12
Yorum
25
Beğeni
5,0
Puan
242
Okunma

Bu topraklarda söz, sadece kelimelerden ibaret değildir; bir duruştur, bir bedeldir, bazen bir darağacı, bazen bitmeyen bir memleket hasretidir.
Nesîmî’nin sığmadığı cihandan yola çıkıp, Neyzen’in o ödünsüz öfkesine uzanan; bu coğrafyanın vicdanı olmuş, eğilmemiş, bükülmemiş tüm ustalarımızın aziz hatırasına saygıyla...
’Nesîmî’den Neyzen’e’ ✍️
💧__________________________💧
NESİMİ’DEN NEYZEN’E
Nesimi oluyorum çok kez de
Minnet eylemiyorum rızkım için kimseye
İki cihan bana sığarken,
Sığamıyorum ben bu cihana
Yüzülüyorum keskin bir bıçağın ucunda...
💧
Pir Sultan oluyorum çoğu kez
Kafa tutuyorum Hızır Paşa’ya
Dönen dönsün diyorum,
Dönmüyorum yolumdan
Ve can veriyorum bir darağacında...
💧
Hayyam oluyorum kimi zaman da
Mey meydan okuyorum bu yalan dünyaya.
Akla kelepçe vuran o sahte dervişlerin,
Yüzlerine vuruyorum riya çamurlarını.
Kâfirlik Müslümanlık neymiş diyerek,
Bir kadeh şarapta arıyorum mutlak gerçeği...
💧
Veysel oluyorum arada bir de
Birliğe çağırıp insanoğlunu
Sazıma sarılıyorum silahım diye
Zehirli insandan umudu kesip
Şu kara toprağa sığınıyorum...
💧
Nazım oluyorum bazen de
Ben bir ceviz ağacıyım görmediğiniz
Kılıç gibi sallıyorum kalemimin ucunu
Destanını yazıyorum kurtuluşunun
Ve geberiyorum memleket hasretinden...
💧
Âkif oluyorum bazı vakitlerde
Zulmü alkışlayamam diyorum, zalimi asla sevemem!
Eğmiyorum başımı paranın, rütbenin önünde,
Sırtımda delik deşik bir paltoyla geziyorum da,
Sözüm odun gibi olsun, tek hakikat olsun istiyorum...
💧
Ahmet Arif oluyorum kimi kez
Ham çarıkta buluyorum bir ayağımı
Kapatılan gözlerle üşüyorum da
Oy havar...!
Hançer yalımı buluyorum sol tarafımda...
💧
Hasan Hüseyin olmadan durur muyum hiç?
Ben şimdi kaç kişiyim söyleyin hadi
Hesabını soruyorum suskunluğunuzun
Haziran’da ölmek zor diye belki,
Şubat’ta ölüyorum, mutlak o yüzden...
💧
Ziya Gökalp oluyorum bir köşede
Güzel dilim Türkçe diyorum, gerisi gece bize...
Sürgün ediliyorum Malta kayalıklarına,
Yine de umudu kesmiyorum o kutsal ülküden.
Tırnaklarımla kazıyorum toprağını lisanın,
Bir millet uyanıyor, ben susuyorum...
💧
Attila İlhan oluyorum bazen de
Sisler bulvarındayım akşam çökerken
Git başımdan diyorum, Aysel gitmiyor.
Mıh gibi aklımda tutuyorum adını aşkın
Dövülüyorum bir de çok gözlüklüyken...
💧
Bir de bakıyorum Orhan Veli olmuşum
Gökyüzünü boyuyorum, siz uykudayken
Bir uyanıp bakıyorsunuz, gökyüzü mavi
Alıp başımı gidiyorum gün oluyor da
Yelkovan kuşlarının peşi sıra...
💧
Turgut Uyar oluyorum bir akşamüstü
Büyük saatleri kuruyorum tam ayrılığa
Herkes ne zaman gitse, ben kalıyorum
Elimde bir hüzün paketi, tütün kokan
Ve tırmalıyorum göğsümü,
"Burası hüzünlü sayın seyirciler" diyerek...
💧
Edip Cansever oluyorum peşi sıra
Bir masa buluyorum yalnızlığın ortasında
Bira bardaklarını koyuyorum, umutları, acıları
Yığıyorum ne varsa bu darmadağın dünyadan
Yorulup kalıyorum o otelde, hiç gitmediğim
Ve kendimi bir mendil gibi katlıyorum içime...
💧
Özdemir Asaf oluyorum ansızın
Yalnızlığın paylaşılmadığını haykırıyorum dünyaya
Yalanlar söylüyorum, kendimi kandırmak için
Sana gitme demiyorum, ama gitme yine de
Sözcüklerin arkasına saklanıp sessizce
Kendimi bir çizgiyle ikiye bölüyorum...
💧
Şükrü Erbaş oluyorum son kertede
Ömür hanımı alıyorum karşıma, sessizce
Yaralarımızın aşina sesini dinliyorum
Yorulduk diyorum bu çürüyen çağın ortasında
Ölümü bir şarkı gibi sinesine basan coğrafyada
Ağzımda köylü bir lisanla, ömrümü heba ediyorum...
💧
Neyzen olacağım bir gün mutlaka
Kimbilir belki de o gün bugündür
İçimi soğutmuyor bildik cümleler
Söyleyeceğim lafımı, dolandırmadan
Söveceğim, döveceğim dilimle
Benim son günlerde Neyzen olmaya,
O dili kullanmaya ihtiyacım var...
25.5.2025
Pakize Özbaş
mavikatre💧
5.0
100% (17)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.