(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Değerli Halk Ozanmız Tülay Hanım, kaleminizden çok anlamlı bir şiir okudum. Sanırım Atatürk’ün sözü: “yaylalarda bir yörük bacası tütüyorsa bu memleketin hiçbir yerinde düşman bayrağı dalgalanamaz” aklıma geldi. Yüreğinize, emeğinize ve kaleminize sağlık. Tebrik ediyorum ve yürekten kutluyorum sizi. Selam ve saygılarımla esenlikler dilerim.
Metnin Güçlü Yanları Geleneksel Biçim Bütünlüğü: Şiir, 8'li hece ölçüsüyle ve geleneksel aşık tarzı koşma düzeniyle (abab / cccb / dddb...) yazılmış. Ritim ve duraklar genel itibarıyla akıcı; Yörük kültürünün o ritmik, yürüyüşe ve kervan temposuna dayalı doğasını biçimsel olarak iyi yansıtıyor. Kültürel Dokusu ve Mahlas Kullanımı: "Ocak, oba, asa, çadır, kaval, kekik, at" gibi unsurlarla Yörük-Türkmen yaşamının ruhu net bir şekilde hissettirilmiş. Son kıtada tapşırma (mahlas) geleneğine uyularak "Zûlâlî der..." şeklinde bitirilmesi halk edebiyatı formuna sadakati gösteriyor.
Birde Zayıf ve Eleştiriye Açık Yanları Hece Ölçüsündeki Aksamalar: Şiir 8'li hece kalıbı üzerine kurulmuş olsa da bazı mısralarda hece sayıları sapma gösteriyor. Örneğin:
"Zûlâlî der Göçerim izim kalır" (10 hece)
"Yol biter sevdamın ateşi kalır" (10 hece)
"Nere varsak orda bir hatıra var" (9 hece)
"Gönlümde uçsuz bucaksız bir yurt var" (11 hece) Bu durum kalıbın disiplinini bozuyor ve ses ritminde takılmalara yol açıyor. Redif/Uyak Tekrarı ve Zayıflığı: Şiirdeki her kıtanın son mısrası "...var" kelimesiyle bitiyor. Ancak metin genelinde "yurt var" ifadesi iki farklı kıtanın sonunda tekrar kullanılmış ("eski bir yurt var" / "uçsuz bucaksız bir yurt var"). Bu durum kafiye zenginliğini azaltıyor. Ayrıca ilk kıtadaki "obam var / kervanım var" tam olarak uyaklaşamayıp ritmi zayıf bırakıyor. Basmakaıp İmgeler: "Dağların ardında tüter ocağım", "Dağ benim kardeşim rüzgâr sırdaşım", "Ne saray isterim ne altın pula" gibi ifadeler halk şiirinde Yörük/Doğa temalarında çok sık kullanılan, özgünlüğü sınırlı kalıplardır. Özetle: Şiir, Yörük kültürünün özgürlükçü ve doğayla iç içe ruhunu, aşık edebiyatı geleneklerine bağlı kalarak samimi bir dille aktarıyor. Ancak hece sayılarındaki dengesizliklerin giderilmesi ve uyakların biraz daha zenginleştirilmesi halinde teknik açıdan çok daha sağlam bir koşma niteliği kazanacaktır.
Yörüklük, sadece dağlarda göç etmek değil; yüreğinde özgürlüğü, dilinde töreyi, sırtında geçmişini taşımaktır. Yörük, yoklukta sabrı; zorlukta dayanmayı bilir. Bir çadır sökülür, başka bir yaylada yeniden kurulur. Çünkü Yörük bilir ki hayat da göç gibidir; insan bazen geride bırakır, ama umudunu yanına alır şairim
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.