0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
106
Okunma
Bir yanımda aşk vardı,
öte yanımda memleket.
İkisi de aynı yerden kanıyordu;
biri adını fısıldıyordu geceye,
öteki suskun insanların yüzünü.
Seni severken
yalnız bir yüreği değil,
bozkırın çatlamış toprağını,
dağın dumanını,
ovanın sessizliğini
Gülen gözlerini çocuklarını
alnındaki terini emekçimin
yanık sevdalı türkülerini
sevdim
memleketimin.
Şehir, paslı bir kilit gibi
günbegün susturuldu.
Karartıldı gökyüzü,
çığlık çığlığa kaldı martılar.
Bir lokmaya hasret
aç kaldı ders
aralarında çocuklar.
Sen,
bir gülün sabrıydın avuçlarımda.
Ben ise dikenine razı bir mevsim.
Ne ayrılık eksiltti sevgimi,
ne zaman.
Dediler ki:
“Umut yorulur.”
İnanmadım.
Çünkü toprağın karanlığına inat
tohum yeniden filizlenir baharda
Bir gün
ellerimiz aynı gökyüzüne uzanırsa,
yalnız birbirimizi değil,
yarım kalmış bütün düşleri de kaldıracağız yerden.
O gün
şiirler yalnız aşkı anlatmayacak;
işçinin alnındaki teri,
annenin bekleyişini,
çocuğun gülüşünü,
yaşlı bir ağacın gölgesini de anlatacak.
Ben seni
yalnız gözlerin için sevmedim.
Birlikte daha güzel bir dünya düşleyebildiğimiz için sevdim.
Ve bil ki…
En uzun geceyi doğan gün
En koyu sessizliği bir türkü
En sert buzu,
çatlatır çıkar kardelen
En büyük korkuyu ise
omuz omuza yürüyen
sevdalı yürekler yener.
Ben,
zorbalığa inat,
yoksulluğa inat,
aşkı da umudu da
omuz omuza
büyütenlere sevdalı.
Çünkü biliyorum;
bir gün mutlaka
aynı güneş,
aynı meydan,
aynı umut
hepimizin yüzüne doğacak.
Yiğit Metin Sevindik Şiirleri
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.