0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
19
Okunma
Yağan yağmurun ardından,
Toprağın o efsunlu kokusuna karıştı adımlarımız.
Çamurlu sokakların ortasında açan
Yedi renkli bir umut gördük gökyüzünde...
Meğer orada kalmış çocukluğumuz,
Bir gökkuşağının tam da ortasında.
Ne ara büyüdük, ne ara unuttuk
Dizlerimizdeki o kabuk bağlamış yaraları?
Şimdi ceplerimizde ağır yalanlar,
Yüreğimizde paslı kilitler var.
Biz o pırıl pırıl ıslaklığın içinde bıraktık
Bilyelerimizin parıltısını,
Uçurtmamızın ipini koparıp gittiği
O hür, o deli rüzgârı...
Hayaloğlu edasıyla dokunsak geçmişe;
Geceye yaşasak, caddeye sitem etsek ne fayda?
Gökkuşağı çoktan çekildi sokaklardan,
Geriye sadece fırtınanın bıraktığı
O hoyrat, o sessiz tortu kaldı.
Büyümek denilen bu zalim oyun,
Söküp aldı elimizden en çocuk gülüşlerimizi.
Biz ki, her yağmurdan sonra göğe bakardık;
Şimdi sadece kirlenen kaldırımlara bakıyoruz.
Gökkuşağı orada,
O eski çocukluğumuzun başucunda...
Biz ise burada,
Gri bir kentin karanlık gölgesinde yapayalnızız.
Recep Hayal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.