(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Saygıdeğer kıymetli üstadım, kaleminizden dökülen bu mısralar insanın sinesine doğrudan dokunuyor; her bir dörtlük hayatın acı gerçeğini, çekilen çileleri ve o derin yalnızlığı bütün duruluğuyla gözler önüne seriyor. Varılan o son noktadaki Hakk'a teslimiyet ise eserin ruhunu en güzel şekilde tamamlamış. Yüreğinize, ömrünüze ve o dertli kaleminize sağlık; var olun, daim olun üstadım.
Şiir, dert, kader, ayrılık, dost kırgınlığı ve sonunda Allah’ın takdirine teslimiyet ekseninde ilerleyen, halk şiiri geleneğine oldukça yakın bir söyleyiş taşıyor.
Genel yorum
Şiirin ana duygusu “çok acı çekmiş, kırılmış ama bütün bunların sonunda kader karşısında teslim olmuş bir insanın iç döküşü” diyebiliriz. Şair, yaşadığı sıkıntıları doğrudan anlatmak yerine saz, gönül, yara, zehir, şerbet, felek ve gözyaşı gibi geleneksel imgelerle ifade ediyor.
İlk dörtlükte daha baştan güçlü bir çaresizlik kuruluyor:
“Felek parça parça kırdı belimi” “Gözümün yaşı sel oldu durulmaz.”
Buradaki “felek”, halk şiirindeki klasik anlamıyla insanın karşısına çıkan talihsizliklerin ve kaderin kişileştirilmiş hâli. “Belimi kırmak” ise yalnızca fiziksel bir yorgunluğu değil, insanın hayata karşı direncinin kırılmasını anlatıyor. Gözyaşının “sel” olması da acının artık kontrol edilemez bir noktaya geldiğini gösteriyor.
İkinci dörtlük
“Yıllar boyu çile çektim bitmedi,”
Bu mısra şiirin zaman boyutunu genişletiyor. Acı geçici bir olay değil; yıllara yayılmış bir hayat tecrübesi.
Burada özellikle:
“Şu fani dünya ya gücüm yetmedi,”
ifadesi önemli. “Fani dünya” söyleyişi, tasavvufi ve halk şiiri geleneğindeki dünyanın geçiciliği düşüncesini çağrıştırıyor.
Ardından gelen:
“Kırıldı sazım bir daha kurulmaz.”
çok güzel bir sembol. Saz burada gerçekten bir müzik aleti olabileceği gibi, şairin gönlü, hayatı, umudu ve şiir söyleme gücü olarak da okunabilir. Sazın kırılması, insanın iç dünyasının parçalanmasını; “bir daha kurulmaz” ise geri dönüşü olmayan bir kırgınlığı ifade ediyor.
Üçüncü dörtlük: Dostlardan gelen yara
Bence şiirin en sert bölümü burası:
“Dost dediklerim birer birer kaçtı, Her biri içime zehrini saçtı.”
Burada acının kaynağı artık yalnızca kader değil, insanlar. Şair, dost bildiklerinden gördüğü vefasızlığı dile getiriyor.
“Zehir” ile “ayrılık şerbeti”nin karşılaştırılması da dikkat çekici. Şerbet normalde tatlı ve hoş bir içecek çağrışımı yaparken burada ayrılıkla birleşerek acı bir içeceğe dönüşüyor. Yani sevgi ve dostluk beklenen yerden acı geliyor.
“Yorgun ruhum gayrı benden sorulmaz”
mısrası ise ciddi bir tükenmişlik duygusu taşıyor. Buradaki “gayrı” kelimesi de şiirin geleneksel/halk şiiri havasını güçlendiriyor.
Son dörtlük: Kader ve teslimiyeti en güzel şekilde anlatıyor. “Salim’in kelamı Hakka ayandır.” Şair burada kendi sözünü Hakk’a, yani Allah’a yönelen bir söz olarak konumlandırıyor. “Yaralanmış yürek kana bulanır. Yaradan yazdığı yazı bozulmaz.” Şiirin bütün yükünü son mısra taşıyor. İlk üç dörtlükte “Ben ne kadar acı çektim, kimse beni anlamadı, dostlarım gitti, felek beni kırdı” diyen ses, son noktada “Yaradan’ın yazdığı yazı bozulmaz” diyerek kader karşısında bir kabullenişe ulaşıyor.
Dolayısıyla şiirin duygusal çizgisini şöyle özetleyebiliriz:
Acı, yalnızlık, kırgınlık, tükenmişlik, kaderi kabulleniş. Değerli dost şair Salim Bey kardeşim. Kaleminizden çok güzel ve anlamlı bir şiir okudum. Yüreğinize, gönlünüze ve kaleminize sağlık. Tebrik ediyorum ve yürekten kutluyorum sizi. Selam ve saygılarımla esenlikler dilerim. Mutlu ve huzurlu yaşam dileklerimle..
Şiirin her dizesinde derin bir duygu ve anlam yoğunluğu hissediliyor. Kullanılan kelimeler, anlatılmak istenen duyguyu başarıyla tamamlamış. Lirik söyleyiş ve içten anlatım şiire ayrı bir güzellik kazandırmış. Okuyucuyu düşündüren ve hissettiren güzel bir çalışma ortaya çıkmış. Kaleminize sağlık, gönülden kutluyorum.
Emeğinize yüreğinize sağlık değerli hocam her zaman ki gibi yine harika bir çalışma olmuş tebrik eder başarılarınızın devamını dilerim selamlar saygılar
Gurbet, ayrılık, vefa ve kader duygusunu halk şiiri geleneğinin güçlü söyleyişiyle işleyen hüzünlü bir çalışma. “Felek parça parça kırdı belimi” ve “Kırıldı sazım bir daha kurulmaz” dizeleri, yaşanan yorgunluğu ve tükenmişliği oldukça etkili biçimde hissettiriyor.
Son dörtlükteki “Yaradan yazdığı yazı bozulmaz” sözü ise şiiri kader ve teslimiyet duygusuyla tamamlıyor. Ahenkli, içten ve türkü tadında bir eser olmuş.
Kaleminize, yüreğinize sağlık Salim Bey. Gönülden tebrik eder, nice güzel dizelere dilerim. 🌹
Seven yürekler kana bulanmasın sazlar susmasın telleri hiç kopmasın içten yansıyan dizeleri saz söz gibi sesleri daima dinleyelim yazalım ve sevelim.Yüreğinize sağlık selamlar..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.