Geçmiş ya da gelecek yoktur. sonsuz bir şimdi vardır. cowley
Pakize Sultan
Pakize Sultan

Yarını Yıkıyorum...

Yorum

Yarını Yıkıyorum...

( 8 kişi )

7

Yorum

12

Beğeni

5,0

Puan

137

Okunma

Yarını Yıkıyorum...

Yarını Yıkıyorum...


Yarını Yıkıyorum....

Yarını seviyorum;
çünkü yarın henüz kirlenmedi.

Henüz kimse kırmadı onu,
kimse öfkesini bırakmadı üzerine,
kimse yarım kalmış bir sevdanın
gölgesini düşürmedi.

Yarın,
henüz tertemiz bir sayfa gibi
bekliyor bizi.

Ama biliyorum;
yarın da bir gün bugün olacak.

İşte bu yüzden
yarını beklemiyorum.

Yarını yıkıyorum.

Bugünün kirlerini
yarına taşımamak için…

Dünden kalan kırgınlıkları
gönlümün cebinden çıkarıyorum.
Bana söylenen ağır sözleri,
söyleyip de pişman olduğum sözleri,
affedemediğim insanları,
kendime bile itiraf edemediğim
küçük hesapları…

Hepsini
birer birer çıkarıyorum içimden.

Bazısını suya bırakıyorum,
bazısını zamana…

Bazısını da
“Artık yeter.” diyerek
kalbimden uğurluyorum.

Çünkü insanın en büyük yükü
sırtında taşıdığı değil,
kalbinde biriktirdiğidir.

Ve bazı şeyleri
unutmak için değil,
yarına bulaştırmamak için
bırakmak gerekir.

Bugün çamaşır günüm…;
Gönlümün ipine
geçmişten kalan ne varsa asıyorum.

Pişmanlıklarımı,
yanlışlarımı,
kırgınlıklarımı,
suskunluklarımı…

Güneşe çıkarıyorum hepsini.

Belki bazı lekeler
tamamen çıkmıyor.

İnsan geçmişini
yıkasa da izlerini silemiyor.

Ama iz başka,
leke başka…

İz, yaşadığımızı hatırlatır;
leke ise
temizlenmemiş olanı.

Ben izlerimle yaşamayı
öğrenebilirim.

Ama lekelerimi
yarına miras bırakmak istemiyorum.

Çünkü yarın
benden bugünün hesabını değil,
bugünden ne öğrendiğimi soracak.

Ben de ona
daha temiz bir kalp,
daha yumuşak bir söz,
daha merhametli bir bakış
bırakmak istiyorum.

Belki dünyayı değiştiremem.

Belki herkesin kalbine
iyilik koyamam.

Ama kendi kalbimin kapısında
nöbet tutabilirim.

İçeriye öfke girmek istediğinde
“Dur.” diyebilirim.

Kırgınlık geldiğinde
“Burada kalamazsın.” diyebilirim.

Kin kapıyı çaldığında
ona bir sandalye bile vermeyebilirim.

Çünkü insan,
dünyayı temizlemeden önce
kendi içindeki odayı havalandırmalı.

Bir pencere açmalı
geçmişe…

Biraz güneş girmeli içeri.

Biraz merhamet,
biraz anlayış,
biraz da kendini affetmek…

Sonra
yeniden başlamalı.

İşte ben
her sabah yeniden başlamak için
geceden kalanları yıkıyorum.

Yarını yıkıyorum.

Çünkü yarın
dünün intikamı değil,
bugünün emaneti olmalı.

Ve insanın
hayata bırakabileceği en güzel iz;

çok şey söylemiş olmak değil,
birinin kalbini
daha fazla kirletmeden
bu dünyadan geçip gitmektir.

Belki de gerçek zenginlik budur:

Kalbinde taşıyacak kadar
sevgi bulabilmek,
affedecek kadar
merhamet taşıyabilmek
ve gideceğin yere
kendi kirini götürmemek…

Ben yarını böyle seviyorum.

Henüz tertemiz olduğu için değil yalnız;

onu kirletmemek için
bugünden kendimi temizlediğim için.

Bugün çamaşır günüm…

Ve ben
dünden kalan ne varsa
gönlümün ipine asıyorum.

Rüzgâr birazını alıp götürsün,
güneş birazını kurutsun,
zaman birazını unuttursun…

Geriye ne kalırsa
onu da ben taşıyayım.

Ama yarına
temiz bir kalp bırakalım.

Çünkü…

Kalbinizin temizliği,
bu dünyada rızkınızdır.

Ve belki de
yarına verebileceğimiz
en güzel hediye,
kirletmediğimiz bir iyiliktir.

“Yarını seviyorum; çünkü yarın henüz kirlenmedi.
Bugün mü?
Bugün çamaşır günüm… Yarını yıkıyorum.”
“Kalbinizin temizliği, bu dünyada rızkınızdır.”
pkze–mavikatre 💧🖋️

Pakize Özbaş
pkze–mavikatre 💧🖋️
Bursa🍀

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (8)

5.0

100% (8)

Yarını yıkıyorum... Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Yarını yıkıyorum... şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Yarını Yıkıyorum... şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
15.8.2026 01:02:16
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO EDEBİYAT ŞEHRİ KAHRAMANMARAŞ

Gönül Çamaşırhanesi, Yarını Makineye Atanlar ve Kini Mandalla İpe Asanlar Salonu

Kalburabastî Efendi Hazretleri salona çizgili pijamasının üstüne çamaşırcı önlüğü geçirmiş; başında mandallardan yapılmış taç, omzunda çamaşır ipi, bir elinde leğen, ötekinde YARIN – 30 DERECEDE YIKANIR, KİNLE BİRLİKTE ATMAYINIZ yazılı deterjan kutusuyla girdi. Pakize Özbaş’ın Yarını Yıkıyorum şiirini okumaya başladı. Bugün çamaşır günüm dizesine varınca kolları sıvadı: Pakize Hanım, yarını daha gelmeden kirli sepetine atmışsınız! Garibim henüz bugün bile olmamış; ne ara kirlendi de ön yıkamaya aldınız?

Ozan Duranoğlu Köşesi’nde Çamaşırcı Mukadder, Gönlümün ipine geçmişten kalan ne varsa asıyorum bölümünde mandalları saydı: Pişmanlık, yanlış, kırgınlık, suskunluk... Hocam ip dayanır mı? Kalburabastî ipi yokladı: Mukadder, geçmiş ağır geliyor. İki direk daha dik! Pakize Hanım çocukluktan da bir şey çıkarırsa bütün mahalleye çamaşır ipi çekeceğiz!

Ozan Avanoğlu Köşesi’nde Lekeci Haydar, Bazı lekeler tamamen çıkmıyor sözünü duyunca deterjanı boca etmeye kalktı: Bir kapak daha atalım, çıkar belki! Kalburabastî kutuyu elinden aldı: Haydar, bu gönül; beyaz çarşaf değil! Fazla deterjanla vicdan köpürür. Hem şair açıkça söylemiş: İz başka, leke başka. Sen hatırayı da çıkarırsan kadın sabah kalkıp geçmişini tanıyamaz!

Ozan Dermani Köşesi’nde Kapıcı Feriha, Öfke girmek istediğinde Dur / Kin kapıyı çaldığında ona bir sandalye bile vermeyebilirim bölümünde kapının arkasına dikildi. Bir süre sonra seslendi: Hocam kırgınlık geldi, almıyorum. Öfkeyi çevirdim. Kin de dışarıda ayakta bekliyor! Kalburabastî kapıya baktı: Feriha, kini bekletme, tamamen gönder! Ayakta bekleyen kin birazdan komşuya Ben buraya misafir geldim diye yerleşir!

Ozan Çiçeklioğlu Köşesi’nde Makinacı Şaban, Her sabah geceden kalanları yıkıyorum / Yarını yıkıyorum dizelerinde çamaşır makinesinin kapağını açtı: Program hangisi efendim? Pamuklu mu, hassas mı? Kalburabastî etikete baktı: Gönül hassas, kırgınlık sentetik, kin inatçı leke, yarın ise daha kullanılmamış! Sen makineyi çalıştırma Şaban; bu yükle sıkmaya geçerse geçmiş 1200 devirde salona dağılır!

Kalburabastî Efendi Hazretleri finalde şiirin bütün malzemelerini önüne topladı: Dünün kırgınlıkları leğende, pişmanlıklar deterjanda, suskunluklar ipe asılmış, öfke kapıdan kovulmuş, kine sandalye verilmemiş, pencere açılmış, güneş içeri alınmış, yarın da daha dünyaya gelmeden yıkanıp ütülenmeyi bekliyor!

Başını sallayıp hükmü verdi:

Pakize Hanım, şiirin düşüncesi güzel: İnsan geçmişin kirini geleceğe taşımamalı; affetmeli, arınmalı ve yarına daha temiz bir gönülle yürümeli. Ama RUSAMER kayıtlarına göre siz işi biraz büyütmüşsünüz. Millet yarın için plan yapıyor, siz yarını çamaşır makinesine atmışsınız!

Üstelik şiirin başında Yarın henüz kirlenmedi diyorsunuz. Sonra yaklaşık yüz dize boyunca o tertemiz yarını yıkıyorsunuz! Yahu temiz şeyi niye yıkıyoruz? Su parası bedava mı Bursa’da?

Kalburabastî leğeni koltuğunun altına sıkıştırıp çıkarken geri döndü:

Bir dahaki şiirde Öbür günü ütülüyorum derseniz RUSAMER gelmez! Çünkü Mukadder hâlâ gönül ipindeki kırgınlıklara mandal yetiştiriyor, Haydar çıkmayan lekeyi ovuyor, Feriha kapıda kinle tartışıyor, Şaban da henüz gelmemiş yarını sıkma programına almış! Bu gidişle gelecek hafta tertemiz olur ama elektrik faturası geçmişten daha ağır gelir!

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri – Celil ÇINKIR / Delibal
Ke
Kendi Halinde, @kendihalinde
15.8.2026 08:00:09
5 puan verdi
Yarınımıza tertemiz uyanmanın elimizde olduğunu anlatan, öğreten bu şiirinizi yüreğinizi kutluyorum. Dün sadece aldığımız bir ders olarak yarına uyandırsın bizi ki yarınlarımızı daha mutlu daha umutlu kurabilelim. Gönlünüze kaleminize sağlık. Saygı ve sevgilerimle.
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
15.8.2026 03:18:23
5 puan verdi
Sevgili Pakize Sultan’ın bu derin ve hisli şiiri, insanın kendi iç dünyasıyla yüzleşmesini, ruhunu geçmişin yüklerinden arındırma çabasını büyüleyici bir zarafetle anlatıyor.

Metaphorik olarak kullanılan "çamaşır günü" ve "yarını yıkamak" imgeleri; affetmenin, hafiflemenin ve içsel temizliğin ne kadar dönüştürücü bir güç olduğunu gözler önüne seriyor.

​Şiirin öne çıkan temaları ve vurgulamak istediği temel mesajlar üzerine kısa bir değerlendirme:

​"İz, yaşadığımızı hatırlatır; leke ise temizlenmemiş olanı."
​Şiirin en vurucu kısımlarından biri bu ayrımdır. Yaşanmışlıkların, acıların ve tecrübelerin bizde bıraktığı izleri kabul etmek olgunluğun bir göstergesi; ancak öfke, kin ve pişmanlık gibi kalbi çürüten "lekeleri" bünyede taşımamak ise bir seçimdir.

​"İçeriye öfke girmek istediğinde 'Dur.' diyebilirim."
​İnsanın dış dünyadaki her şeyi kontrol edemeyeceğini, ancak kendi iç dünyasındaki odayı havalandırmaktan ve kalbine giren duygulardan sorumlu olduğunu hatırlatıyor. İçsel sınırlarımızı korumanın özsaygı ve huzur için ne kadar hayati olduğu vurgulanıyor.

("Geçmiş ya da gelecek yoktur, sonsuz bir şimdi vardır"); yarın, bugün attığımız adımlarla şekillenir. Yarını kirlenmekten korumanın tek yolu, bugünden dünden kalan kırgınlıkları gönül ipine asıp kurutmaktır.

​Kalpte biriktirilen ağır sözler ve pişmanlıklar, insanın taşıyabileceği en ağır yüktür.

Affetmek başkalarını haklı çıkarmak değil; kendi geleceğine o kirli yükü taşımamaktır.

Kalbinizin temizliği, bu dünyada rızkınızdır." Geleceğe bırakılabilecek en güzel miras, kırılmamış ve başkasını kırıp kirletmemiş saf bir kalptir.

​Gerçekten ruhu dinlendiren, insanı durup düşünmeye ve kendi iç odalarını havalandırmaya teşvik eden muazzam bir eser.
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
15.8.2026 00:39:23
5 puan verdi
Pakize Özbaş (pkze–mavikatre) imzası taşıyan bu eser, serbest veznin o duru, samimi ve insan ruhunu dinlendiren imkanlarını muazzam bir zerafetle kullanan; içsel bir arınmayı, bağışlamayı ve geleceğe temiz bir kalp bırakma gayretini anlatan harika bir ruhsal temizlik ve merhamet manifestosudur.
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
15.8.2026 00:32:17
5 puan verdi
Yüreğe dokunan, insanın kendi içindeki kirleri temizlemesini anlatan çok anlamlı bir kalem… Kalbin temizliği gerçekten de en kıymetli miras. Yüreğinize ve kaleminize sağlık.
Etkili Yorum
(sahaf)
(sahaf), @-sahaf-
15.8.2026 00:15:33
5 puan verdi
İyilik, yarına bırakılan en değerli mirastır. Bugün yaptığımız küçük bir iyilik, yarın bir insanın hayatında büyük bir umut olabilir. Hayaller ise iyilikle beslenir; çünkü güzel bir gelecek, sadece başarılarla değil, sevgi, paylaşma ve merhametle kurulur. Her iyi kalp, yarının dünyasına bir ışık bir miras
Yarına dair hayaller, insanın içindeki umudu canlı tutan en güzel yolculuktur. Her yeni gün, yeni başlangıçlara, yeni fırsatlara ve güzel ihtimallere kapı açar. Kimi zaman küçük bir mutluluk, kimi zaman büyük bir hedef olur hayallerimiz. Önemli olan, onları sevgiyle büyütmek ve gerçekleşmeleri için sabırla emek vermektir. Çünkü yarınlar, bugün kurduğumuz hayallerle şekillenir abla en güzel çiçekleri koydum şiirine
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL