4
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
35
Okunma
Şiirin Hikâyesi
Meyhaneci, görünürde meyhaneye sığınan bir âşığın hikâyesidir; gerçekte ise insanın kendi gönlüyle kurduğu uzun bir hesaplaşmanın şiiridir. Buradaki meyhane yalnızca içkinin sunulduğu bir mekân, meyhaneci de yalnızca kadeh dolduran kişi değildir. Meyhane; derdin dile geldiği, suskunluğun çözüldüğü, aşkın insanı kendi içine sürgün ettiği sembolik bir gönül durağıdır. Meyhaneci ise kimi zaman sırdaş, kimi zaman tabip, kimi zaman da âşığın kendi vicdanıdır.
Şiirde mey, çay, ney, Hüzzam, zemheri, cemre ve meyhane aynı anlam dünyasının farklı kapılarını açar. Cemresiz geçen Şubat ve Mart, baharı gelmeyen gönlü; her mevsimin zemheri oluşu, aşkın zamandan bağımsız üşütüşünü anlatır. Ney ve Hüzzam ise söze sığmayan hüznün musikide kendisine yer aramasıdır. Âşık burada sarhoşluğu içkide değil, kaşları yay olmuş sevgilide bulur. Bu yüzden çay da yetmez, mey de yetmez; çünkü asıl hastalık bedende değil gönüldedir.
Son dörtlükte şiir kendi hüznünü hafifçe tiye almaya başlar. Mazhar Osman ve Bakırköy göndermesiyle aşk, tıbbın ve aklın sınırlarının dışına taşırılır. Böylece şiir boyunca büyüyen dert, sonunda tebessümle karşılanır. Delibal’ın meyhanesi biraz da böyledir: İnsan kapısından yarasını göstererek girer, derdini anlatır, Hüzzam’dan bir makam dinler; çıkarken yarası hâlâ yerindedir ama artık onunla gülmeyi öğrenmiştir.
Meyhaneci, kısacası içkinin değil, aşk sarhoşluğunun; meyhanenin değil, gönül harabesinin şiiridir. Çünkü bazı yaraların ilacı bulunmaz; insan yalnızca onları şiire dönüştürerek taşımayı öğrenir.
Yaralıdır sinem, yaşlı gözlerim
Konuğunum artık, ey meyhaneci
Açılmam kimseye, gizli sızlarım
İlaç diye geldim, mey meyhaneci
Gel otur karşıma, dinle derdimi
Adım adım dolaş, gönül yurdumu
“Cemresiz geçirdim, Şubat, Mart’ımı
Her mevsim zemheri, bay meyhaneci
Koyalı sürmeli düşlere vize
Harami hükmünden döndüm acize
Vurgundan kurtulmam sanki mucize
Teskin etmez beni, çay meyhaneci
Yardan geçemeyen, serden geçermiş
Anladım sevenler, neden içermiş
Damara meyleden, neyden uçarmış
Hüzzam makamından, koy meyhaneci
Aklım dolanalı, kaşları yayda
Besbelli çare yok, bahtıma payda
Yürek sızısına, ilacım say da
Ruhumdan çileyi, soy meyhaneci
Musallat edeli çayı sineye
Çevirmekten bıktım ayı seneye
Mutluluğun düşsün payı çeneye
Katmalısın güne ay meyhaneci
Delibal garipler piri susmanın
Bendesi olalı ahh o yosmanın
İlmi güdük kalır Mazhar Osman’ın
Paklayamaz Bakırköy meyhaneci
Celil ÇINKIR
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.