18
Yorum
32
Beğeni
0,0
Puan
239
Okunma
Mavi’ye emanet etti şair,
Kalbinin yıllarca sakladığı
O son baharı.
Ne bir veda sözü düştü yere,
Ne de dönüşe inanan
Bir ayak izi kaldı geriye.
Yalnızca,
Kalbinde büyüttüğü
Sessiz bir kıyı...
Kimsenin bilmediği,
Kimsenin uğramadığı.
Kalbi,
Uzak bir limanda unutulmuş
Yorgun bir sandal misaliydi.
Tahtasına yılların hüznü sinmiş,
Yelkenine geçmişin soluğu işlemişti.
Dümeni ise
Çoktan kaybolmuş bir dönüşü
bekliyordu hâlâ.
Derken
Göğünden ağır bir bulut geçti.
Ne yağmuru umut taşıyordu,
Ne gölgesi eski günleri.
Yalnızca
Avuçlarına kışın soğuk nefesini,
Gözlerine
Dönülmeyen yolların kül rengini bıraktı.
Sonra yağdı.
Biraz göğe,
Biraz denize,
Ama en çok
Şairin içine.
Şair ellerini açtı.
İçinden
Küçücük bir yaz akşamı düştü.
Güneşten arta kalan son sıcaklık,
Teninde uyuyan bir gülüş,
Çocukluğundan kalmış
Adı unutulmuş bir sevinç...
Bir dalga yükseldi.
Bir zamanlar sevildiğini fısıldayan
bütün izleri topladı,
Sessizce denize kattı.
Şair baktı.
Ne uzandı ardından,
Ne de çağırdı.
Gece indi ağır ağır.
Gökyüzü mavisini sakladı.
Deniz, yüzünü karanlığa çevirdi.
Şair sustu.
Deniz sustu.
Mavi sustu.
Martılar,
Kimsenin bilmediği bir hüznün
üzerinden geçip gittiler.
Ve o günden sonra
Mavi ,
Hiçbir denize ait olmadı...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.