6
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1791
Okunma

Ben o küçük çocuk değilim.
Soğuk havalarda üşümeyelim diye
Yorganın altında tavşan yapıp bizi
Bir dilim mandalinayla avuttuğun
O küçük çocuk değilim anne.
Kar yağardı hani senin dediğin gibi
Adam boyu sarkıtların olduğu
Yollarda yürümeye korktuğumuz
O eski kışlarda yok şehrimde.
Akşam eve gelirken babam
Geç kalacak mı korkusuyla ağlayan
Uyutmak için başucumda masal anlattığın
O küçük çocuk değilim anne.
Mektupların sonuna
Kestane kebap acele cevap diye yazdığımız
Ve yıllarca gelmeyen ucu yanık mektupların
Pencere kenarında ağlayan bulutlarına bakan
O küçük çocuk değilim anne.
Şimdi benimde saçlarımda aklar
Yıldızlar gibi oynaşıyorken
Gözümdeki yaşlar
Okyanuslara ulaşmaya çalışırken
Ve bir ekmek için sabah akşam
Kavga verirken hayat denilen
Koca bilmecenin içinde
Elimde sigara
Dönüp gecenin karanlığında
Seni ararken
Bir o kadar da anne gibi
Sevgili dediğim vefasız
Yokken
Ellerim üşüyor,
Düşlerim sızıyorken
Hayatın anlamını
Bir Eflatun kadar çözememişken
Ve bir o kadarda Nietzche’nin
Neden ağladığını bulamamışken
İblis’in Adem’e elma yedirmeye
Çalıştığını sorgulamamışken
Bir ekmek için anne
Gün denilen zaman içinde
Savaş veriyorum.
Şehrimde eski yağmurların
Ve aşkın sızısı yokken
Gelip beni soğuk odamızda
Tavşan yapıp yeniden
Bir mandalinayla kandırsana anne.
Senin o küçük çocuğun olmayı özledim anne.
M.S./2008
Kahramanmaraş
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.