4
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
110
Okunma
İçim gemilerine yelken,
umuduma fora
Az gidip uz gitmedim benliğimle,
kaç kıyamet eskittim..
bir tek kendime varamadım.
Her adımda saçlarımı ören
bir esintinin meltemine takılıp
gidiyorum
Hepsi bu...
Hem şunun şurasında
ne kaldı ki?
Solungaçlarımızda soluyorken içimiz,
durağan bir zamanın
gözüne akıyorum.
Bazen hisli,
bazen duyguları çalınmış
hissiz bir piç gibi.
Pardon
Ağzımı bozuyor bu şiirler.
Yoksa bilirsin beni,
heceleri bile yan yana getirmem
öylesine.
Ama amannn be…
Arada biz de
harflerin kuyruğunu uzatalım,
ne olmuş yani
Kıyamte çeyrek kalmış zaten.
Ben biraz erken koparsam
kim fark eder
Peki, peki…
kestim.
Ne diyordum ben?
Hatırladım.
İçim diyordum,
içim
Kâh savruluyor içimin ruhu,
kâh tutup yüreğimden öpüyor beni.
Bazen topuklu bir kaldırımın
yüzüne bakıyor,
bazen çiçek gibi açılmış
göğün göğsüne
Bazen ıslak,
nemrut bir dağın eteğinde,
bazen darlanmış
bir gecenin koynunda
Yıldızları sek içiyorum..
Aya selam veriyorum...
Sonra yine kendime dönüyorum.
Panoramik bir nüksetmenin
eşiğinde bekliyorum.
Beklemek de ne?
Kendimi sallandırıyorum
ölümsüz bir darağacının
nefesinde.
Al, diyorum, al nefesimi,
al ve örtün üstüne.
Ölüm soğukmuş, öyle diyorlar.
ben henüz tanışmadım
Ama seni bilirim. sen çok can verdin
ilmeğinde.
Belki de bütün mesele bu,sen öldürürken
ben içimde bir yerlerde hâlâ yaşıyorum.
Öylece dertleşiyoruz işte...
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.