2
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
62
Okunma

Yıllar geçse de insan, içinde uçuramamış olduğu o uçurtmanın gölgesini taşır.
Bu şiir, çocukluğumun eksik kalan oyunlarına değil; eksik bırakılmış umutlarıma yazılmış sessiz bir mektuptur.
Her çocuğun bir uçurtması olmayabilir; ama her çocuğun göğe söylemek isteyip de söyleyemediği bir cümlesi mutlaka vardır.
pkze-mavikatre 💧
UÇURTMA 🪁
Gökyüzü, çocukların elinden sarkan ince bir yara gibi.
Ben avlunun kıyısında,
ip verilmemiş bir ihtimalim.
Rüzgâr, diğer çocukları isimleriyle çağırıyor.
Bana gelince susuyor,
sanki eksik bir kelimeyim.
Göğün mavi defterinde
adı yarım bırakılmış bir satır gibi.
Babamın cümlesi hâlâ aynı yerde duruyor:
kız çocukları
ve yükselmeyen şeyler.
O cümle, yıllarca
omuzlarımda taşınan görünmez bir taş oldu.
Mahalle, göğe doğru açılmış bir ağız gibi gülüyor.
Ben o gülüşün dışında,
sessizliğin en ucunda büyüyen bir gölgeyim.
Uçurtmalar geçiyor içimden,
renkleri var ama elleri yok.
Birini tutmuş olsaydım
belki dünya daha hafif olurdu.
Bir çocuk gülüşü konardı avuçlarıma,
göğün yükü biraz da bana düşerdi.
Avlunun duvarı gölgeyi ezberlemiş.
Ben her gün aynı yerden bakarak
göğe başka bir anlam öğretiyorum kendime.
Karşı damlarda dolaşan serçeler,
uçmayı değil, beklemeyi öğretiyor bana.
Kâğıttan kuşlar düşüyor içime bazen,
adı söylenmemiş,
ipinden bile vazgeçilmiş.
Kat yerlerinde çocuk sesleri saklı,
her açılışlarında biraz daha eksiliyorum.
Çocuklar büyüyor,
ipler kısalıyor,
gökyüzü uzaklığını sessizce artırıyor.
Bir akşam, güneş avludan çekilirken
çocukluğum gölgeme sessizce ilişiyor.
Ama ben hâlâ bakıyorum.
Bakmak,
içimde saklı bir uçurtmanın tek hareketi.
Belki de en uzun yolculuk,
yerinden hiç kıpırdamayanların göğe bakışıdır.
Şimdi biliyorum:
uçurtma bir nesne değilmiş,
çocukluğun göğe yazdığı geçici bir mektupmuş.
Ve bazı çocuklar,
hiç uçurtma uçurmasa da
rüzgâr onların adını ezberlermiş.
Benimkini ise
gökyüzü,
sessizliğin mürekkebiyle çoktan okumuştur.
(...Her çocuğun bir uçurtması olmayabilir; ama her çocuğun göğe söylemek isteyip de söyleyemediği bir cümlesi mutlaka vardır...)
🪁🪁🪁🪁🪁🪁🪁🪁
UÇURTMA🪁🪁🪁🪁
Gökyüzüne bakardım içimde çocuk gibi
Uçurtması olanı izlerdim sessizce
Mahallede çocuklar koşardı rüzgârla hep
Ben kalırdım avluda yalnızca tek başıma
Mavi kâğıt kuşlarım göğe salınır durur
Rüzgârla konuşurdu uzun ince kuyruklar
İçimde büyürdü hep uçurtma özlemiyle
Ben kalırdım avluda yalnızca tek başıma
Babam derdi kızsın sen uçurtma sana olmaz
İçimde bir çocuktu susardı kırgınca
Gökyüzü uzak derdi, bakma öyle boşuna
Ben kalırdım avluda yalnızca tek başıma
Sokaklarda çocuklar iplerini tutarken
Ben gözlerimle uçar, rüzgâra karışırdım
Elimde olmayanı içimde büyütürdüm
Ben kalırdım avluda yalnızca tek başıma
Yıllar geçti büyüdüm ama içimde hâlâ
Kırılgan bir çocuk var göğe uzanır durur
Her rüzgâr estiğinde eski günler açılır
Ben kalırdım avluda yalnızca tek başıma
Şimdi anlar gibiyim uçurtma bir bahane
Aslında göğe değil kendime uçamadım
Bir ip değil eksilen çocukluğumdu belki
Ben kalırdım avluda yalnızca tek başıma
★★ Hecede çok başarılı olamasamda gönlümden geçen serzenişlerim..:( ★★
Pakize Özbaş
mavikatre 💧
5.6.2026
Bursa 🍀
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.