13
Yorum
35
Beğeni
5,0
Puan
184
Okunma
Mülteci bir kentin esir düşmüş sayfalarında bul beni.
Yakılmış bir sokağın yetim karanlığına sor.
Dahası,göğsünde boğduğun nehirlerin çürüyen yatağında bul beni.
Ah, hecelerin elleri öyle külden,
öyle ölü çığlık kokan sardunya ki...
Beni düşlerimden değil, mezar sessizliğinden vur,
titrersem, kendi küllerime sürgün olayım.
Karton bir dünyanın buruşmuş yüzüne
yas tutan bulutlar kefen gibi seriliyorken,
emzir toprağın çatlamış göğsünü
belki bir cesedin son nefesi filiz verir
Ey hilaline kanlı bir şafak düşüren sözcükler,
kırılmış notaların mezarında diz çöken mana
Vakit,
yüreğimin mecrasında pas tutmuş bir darağacıdır artık.
Ola ki yıkılırsa kalbimin harabeye dönmüş evi,
ola ki ecel, ayak izlerimi benden önce ezberlerse,
Boynuma dola mihenk bir mavinin saçlarını
Ölüm bile gökyüzüne benzesin.
Hepsi bu...
5.0
100% (16)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.