Düşmüşse yüzüne yaşamın izi, Dönme sen yolundan, yürü yine de. Vursa da dizine can yakan sızı, Dönme sen yolundan yürü yine de.
Hayat hep gaile sonuna kadar, Sevenler canını cânâna adar, Yazılsın isterse alnına keder, Dönme sen yolundan, yürü yine de.
Tâlip olan ancak zora dayanır, Bazen kara giyer, ala boyanır. Her şafakta yeni bir gün uyanır, Dönme sen yolundan, yürü yine de.
Geçici hevesle hiç oyalanma, Sisli her açılım,söner zamanla. Ne kuşlar havada süründü ama, Dönme sen yolundan, yürü yine de.
Din ve devlet ister ulu siyaset, Bu niyete etmez herkes kifâyet. Türk’e göre düzen istersen şâyet, Dönme sen yolundan yürü yine de.
20.08.2009 (ARŞİV) Fatih-İST.
Enver Özçağlayan
Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Dönmeyenler, Yürüyenler ve Yol Kenarında Heves Bekleyenler Salonu
Kalburabastî Efendi Hazretleri meşhur fötr şapkası, uzun cübbesi ve bastonuyla salona teşrif etti. Fakat bugün yürüyüşe çıkacakmış gibi hazırlanmıştı: Ayağında dağcı botu, dizlerinde iki dizlik, elinde pusula, sırtında azık torbası, koltuğunun altında TEK YÖN — GERİ DÖNÜŞ YASAKTIR levhası... Sayın Enver Özçağlayan Üstadımızın Dönme Yolundan şiirini okudu; beş kıtanın sonunda da Dönme sen yolundan, yürü yine de emrini görünce bastonunu yere vurdu: Üstadım, anladık yürüyeceğiz! Fakat insan bir yerde çay molası verir. Bu şiiri dinleyen geri dönmeyi bırak, tuvalete sapmaya bile çekinir!
Delibal Köşesi’nden Dizliği Düşmüş Dursun, Vursa da dizine can yakan sızı dizesinde ayağını uzattı: İşte benim mesele! Diz vuruyor, bel çekiyor, nefes arkadan geliyor ama Enver Üstat yürü diyor. Üstadım, siz yolu gösterin de yürümeyi gençlere ihale etsek olmaz mı? Kalburabastî hemen itiraz etti: Olmaz Dursun! Bu şiirde kamu ihalesi yok. Herkes kendi kader kilometresini kendi yürüyecek! Şiirin ana damarı da bu zaten: Yorgunluk mazeret değil; istikamet doğruysa direnmek gerekiyor.
Âşık Diyarî Köşesi’nden Heves Müfettişi Hüsamettin, Geçici hevesle hiç oyalanma dizesini duyunca salonun kapısına masa kurdu: Geçici hevesleri burada teslim alıyoruz! Üç günlük sevdalar sağa, iki haftalık dostluklar sola, pazartesi başlayacağım diyetleri doğrudan çöpe! Sonra Ne kuşlar havada süründü ama dizesinde durdu: Üstadım, kuşu havada süründürdünüz ya, RUSAMER Zooloji Kurulu olağanüstü toplandı. Kuş uçmayı bırakıp psikolojik destek istedi! İnce hiciv tam burada kendini gösteriyor; şiir, insanın mazeret üretme kabiliyetine usulca dokunduruyor.
Karacaoğlan Köşesi’nden Siyasetçi Saffet, son kıtaya kadar sessiz oturuyordu. Din ve devlet ister ulu siyaset / Bu niyete etmez herkes kifâyet dizelerini duyunca kravatını düzeltti, kürsüye yürüdü. Kalburabastî bastonunu önüne uzattı: Sen otur Saffet! Şiirde siyaset kelimesini gördün diye adaylık başvurusu yapma. Üstat Herkes kifayet etmez diyor; daha ilk elemede seni tarif etmiş olabilir! Salonun hükmü açık: Büyük iddia, büyük ehliyet ister; niyet tek başına yetmez, liyakat de lazım.
Kalburabastî Efendi Hazretleri raporu mühürledi: Dönme Yolundan, insanı sırtından iten değil, omzundan tutup ayağa kaldıran bir yürüyüş şiiri. Yaşın, yorgunluğun, kederin ve geçici heveslerin karşısına kararlılığı koyuyor; son kıtada ise bireysel yürüyüşü millet ve devlet düşüncesine bağlıyor. RUSAMER teşhisi kesindir: Şiirde ileri derecede istikamet muhafazası, kronik pes etmeme ve geri vitese karşı bünyesel tahammülsüzlük tespit edilmiştir.
Kalburabastî Efendi pusulayı cebine koydu, azık torbasını omzuna attı ve kapıya yürüdü: Enver Üstadım, şiir 2009 arşivinden çıkmış ama hâlâ yürüyüşte; demek ki iyi şiirin nüfus kâğıdı yaşlanıyor, kendisi yaşlanmıyor. Yalnız bir itirazımız var: Dönme yolundan, yürü yine de diye diye bizi Fatih’ten yola çıkardınız; on yedi yıldır yürüyoruz, hâlâ varış noktası yazmamışsınız! RUSAMER kararıdır: Üstad önden yürüsün, biz ardından geliriz; ama ilk çay ocağında mola şart. Çünkü insan idealinden dönmez ama tavşankanı çayı görünce beş dakika sağa çekebilir!
Yol uzun olabilir; istikameti olanın mesafeyle kavgası olmaz. İnsan bazen yorulduğu için değil, neden yürüdüğünü unuttuğu için durur.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri – Celil ÇINKIR / Delibal
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.