabırla emek vermektir. Çünkü yarınlar, bugün kurduğumuz hayallerle şekillenir abla en güzel çiçekleri koydum şiirine
Güzel yüreğinizden dökülen bu anlamlı satırlar için çok teşekkür ederim. 🌸 İyiliği, umudu ve yarına dair güzel hayalleri böyle güzel cümlelerle şiirime taşımanız benim için çok kıymetli.
“En güzel çiçekleri koydum şiirine” demişsiniz ya… 🌷 İnanın, asıl çiçekleri siz bıraktınız yorumunuzla.
Her güzel söz bir gönülde iz bırakır; sizin yorumunuz da şiirimin yanında açan güzel bir çiçek oldu.
Yüreğinize, emeğinize ve güzel bakışınıza sağlık. 🌸☕💐
Güzel yüreğinizden dökülen bu anlamlı satırlar için çok teşekkür ederim. 🌸 İyiliği, umudu ve yarına dair güzel hayalleri böyle güzel cümlelerle şiirime taşımanız benim için çok kıymetli.
“En güzel çiçekleri koydum şiirine” demişsiniz ya… 🌷 İnanın, asıl çiçekleri siz bıraktınız yorumunuzla.
Her güzel söz bir gönülde iz bırakır; sizin yorumunuz da şiirimin yanında açan güzel bir çiçek oldu.
Yüreğinize, emeğinize ve güzel bakışınıza sağlık. 🌸☕💐
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.