Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar çirkindir. eflatun
Pakize Sultan
Pakize Sultan

NESİMİ'DEN NEYZEN'E

Yorum

NESİMİ'DEN NEYZEN'E

( 17 kişi )

12

Yorum

25

Beğeni

5,0

Puan

242

Okunma

NESİMİ'DEN NEYZEN'E

NESİMİ'DEN NEYZEN'E


Bu topraklarda söz, sadece kelimelerden ibaret değildir; bir duruştur, bir bedeldir, bazen bir darağacı, bazen bitmeyen bir memleket hasretidir.
Nesîmî’nin sığmadığı cihandan yola çıkıp, Neyzen’in o ödünsüz öfkesine uzanan; bu coğrafyanın vicdanı olmuş, eğilmemiş, bükülmemiş tüm ustalarımızın aziz hatırasına saygıyla...
’Nesîmî’den Neyzen’e’ ✍️
💧__________________________💧

NESİMİ’DEN NEYZEN’E

Nesimi oluyorum çok kez de
Minnet eylemiyorum rızkım için kimseye
İki cihan bana sığarken,
Sığamıyorum ben bu cihana
Yüzülüyorum keskin bir bıçağın ucunda...
💧
Pir Sultan oluyorum çoğu kez
Kafa tutuyorum Hızır Paşa’ya
Dönen dönsün diyorum,
Dönmüyorum yolumdan
Ve can veriyorum bir darağacında...
💧
Hayyam oluyorum kimi zaman da
Mey meydan okuyorum bu yalan dünyaya.
Akla kelepçe vuran o sahte dervişlerin,
Yüzlerine vuruyorum riya çamurlarını.
Kâfirlik Müslümanlık neymiş diyerek,
Bir kadeh şarapta arıyorum mutlak gerçeği...
💧
Veysel oluyorum arada bir de
Birliğe çağırıp insanoğlunu
Sazıma sarılıyorum silahım diye
Zehirli insandan umudu kesip
Şu kara toprağa sığınıyorum...
💧
Nazım oluyorum bazen de
Ben bir ceviz ağacıyım görmediğiniz
Kılıç gibi sallıyorum kalemimin ucunu
Destanını yazıyorum kurtuluşunun
Ve geberiyorum memleket hasretinden...
💧
Âkif oluyorum bazı vakitlerde
Zulmü alkışlayamam diyorum, zalimi asla sevemem!
Eğmiyorum başımı paranın, rütbenin önünde,
Sırtımda delik deşik bir paltoyla geziyorum da,
Sözüm odun gibi olsun, tek hakikat olsun istiyorum...
💧
Ahmet Arif oluyorum kimi kez
Ham çarıkta buluyorum bir ayağımı
Kapatılan gözlerle üşüyorum da
Oy havar...!
Hançer yalımı buluyorum sol tarafımda...
💧
Hasan Hüseyin olmadan durur muyum hiç?
Ben şimdi kaç kişiyim söyleyin hadi
Hesabını soruyorum suskunluğunuzun
Haziran’da ölmek zor diye belki,
Şubat’ta ölüyorum, mutlak o yüzden...
💧
Ziya Gökalp oluyorum bir köşede
Güzel dilim Türkçe diyorum, gerisi gece bize...
Sürgün ediliyorum Malta kayalıklarına,
Yine de umudu kesmiyorum o kutsal ülküden.
Tırnaklarımla kazıyorum toprağını lisanın,
Bir millet uyanıyor, ben susuyorum...
💧
Attila İlhan oluyorum bazen de
Sisler bulvarındayım akşam çökerken
Git başımdan diyorum, Aysel gitmiyor.
Mıh gibi aklımda tutuyorum adını aşkın
Dövülüyorum bir de çok gözlüklüyken...
💧
Bir de bakıyorum Orhan Veli olmuşum
Gökyüzünü boyuyorum, siz uykudayken
Bir uyanıp bakıyorsunuz, gökyüzü mavi
Alıp başımı gidiyorum gün oluyor da
Yelkovan kuşlarının peşi sıra...
💧
Turgut Uyar oluyorum bir akşamüstü
Büyük saatleri kuruyorum tam ayrılığa
Herkes ne zaman gitse, ben kalıyorum
Elimde bir hüzün paketi, tütün kokan
Ve tırmalıyorum göğsümü,
"Burası hüzünlü sayın seyirciler" diyerek...
💧
Edip Cansever oluyorum peşi sıra
Bir masa buluyorum yalnızlığın ortasında
Bira bardaklarını koyuyorum, umutları, acıları
Yığıyorum ne varsa bu darmadağın dünyadan
Yorulup kalıyorum o otelde, hiç gitmediğim
Ve kendimi bir mendil gibi katlıyorum içime...
💧
Özdemir Asaf oluyorum ansızın
Yalnızlığın paylaşılmadığını haykırıyorum dünyaya
Yalanlar söylüyorum, kendimi kandırmak için
Sana gitme demiyorum, ama gitme yine de
Sözcüklerin arkasına saklanıp sessizce
Kendimi bir çizgiyle ikiye bölüyorum...
💧
Şükrü Erbaş oluyorum son kertede
Ömür hanımı alıyorum karşıma, sessizce
Yaralarımızın aşina sesini dinliyorum
Yorulduk diyorum bu çürüyen çağın ortasında
Ölümü bir şarkı gibi sinesine basan coğrafyada
Ağzımda köylü bir lisanla, ömrümü heba ediyorum...
💧
Neyzen olacağım bir gün mutlaka
Kimbilir belki de o gün bugündür
İçimi soğutmuyor bildik cümleler
Söyleyeceğim lafımı, dolandırmadan
Söveceğim, döveceğim dilimle
Benim son günlerde Neyzen olmaya,
O dili kullanmaya ihtiyacım var...

25.5.2025
Pakize Özbaş
mavikatre💧

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (17)

5.0

100% (17)

Nesimi'den neyzen'e Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Nesimi'den neyzen'e şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
NESİMİ'DEN NEYZEN'E şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
28.8.2026 01:55:17
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

Şair: Pakize Özbaş – mavikatre
Şiir: Nesîmî’den Neyzen’e
Değerlendirildiği Salon: Bir Bedene On Altı Şair Sığdırıp Nüfus Müdürlüğünü Şaşırtanlar Salonu

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi salona elinde nüfus sayım cetveliyle girdi. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimize dönüp tek tek saymaya başladı: Nesîmî, Pir Sultan, Hayyam, Veysel, Nâzım, Âkif, Ahmet Arif, Hasan Hüseyin, Ziya Gökalp, Attilâ İlhan, Orhan Veli, Turgut Uyar, Edip Cansever, Özdemir Asaf, Şükrü Erbaş, Neyzen... Sonra cetveli masaya bıraktı: Arkadaşlar, Pakize Hanım şiir yazmamış; Türk edebiyatını yoklamaya çıkmış! Bir tek Yoklama kaçağı var mı? diye sormadığı kalmış. Üstelik hepsi aynı kişinin içine girmiş. RUSAMER psikiyatri heyeti dosyayı görünce görev alanımızı aşıyor dedi; edebiyat fakültesine sevk istedi.

Ozan Duranoğlu Köşesi’nden kafası patlak, fikri şaplak Haceli Dayı, daha Nesîmî bölümünde telaşlandı: İki cihana sığıp bu cihana sığamıyorsa biz buna salon tahsis edemeyiz! Pir Sultan gelince darağacı kuruldu, Hayyam gelince kadeh çıktı, Veysel sazı silah ilan etti. Haceli Dayı kapıya yöneldi: Ben bir şiir dinlemeye geldim, üç kıtada rejim beş kere değişti! Kalburabastî Efendi kolundan tuttu: Otur hele, daha Nâzım memlekete hasret kalacak, Âkif paltoyu delecek; program yeni başlıyor!

Ozan Çiçeklioğlu Köşesi’nden Terzi Bekir, Âkif'in delik deşik paltosunu görünce meslek aşkıyla ayağa kalktı: Getirin şunu, iki yama atayım. Kalburabastî Efendi engelledi: Sakın dokunma! O paltoyu yamarsan edebiyat tarihinin delilini bozarsın. Ardından Ahmet Arif ham çarıkla geldi, Ziya Gökalp Malta'ya sürüldü, Attilâ İlhan Aysel'i göndermeye çalıştı ama Aysel gitmedi. Terzi Bekir başını tuttu: Bu şiirde giden sürgüne gidiyor, gitmesi istenen gitmiyor; kalan da zaten hüzünden kalıyor. Ulaşım Bakanlığı bile çözemez bunu!

Ozan Kamber Şahin Köşesi’nden Bekçi Rıza, Orhan Veli'nin Gökyüzünü boyadım siz uykudayken sözünü duyunca tutanak tuttu: Gece izinsiz boya yapılmış! Turgut Uyar elinde hüzün paketiyle çıkagelince paketi açtırmak istedi. Arkadan Edip Cansever masa getirdi; masanın üzerine dünya kadar şey yığdı. Bekçi Rıza sonunda düdüğü bıraktı: Biriniz gökyüzünü boyuyor, biriniz büyük saat kuruyor, öteki masa getirip dünyayı üstüne boşaltıyor. Burası şiir mi, gece vardiyası mı? Kalburabastî Efendi açıkladı: Türk şiiri kardeşim; burada mesai bitmez, yalnız şair değişir.

Âşık Kul Halil Köşesi’nden Emine Nine son bölüme kadar sabırla dinledi. Özdemir Asaf yalnızlığı paylaştırmadı, Şükrü Erbaş Ömür Hanım'la oturdu; nihayet Neyzen göründü. Pakize Hanım Söyleyeceğim lafımı dolandırmadan / Söveceğim, döveceğim dilimle deyince Emine Nine bastonunu yere vurdu: İşte şimdi mesele anlaşıldı! Bu kadar şairi niye dolaştık? Kadın başından beri kızgınmış, doğrudan Neyzen'e varmaya utanmış, edebiyat tarihini dolmuş niyetine kullanmış! Kalburabastî Efendi itiraz etti: Nine, o dolmuş değil, edebî silsile. Emine Nine cevabı yapıştırdı: Adını ne koyarsan koy oğlum; on beş durak geçmişiz, son durak Neyzen!

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi dosyayı önüne aldı: Pakize Özbaş'ın metninin asıl başarısı, şairlerin adlarını sıralamak değil; her birini ayırt edici bir imge, eser, tavır veya söyleyiş biçimi üzerinden kendi sesine katmasıdır. Nesîmî'den başlayıp Neyzen'e ulaşan çizgi; başkaldırı, hakikat arayışı, memleket, yalnızlık, aşk, hüzün ve itiraz damarlarını birbirine bağlıyor. Tekrar edilen oluyorum yapısı şiire omurga kazandırırken metin ilerledikçe bir edebiyat panoramasından kişisel hesaplaşmaya dönüşüyor. Özellikle final önemli: Şair bütün o seslerden geçtikten sonra artık başkasını anlatmak istemiyor; kendi öfkesinin dilini arıyor. Metin uzun; birkaç bölüm sıkılaştırılırsa finaldeki Neyzen darbesi çok daha sert duyulabilir.

RUSAMER'in teşhisi ise kesindir: Pakize Hanım'da şair eksikliği yok, şair fazlalığı var. Tedavisi mümkün değildir; zaten tedavi edilmesi de edebiyatımıza zarar verir.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
28.8.2026 17:04:44
5 puan verdi
Emeğinize sağlık güzel bir çalışma güzel dizeler
Selamlar saygılar gönderdim
Kaleminiz daim olsun
Ahmet Coşkun 1
Ahmet Coşkun 1, @ahmetcoskun1
28.8.2026 14:26:09
5 puan verdi
Cümlesine selam olsun
iyi ki bu topraklarda geçmişler
destan yapmışsınız anısına
kutlarım...
Ahmet Coşkun 1
Ahmet Coşkun 1, @ahmetcoskun1
28.8.2026 14:26:08
5 puan verdi
Cümlesine selam olsun
iyi ki bu topraklarda geçmişler
destan yapmışsınız anısına
kutlarım...
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
28.8.2026 13:51:38
5 puan verdi
Kıymetli Pakize Sultan
Paylaşımınızı okudum. Düşündüm. Her özgün, özgür ve yaşam kutsallıktali düşünün bedelini ödiyenler. Her zaman insan olmanın örneği olarak anılacaktır. Bu çalışmanız çok kıymetli. ____'
ve
Bu topraklarda söz, hiç bir zaman masum bir ses olmamıştır.
Söz, burada bir nefes alma biçimidir; bazen de nefesin kesildiği yer. Nesîmî’nin cihanda sığmadığı o uçsuz bucaksız “Ben”i, tenini yüzüp derisini kabuk gibi asanlara karşı söylenmiş en radikal “Hayır”dır. O “Hayır”, bir tarikatın, bir mezhebin, bir devletin sınırlarını aşmış; insanın kendi tanrısallığını haykırdığı anda darağacına dönüşmüştür. Çünkü bu coğrafyada hakikat, yumuşak bir vaaz değil, bedenle ödenen bir bedeldir.
Neyzen’e gelindiğinde ise söz, artık ney’in içinden geçen o boğuk, öfkeli, alaycı nefestir. O nefes, ne bir tarikatın esrikliğidir ne de bir meclisin dalkavukluğu. O, yalanın, riyanın, ikiyüzlülüğün üzerine tüküren, sabahın köründe meyhanede sabahlayan, hapishanelerde çürüyen ama asla boyun eğmeyen bir vicdanın sesidir. Neyzen’in öfkesi, Nesîmî’nin teninden akan kanın modern çağdaki yankısıdır; aynı damar, aynı isyan, aynı eğilmezlik.
İkisi de “ustadır” çünkü sözü, kendi varoluşlarının en son siperine çekmişlerdir. Biri derisini vermiş, diğeri onurunu ve sağlığını. Biri “Enel-Hak” demiş, diğeri “Yalan söyleme” demiş. Biri gönül mülkünün sınırlarını yıkmış, diğeri toplumun ahlak maskesini yırtmıştır.
Bu iki isim arasında uzanan o görünmez çizgi, Anadolu’nun, Azerbaycan’ın, tüm Türk coğrafyasının vicdan haritasıdır. Eğilmeyen, bükülmeyen, “olabilir” demeyenlerin haritası.
Onlara saygı, bir anma değildir.
Onlara saygı, bugün hâlâ aynı darağaçlarının gölgesinde yaşayan herkesin, sözü hâlâ bir duruş olarak taşıma sorumluluğudur.
Çünkü bu topraklarda söz bitmez.
Sadece sahipleri değişir.
Ve her yeni sahip, aynı soruyu yeniden sorar:
“Ben, bu sözü söyleyecek kadar bedel ödemeye hazır mıyım?” yanıtı yürekten verenleri ve sizi alkışlıyorum.
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
28.8.2026 11:51:50
5 puan verdi
Pakize Özbaş imzalı bu eser, Türk edebiyatının ve düşünce dünyasının hafızasını tek bir potada eriten muazzam bir saygı duruşu ve kimlik panoramasıdır. Nesîmî'nin enel-hak duruşundan Neyzen Tevfik'in pervasız taşlamasına; Veysel'in sadık yarinden Nâzım'ın memleket hasretine ve Turgut Uyar'ın II. Yeni hüznüne uzanan geniş bir yelpazede, sanatçının bu coğrafyadaki "eğilmeyen vicdanı" işlenmiştir. Metin, bireysel bir şiir olmanın ötesinde bir edebiyat tarihi ve duruş vesikası niteliğindedir
Ke
Kendi Halinde, @kendihalinde
28.8.2026 07:27:12
5 puan verdi
Çok değerli emek verilmiş bir çalışma. Adı geçen her bir şairimizin şiir dünyalarındaki üslup ve edebi anlayışlarını bir kaç dizeyle özetleyen öğreten, sizin şiir estetiğinizle birleşerek duyguların aktığı bu şiirinizi kutluyorum. Finalde Neyzen olma isteği de çok güzel bir kapanış. Şairin biriken ruhsal yorgunluğunun isyanı olmuş. Emeğinize, yüreğinize sağlık. Derin saygılarımla.
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
28.8.2026 05:52:36
5 puan verdi
Bu toprakların söz ustalarını yalnızca anmakla kalmayıp onların cesaretini, yalnızlığını, aşkını ve isyanını kendi sesinde buluşturmuş Pakize Hanımefendi. Nesîmî’den Pir Sultan’a, Âkif’ten Nâzım’a, Orhan Veli’den Şükrü Erbaş’a uzanan şiir, edebiyatımızın vicdan haritası gibi okunuyor. “Kendimi bir mendil gibi katlıyorum içime” dizesi yalnızlığı, “Tırnaklarımla kazıyorum toprağını lisanın” sözü ise dile adanmışlığı çok güçlü anlatmış. Neyzen’le biten bölüm de şiirin birikmiş öfkesini cesur ve sarsıcı bir finale taşımış. Kutluyorum hanımefendi, kalbi selamlarımla.
Etkili Yorum
YAKAMOZ ŞİİRLER
YAKAMOZ ŞİİRLER, @yakamozsiirler
28.8.2026 03:16:11
5 puan verdi
Sevdiğim bütün şairleri olmuşsun canım Can babayı da ben olayım birlikte sövelim hak edenlere...
Benim HESAPLAR BENDEN şiirim gibi şairlerin şiirsel geçişi olmuş bu
Tek kelimeyle HARİKAYDI yüreğine sağlık bu sitede bulabildiğim tek kafa dengim kadın şairsin sen bu şiirinle daha iyi anladım
SEVGİMDESİN .
Etkili Yorum
bueyuekyilmaz
bueyuekyilmaz, @bueyuekyilmaz
28.8.2026 01:31:25
ne güzel bir fikir, ne güzel bir kurgu. Yukarıda İsmi geçen tüm değerimiz için ayrı ayrı yazdığınız bilgi dolu her bir beyit ve bu bilgi dağarcığını oluşturmak için gösterdiğiniz azim, çaba ve emeği kutluyorum. Bence bu eser yukarıda adı geçmeyen diğer üstadlarlarımızla da genişletildiğinde bir ansiklopedi olabilecek formata sahip. Esenlikler dilerim Pakize Hanım.
Etkili Yorum
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
28.8.2026 00:56:45
5 puan verdi
Kaleminize yüreğinize sağlık üstadem. Her var oluşta bir başkaldırış, bir sükut ve hakka yöneliş var. Özü bir, sözü bir, yolu bir olan insanların düsturları kıta kıta ne güzel aktarılmış. Neyzen Tevfik deyince; çok sevdim karakterini ve onun anısına bir makale ekledim sitemize. Neyzen; ah keşke insanlar bir Neyzen. bir Pir sultan Abdal ve niceleri gibi olsaydı eminim insanlar topluluğu bir başka güzel olurdu. Emeğinize selam ve saygılar şairem

Halit Durucan tarafından 28.8.2026 00:59:41 zamanında düzenlenmiştir.
Yasin Yüksel
Yasin Yüksel, @yasin-yuksel
28.8.2026 00:37:40
5 puan verdi
Akif'in netliğini, Ahmed Arif'in feryadını, İkinci Yeni'nin o imgesel yalnızlığını ve nihayet Neyzen Tevfik'in patlamaya hazır o soylu öfkesini iliklerinize kadar hissederek yazmışsınız.

Edebiyat hafızamızı bu kadar zengin, tempolu ve içten bir akışla mısralara dökmeniz gerçekten güzel ve keyif vericiydi.

Yüreğinize, kaleminize, engin edebiyat sevginize sağlık üstadem. Tebrik ederim selâm ve dua ile saygılarımı sunarım
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL